-Problemi kendiliğinden ve kadına hissettirmeden çözemeyen adamları,
-başarısız adamları,
-ailesine fazla düşkün adamları,
...
-konuşamadığı adamları,
-dokunduğunda bir şey hissedemediği adamları,
-sözlerini tutmayan adamları,
-kötü kokan adamları,
-yaşının insanı olamayan adamları,
-geçmişte ve yarında yaşayan bugünün hakkını veremeyen adamları,
-güzel konuşamayan, susacağı anları bilmeyen, kendini dinletmeyen, dinlemesini bilmeyen,
-tarzı olmayan,
-eve ekmek yerine bahane getiren adamları sevmez...**
kimsenin kendilerini anlamadığından yakınırlar ancak kendilerini anlayamamışken nasıl anlanmak isterler. bu çok karmaşıktır. kadınları nasıl görmek istersen öyle görürsün, önyargıların varsa karşına önyargılarını haklılandıran kadınlar çıkması muhtemel. önyargılarını çürüten biri çıkarsa da karşına ona aşık olman muhtemel.
ünlü şair anlatmıştır kendi ülkesindeki kadınların halini.
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
hayır sanmayın ki beni unuttular
hala ara sıra mektupları gelir
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir şarkı belki bir şiir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
yalnızlıklarımda elimden tuttular
uzak fısıltıları içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular şimdi kim bilir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir.atilla ilhan .
iki gruba ayırdığım dişiler topluluğu. Bir, erkekleri aşka getirip şarkılar romanlar yazdıran kadınlar; bir de benim gibi sms bile yazdıramayan kadınlar... Hayat garip.