annemiz de, bacımız da, karımız da; kadın.. hayatımızdaki en önemli kişiler. bazen dizlerinde ağladığımız, bazen omuzuna ihtiyaç duduğumuz, bazen şımardığımız, bazen nazlandığımız ama hep sevdiğimiz kadınlarımız...
--ağır spoiler--
kadınlar uzaktan iyi görünüyor, güneş; elbiselerinde ve saçlarında parlıyordu. ama yakınlaşıp ağızlarından akan beyinlerini dinleyince silahlanıp yer altına gizlenmek istiyordum.
--ağır spoiler--
hem korkak hem cesur, hem masum hem zalim, hem hakikat hem yalan, hem doğru hem yanlış vs vs.. olabilen tek varlıktır.
bir erkek için en kıymetlisi "anne" olarak adlandırılan kadındır. çünkü bir erkeğe karşı en merhametli davranan kadın annesidir.
giderek sona yaklaşan dünyada kadınlarında egemenliği giderek güçlenmektedir ki bir süre önce kendi "iliğinden hamile kalma" olayı mevzu bahis olmuştur. kadınsız dünya bi halta yaramaz ama kadınların dünyasıda hiç bir halta yaramaz.
ergenlik döneminde erkekten erken olgunlaşan ve olgunaştığı yaşta takılıp kalan canlıya verilen isimdir. önce kalemi kırıp sonra dinleyen hakim degil hakimedir. önce sokup sonra su içtiğini farkeden kobra değil kobriye'dir.
"insanlığın, varoluşuna ve tüm yaşam kültürüne saldıran, sıçradığı her alanı piyasalaştıran kapitalizm, insanlık tarihi boyunca var olan kadın sömürüsünü önceki egemen sistemlerden devralıp dönüştürerek toplumsal bir boyuta taşımıştır. Cinsiyetçi toplumlar yaratmış, devletin tüm aygıtlarını erkek egemenliğini yeniden üretmek üzere şekillendirmiştir. Erkek; evde reis, iş yerinde patron, yaşamsal alanda koşulsuz iktidar olmuştur. Kadın; kapitalist toplumda emek sömürüsüyle beraber aynı zamanda beden sömürüsüne maruz bırakılmış ve kapitalizmin vahşi pazarında birer reklam unsuru ve cinsel obje olarak metalaştırılmıştır. Kapitalizmin eleştirisini yapmayan, kapitalist üretim ve tüketim ilişkilerini gözden geçirmeyen, yaşamsal olarak kapitalizmin yarattığı kültürel burjuvaziyi yaşamlardan söküp atamayan bir kadın mücadelesinden bahsetmek eksik olacaktır. Bu büyük eksiklik kadınları erkek egemenliğine karşı verilen mücadelede bireysel farkındalıklar yaratmaktan öteye geçiremez. Kapitalist toplumda kadının yoksullaşması ve kapitalizm kıskacında sömürülerek yoksunlaşması hali kaçınılmazdır. Bu durumda anti kapitalist bir mücadeleye gereksinim ortaya çıkar. Kadın; kapitalizmle kurduğu sosyal ve ekonomik bağları ortadan kaldırarak, kolektif üretime dayalı tüketim zemininde ve kolektif yaşamsal ilişkilerde kendisini yeniden tanımlamalıdır. Bütünlüklü bir mücadele olarak Kapitalizm topyekün reddedilmelidir."