Kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş. Koyun gibi yatmayacak,kı mıl
kımıl olacak yatakta. ...Aklını başından alacak ama, aklını sadece
bununla yormayacak. Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak.
Uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine
koyacaksın kendini, ruhunu, herşeyini.Aşksı z yatmayacak yatağa ve sen
bunu bileceksin.Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin.
Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil
huzuru taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek,hanım sultan olup
sözünü geçirmeyi de. Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek,
küfretmeyecek, Kadın dediğin ayıp nedir bilecek.
Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek. Seni öyle bir
tutacak ki arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın
başı, her tartışmada ayrılalım tehtidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve
asla gururuna dokunmayacak. ..Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürlerle yemeklerle işi
olmayacak. şöyle pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı
konduracak şüphesiz. Salatasız oturmayacak yemeğe.Temiz olacak herşeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri, Yahut
pahalı parfümlerin sindiği, boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık
bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin. Buram buram aşka
sarılacaksın arkadaş. Buram buram kadın kokacak kadın dediğin.Kadın dediğin güzel olacak... Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi
karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da... Paranın
güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın
kudurmuşluğunu yaşayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna
terketmeyecek. Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni
baştan çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek, başka sevgili
edinmeyecek.Sarışın, renkli gözlü uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber
filan fasarya... Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir
olacak. Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir
daha. Ağzı sıkı olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü
bekleyip kusmayacak.. .Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından,
dırdırcılardan, unutkanlıkları nı senin üzerine atanlardan, kendi
yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden,
tehtidkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan
olmayacak. Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala
olabilir ancak sana rol yapmayacak. Bir şeyi çok isterse ve inançları
doğrultusunda yapacak.En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne
hayır gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa
sığabiliyorsun, ne toprağa...Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip
sevişmesini de şehvetle.Analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi de, anaya babaya
hürmet etmeyi de...Kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye
sevecek. Parayla pulla, kariyerle, kimin ne dediğiyle, sınırlamayacak.
Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına
basacaksın huzurla... Bileceksin ki evde 'O' kadın tarafından
beklenmenin zevkini hiçbir zevk yaşatamaz sana...Öyle bir kadın işte... Nerede öyle kadın yoktur deme...Sen de adam olacaksın, seçmesini bileceksin!
Bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir. Ona bir
ev verirsiniz, size bir yuva verir; Ona sebze verirsiniz, size yemek
verir. Ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir. Ona bir şarkı
söylerseniz, size konser verir. Kendisine verileni, çarpıp çoğaltarak
geri verir. Bu yüzden ona çamur atarsanız, karşılığında bi
bataklıkta boğulmaya HAZIR OLUN!.
anne, sevgili, eş, namus, metres... her şey olabilen, ancak sadece kendisi olmasına izin verilmeyen canlı. kendisine yüklenen/biçilen tüm anlamlardan ve rollerden sıyrılıp sadece kendisi olmaya çalışması, bunu denemesi tepkiyle karşılanır çoğunlukla ve ne kadar acı ki, ilk tepkiyi gösterenler veya gösterilen tepkiyi şiddetle destekleyenler de öncelikle kendi hemcinsleridir.
yere koyucam şarap kadehini.kırmızı ojeli ayaklarıyla yürürken kadın, yarattığı sarsıntıdan dolayı göle taş atmış gibi dalgalanıcak şarap. sonra birden kalkıp ayağa bağırmaya başlıycam; "çabuk müziği aç" diye. alıcam yerden şarabı yavaş yavaş içmeye başlayacağım. sonra o nakarat girecek gene. kadın diyeceğim sonra; "çık dışarı çabuk"
bukowski'den dinlenmelidir kadın. tam olarak olmasa da, aşağı yukarı şöyle der bir şiirinde;
size bir erkeği
dünyada son anlayacak kişinin
karısı olduğunu söylersem buna inanın.
bir aynaya bakıyordur
sanki kadın.
fakat o kadar yakın ki
-burun aynaya yapışmış-
hiçbir şey göremez.
ve bu bir fıkra değil.
- 20 yaşında kadın piyano gibidir. her tuşu ayrı bir ses verir.
- 25 yaşında kadın keman gibidir. her telinde inleyen nağmeler vardır.
- 30 yaşında kadın kanun gibidir. nereden çalınacağı iyi bilinir.
- 35 yaşında kadın ut gibidir. her teli tek tek gerilir.
- 40 yaşında kadın bateri gibidir. çalınabilmesi için büyük enerji gerektirir.
- 45 yaşında kadın elektro gitar gibidir. kısa devre yaparsa konser yatar.
- 50 yaşında kadın yaylı tambur gibidir. çalabilmek için şekilden şekile girmek gerekir.
- 55 yaşında kadın senfonide bir düdük gibidir. ötse bile duyulmaz.
- 65 yaşında kadın kontrbas gibidir. artık ne yapsanız akort tutmaz.
uğruna can verileceklerde vardır. lakin iyimser olmamak içinde pek çok şey sunabiliyorlar. şöyle ki;
oscarlık oyuncularla yarışabilecek bir rol yetenekleri vardır. yatakta, göz göze, el ele, kol kola, göte göte hiç farketmez. yapılması gereken bu vasat, samimiyetten uzak filmde kendi rolünüzü layıkıyla yerine getirmeniz. ne olsa kısa bir süre sonra bu film unutulacak ve başrol oyuncusu yeni replikleriyle bambaşka bir senaryoya başlayacaktır. kahkaha, gözyaşı, yalan her daim karakteristik özellikleri içinde yer alacaktır.