deniz feneri yardımları ile kurulmuş tv kanalı. patronu zekeriya karaman ,genel yayın yönetmeni ve finans müdürü deniz feneri davasından dolayı gözaltına alınmıştır. *
Şimdi ağ adlı tv filmini izledim.normalde kanal 7 hiç izlemem ama can sıkıntısı,hava sıcaklığı vs. Sorunlar beynimi ele geçirerek izlememi sağladı.on dakika baktım.olay internette geçiyor sayılır.kız 17 yaşında.chatten adam arıyor.adam 40 yaşında.internetten kız arıyor.sübyancı sanırım.sonra buluşma günü buluşacağı adam babası çıkıyor.yalnız kız her şeyi papağan gibi tekrarlıyor.örnek olarak "sorun mu,sorun ha,sorun,Hahaha sorun ha,sorun mu ? " aynısını sigara içinde yaptı.kısaca on dakikada beni sinir krizine sokan kanal.yaptığı taraflı haberlerden bahsetmiyor bile
deniz feneri davası gündeme ilk geldiğinde hakkını vermek gerekir ki chpnin kuvvetli bir eleştirisi söz konusuydu. yaklaşık 2 yıl önce chpnin eleştirileri dikkate alınsaydı bugün gelişmeler çok daha farklı olabilirdi.
deniz feneri siyasi bir organizasyon mudur ki yolsuzluk haberleri gündeme geldiğinde hemen kutuplaşmalar yaşandı. akpye ve fethullah gülen cemaatine yakınlığıyla bilinenler hemen savunmaya geçti karşıtları ise haklı ya da haksız saldırılarda bulundu. keşke adaleti sağlamakla yükümlü olanlar 2 yıl önce bu kararı verseydi ve halkla gerçekler paylaşılsaydı da kim kime destek vereceğini bilseydi.
bugün bülent arınç çıkıp da bu deniz feneri işinde bir pislik var, kimse benden savunmamı beklemesin diyorsa akıllara bir pislik olduğu gelir. çünkü akpnin nice pisliği yalanlamalarla örtbas edildi. bülent arınçın bu açıklamasını bu gözle bakarak önemsemeliyiz.
hırsızın, arsızın, mafyanın velhasılkelam kötü adamın partisi de olmaz, milleti de dini de kötü kötüdür şimdi kanal 7 televizyonu, haber 7 sitesi ve akit gazetesi tutuklanan zahid akman ve kanal 7 yöneticileri için methiyeler düzmekte. bu kişilerin yalnızca bu dünyayı değil, diğer dünyayı da düşünen imanlı kişiler olduklarını, mahkeme bunlar suçlu dese bile kendilerinin kefil olduklarını, bu kişilerin hırsız olduğuna inanılmaması gerektiğini haykırdılar, hıçkırdılar, tıksırdılar durdular.
orada durun. sizler daha mahkemenin suçludur ya da suçlu değildir demediği engin alan için binlerce kez kininizi, pisliğinizi kusmadınız mı? türk yargısına olan inancınız bu derece mi zayıfladı ki? oysa beğendiğiniz kararlar alan ergenekon savcılarına ne methiyeler düzüyordunuz. karar verin, yargıya ya güveneceğiz ya da güvenmeyeceğiz. bu ülkeyi böldüğünüz anlamda sizin için de geçerli, bizim için de, onlar içinde, ötekiler için de
dava tam manasıyla güvenilen hakimler ve savcıların elindeyse kanalın ismini değiştirmeyi de gündeme alabilirsiniz: kanal 7 ya da kanal yedi
kanalları gezerken bu kanalda sağ alt köşede kutsal damacana I yazıyor ve o anda tanıyamadğım settar tanrıöğen abimizin başında takkeyi görüyordum. içimden dedim ki; lan araplar herhalde bu isimde film çekmiş onu yayınlıyorlar harhalde diyip tam tv 8' e atlıyordum ki (bkz: murat gilin damından atlayamadım), daha dikkatli bakmam sonucunda dumur oldum.
bugünkü habertürk olayından -sırtından bıçaklanan kadının aleni fotoğrafı- sonra birkaç ay öncesine ait bir psikopatlığına tekrar hatırlatmış ruh hastası kanalımsı.
