Bilinçaltı geçmişlerinde mağarada yaşamaları ve yalnızca erkeklerin bütün gün avlanıp getirdikleriyle yetinmelerinin yarattığı reaksiyonlar açısından araştırmaları derinleştirdiğimizde, alttaki konu başlıkları ortaya çıkmakta...
1-Neden çok konuşuyorlar?
Mağara yaşamı, dışarıdaki hayata göre çok sıkıcı ve hareketsiz olduğundan erkekler avlanırken doğal olarak kadınlara birbirleriyle konuşmaktan başka bir seçenek kalmamaktadır.. Yalnızca kendi aralarındaki sorunlarla ilgili konuştukları için de , daha sonradan adına "dedikodu" denilen bir tarzın kalıcı hale geldiğini söyleyebiliriz.Bu son derece doğal bir süreçtir...
2-Neden daha şişmanlar?
Erkekler gibi avlanmadıklarından doğal olarak mağara yaşamındaki hareketsizlik şişmanlama sonucunu yaratmaktadır..Asırlardır erkek ırkının bilinç altına "aslında kilolu bayanların daha seksi göründükleri" propagandasını yoğun biçimde yerleştirdiklerinden bu kabul edilebilir bir tablo yaratmıştır...
Evet erkekler balık eti kıvamındaki kadınları daha seksi bulmaktadırlar artık...Bu propaganda bombardımanı "bir dirhem et bin ayıp örter", "yemeğin salçalısı, kadının kalçalısı" gibi atasözleriyle asırlardır bir beyin yıkama mekanizmasıyla yürütülmüştür..
Buna rağmen erkekler mağaraya geri döndüklerinde "bütün gün mağarada yapılan işlerden çok yorulduklarını ifade ederek üste çıkma davranışları da yine erkekler tarafından kabul edilebilir bir durum dahi yaratmıştır...
Bu duruma gerçekten inanıp bulaşıklara yardım eden erkeklerin kendinden geçmelerini açıklayacak başka bir sebep yoktur...
3-Araba kullanma ve yön tayinindeki zaafiyetlerin sebebi nedir?
Daha önceki yazılarımızda bu konuyu sıklıkla incelediğimizden yalnızca mağara dışında ve at binmediklerinden ötürü günümüze kadar gelen; "yolda yürürken çarpışma-düşme, adres bulamama, buna bağlı aşırı heyecanlanma, kuyruklarda olağanüstü çabuklukla sıra kapma" eylemlerinin tamamının önceki tesbitlerimize bağlı olduğunu hatırlatmakla yetinecegiz...
4-Kapitalist koşullarda para kazanmanın aslında kolay olduğunu niçin ileri sürerler?
Bu da avlanmaya çıkmamalarıyla ilgili bir durumdur.. Avlanmanın nasıl bir maharet gerektirdiğini bilemediklerinden ve avlar sürekli önlerine gelmeye devam ettiğinden bu durumun kolay olduğu kavramı bilinçlerine iyice yerleşmiştir...
Kadınlar, Kahve gibidir; pişene kadar acı'dır, piştikten sonra mutluluk verir.
Bebek gibidir; önce konuşmasını istersiniz, sonra susmasını..
Deniz gibidir; ne zaman durgun, ne zaman dalgalıdır.. bilemezsiniz!
Sigara gibidir; zararlıdır ama, bırakması zordur.
Otomatik kapı gibidir; ne zaman çarpacağı belli olmaz.
Termos gibidir; her tartışmayı ilk günkü gibi, sıcak tutarlar...
GÜL gibidir; koklandıkça açar, sevildikçe Güzelleşir....!!!!
babaannesine kaşar denildiğinde bile o asla sana bakmaz diyen canlıya kadın denir.
bizi metalaştırmayın demeyi pek severler. lakin en çok kendilerine zararları vardır. kendilerini metalaştırıp sonra erkeklere b*k atarlar. onları savunursunuz g*tlerinden ayrılmayan olursunuz, savunmaz kafanıza göre takılırsınız ilgisiz ibn* olursunuz. anlaşılmaz. toptan erkekleri nitelendirmeyi severler. erkekler kakadır. erkekler hain p*şttur. lakin baş başa kaldıklarında o erkek birden apollon oluverir. dengesizlerdir. neyse işte. genelleme yaptığım için üzgün de değilim. çünkü geneli böyledir efenim. sol frame biricik örneğidir.
Kadınlar çok uzakta. "iyi geceler" kokar çarşafları.
Masaya ekmek koyarlar yokluklarını hissetmeyelim diye.
Sonra anlarız suçun bizde olduğunu. Sandalyeden kalkıp
"Bugün çok yoruldun," deriz ya da "Boş ver, lambayı ben yakarım."
Kibriti çaktığımızda, o yavaşça döner ve tarifsiz
bir dikkatle mutfağa yönelir. Sırtı nice ölülerle,
kamburlaşmış, hüzünlü bir tepe-aileden ölüler,
onun ölüleri, senin kendi ölümün.
Adımlarının gıcırtısını duyarsın eski döşemede,
bulaşık telindeki tabakların ağlayışını duyarsın
sonra da treni, askerleri cepheye götüren...
kıskançlık üzerine uzmanlaşmış varlıklardır.
sevdiğin adamı kıskanırsın, anlarım.
ne biliyim anneni babanı kıskanırsın anlarım.
hadi bir başkasındaki ayakkabıyı da kıskan.
ama en yakın arkadaşını kıskanmak nedir ya?
cennete girmeyi başarabilenleri için büyük ödüller olacaktır.
'cennet ehli kadınlar güzellikte o kadar
ileride bulunurlar ki, sadece bir tek tırnağı
dünyaya görünse güneşin ışığını kapatacak
kadar parlaklıkta olan hurilerden daha güzel
olacaklar.'
erkekleri tavlamak ve dikkat cekmek icin turlu hareketler yapan varliklar. Misal, deli gibi makyaj yapani var. Sonra, Sabah yatakta gorunce hortlak gormus gibi oluyoruz. En dogal haliyle buluo evlenin en guzeli.
kimi zaman giydiği iç çamaşırın renginden bile bir haber olan güzel varlıklar.
not: aklıma başka bir cümleden dolayı gelmiş tespit. başka bir cümle, yeni fark edilen bir cümle olsa da bu tespiti yapmama yardımcı olan bir dolu hatunu saygı ile selamlıyorum.