küçük bir kız çocuğu -7 veya 10 yaşında- oyun oynarken aniden yere yığılmış ve vefat etmiş. bu ayılar da kızın kefenlenmiş, tabuta konulmuş ve yüzünün kefenden sıyrılmış alanen göründüğü, aile-akrabasının da başında ağlaştığı görüntülerini sansürsüz yayınlamışlardı. ekranda ne bir uyarı var, ne bir ikaz.
o zamandan beri izlemiyorum bu kanalımsıyı. bu kadar ruh hastaı bir kurum olamaz. psikolojimi siktiler.
yardım paralarının gaftilenmesi ile kurulup, dayakçı ve grup seks meraklısı bir keko'yu çalıştırmak şöyle dursun bir de sahiplenen "müslüman" kanal.
herkes ayılsın kürtçü cemaat ve onun karar mekanizmalarındaki ekip müslüman falan değil. güzel dinimizi açıp iki satır okumaktan aciz saflara ideoloji satmak için etiket ve pazarlama aracı gibi kullanıyorlar sadece.
"o gece korktuğu için annesinşn yanında yatan küçük mehmet ve annesinin cansız bedenleri enkaz altından çıkarıldı" şeklinde ve benzeri tamamen hikayeden haberler yapan , hergün gelen akaryakıt zamlarından bahsetmeyip 3 ayda bir tesadüfen gelen indirimi öve öve anlatan , halka ninni yayını yapan kanal. izzet yıldızhanın da program yaptığı kanalmış ayrıca.
izzet yıldızhanın programanı izleyicilerden gelen çok yoğun tepkiler nedeniyle kaldırmak (ara vermek) zorunda kalmıştır.
türkiye güneminde büyük yer edinen grup seks, telekızlar ve darp olayları nedeniyle değil. onlar için gayet doğal sanki. olayın hemem ardından program canlı yayınlandı. tepkiler nedeniyle mecburiyetten bir süreliğine ara verildi.
az önce kanalları dolaşırken denk geldim haberlerine. kim olduğunu bilmediğim fakat arapça konuştuğunu düşündüğüm yaşlıca ama pek de yetkili görünmeyen bir adam anlatıyordu... israil devleti'nin suriye'de esad rejimine ne kadar destek verdiğinden falan bahsediyordu. hatta bir ara tercüman israil'in varlığının en büyük teminatlarından birinin esad rejimi olduğunu bile söyledi.
"ee ne var lan bunda?" diyebilirsiniz ama iş bence göründüğü kadar masum değil. bu haber, medyanın hayatlarımızı nasıl da manipüle ettiğinin açık bir göstergesi. akp hükümetinin karşısına aldığı beşer esad'a karşı kafasında "ulan tüm bunlar amerika'nın oyunu mu acaba; suriye müslüman ülkesi, bak dış dünya nasıl da ortalığı karıştırıyor" düşüncesi taşıyan dindar kesimi hükümet yanına -yani suriye karşısına- bir şekilde sanki suriye ve israil muhteşem müttefiklermiş gibi göstererek çekiyor. hükümetin suriye'ye karşı adeta bir baş aktörmüşçesine pozisyon almasının yol açabileceği muhtemel tabansal tepkiyi absorbe ediyor. masumluk ve dindarlık kisvesi altında bence insanları etkiliyor.
e hedef kitlenin komplo teorilerine karşı yönlendirmeye açık durumundan istifade ediyor.
kanalda konuşan adamın kim olduğunu ve ne sıfatla israil adına konuştuğunu bilmiyorum. belki de yetkili bir ağızdır ve ben yanılıyorumdur. ama malesef hiç sanmıyorum.
değişik kanal. diğer kanallar prime time'da dizilerini yayınlarken, bu kanal kemal sunal filmleri ve diğer bilimum türk filmlerini yayınlıyor. ama o kadar uzak değil, 2005-2006 yapımı, adı hiç duyulmamış, köyde geçen, duygusal filmleri olur ya hani ezik kanalların? ha işte onlardan. 5 dakikadır izliyorum, ve bence, senaryo harika. oyuncular harika seçilmiş, karakterlerini çok güzel yansıtıyor. kanal d yayınlasa bu filmi, abartmıyorum reyting rekorları kırar. öyle duygu yüklü filmler yani. hatta şu anda nene diye bir film var.