kader kavramını kavrayabilmek için irade kavramıyla yola çıkılmalıdır.
cüzzi ve külli irade vardır ki bunlar kaderin temel taşlarıdır. cüzzi irade yani insanın sahip olduğu ve sadece tek bir olguya yani kendisine hükmedebildiği iradedir. külli irade ise cüzzi iradenin üzerinde ilahi olan iradedir.
bir örnek verecek olursak siz uçak bileti alıp ankaraya gitme iradesine sahipsiniz ama hava alanına gidebilmeniz uçağa binebilmeniz ve hatta ankaraya uçağın inmesi bir külli iradenin kontrolü altındadır. insan kendi kaderini çizer kendi kararlarını yaşar ama bir yere kadar.
mükemmelliğin kusursuzluğun kanıtıdır.
bilimsel olarakta açıklanmış gerçektir. ''Olmayınca olmuyor'' tabiride kaderin beraberinde getirdiği bir söz öbeğidir. Bazı şeyler hakkaten nekadar zorlarsanız zorlayın garip bi şekilde olmamakta direniyor. Bazende kendiliğinden akıp gidiveren bir süreç oluşuyor ki nasıl olduğunu bile anlamıyorsunuz. Başımıza gelen olaylar değil, o olayları yaşarken verdiğimiz kararlarımızmış kaderimizi oluşturan elementler.
Bi hedef koyarsın kendine.. Misal memur olmak diyelim.. Napman lazım? Öncelikle kpss'den atanmana yetecek bi puan alman lazım... E bunun için de iyice bi çalışman lazım... Sıkı bi çalışma temposuyla hazırlanırsın.. Sınav günü geldiğinde çok feci karnın ağrır, sınavı geçemezsin ve memur olmazsın... Kahrolursun, başka bi yol ararsın kendine.. Sonra tam o sırada bi ilan görürsün ve ona başvurursun.. Çalışırsın ve sonra bi bakarsın 5 yıl sonra özel sektörün en aranılan adamı olup çıkmışsındır...
işte kader denilen şey, hakkında hayırlısını tayin eden mercidir.
bugün yaşar nuri öztürk ten dinlediğim tanımdır.
televizyona kafa atasım da gelmedi değil hani... aslında bunun üzerine '' 21. yy de hala yaşar nuri öztürk dinleyen mal '' diye bir başlık açacaktım ama sözlüğü kirletmek kalitesini düşürmek istemedim.
onun için bende şöyle kısa bir tanım yapıp huzurlarınızdan ayrılacağım..
şöyle ki : kader, allahın yazdığı bizimde oynadığımız bir senaryo değildir. öyle olsaydı sorgu - sual olmazdı. ahirette '' allahım sen ne dediysen , ne yazdıysan biz onu yaptık '' der , işin içinden sıyrılıverirdik.
burada allah ın ezeli ve ebedi ilmi devreye giriyor. allahın yüceliğini görüyoruz.
allah dünyaya yolladığı bütün mahlukatın hayatını önceden biliyor. bize zor gelsede ona çok kolaydır böyle şeyler. zaten allah bu dünyayı yarattıktan sonra zaman diye bişey yaratmış. yani allahı katında zaman diye birşey yoktur. zamanın olmaması nasıl bişeydir? o konulara kafa yormamak gerekir.
yani allah katında zaman yoksa, belkide onun için biz taaa galu beladayken yaşanmış ve bitmişizdir. dolayısıyla bütün bu yaşanmışlığı allah teala kaleme almıştır. biz buna kader deriz. bu yaşanmışlık sırasında allah kullarını imtihan ettiği için ona karışmamıştır. ölüm , yağmur , deprem gibi olaylar konusu müstesnadır... kulun o tarakta bezi yoktur.
küçük bir örnek vereyim. soma linyit spor nou kamp ta barcelona ile karşılaşsa maç ne olur. tabiki barcelona alır. eğer bu konuda bir bilgimiz, ilmimiz olmasa bu kadar kolay soruyu bilebilirmiydik. mesela bu soruyu , maçla hiç alakası olmayan bir kadına sorun , belkide cevabı '' soma linyit '' olacaktır.
işte allah teala nın öyle bir bilgisi vardır ki 20000 yıl sonra her bir ferdin nerde ne iş yapacağını bilir. şüphesiz bu onun için zor değildir. şüphesiz bu ona , barcelona - linyit spor maçından daha kolaydır.çünkü o yeri göğü ve her ikisi arasındakileri yoktan varetmiştir. o birşeye ol dedimi hemen olur.
1955 yapımı siyah beyaz türk filmi. yönetmen necil ozon , senaryo oğuz özdeş , oyuncu kadrosu kenan artun , belgin doruk , nezihe becerikli , meral polat , ahmet tarık tekçe , mualla mukadder atakan , birsen özkara , muazzez arçay bulunmaktadır.
--spoiler--
masumiyet filminde haluk bilginer abimizin anlattıkları bu filmde bize gösterilmiştir. kader filmi masumiyet filmini tam olarak tamamlamamış sadece uğur ve bekir' in hayatını anlatmıştır. yusuf' un hikayesi kader' e hiç bulaşmamıştır. masumiyet filmi daha yaralayıcıdır bence. bu film de güzel ama bir masumiyet değil... bekir' in bir orospu uğruna onca şey yapması da bence gerçek sevginin insana neler yaptırabileceğinin ispatı gibidir. gönül-ot-bok ilişkisi ben bunu anladım.
--spoiler--
kendisi hakkında kuranda da pek az bir bilgi olan terim.Ama kendileri vardır ikiye ayrılır değiştirilebilir ve mutlak kader olmak üzere değiştirilebilir kaderi bilindiği üzere biz kendimiz karar verebiliriz bir bakıma kendi yolumuzu kendimiz çizeriz.* iyilikler ve güzelliklerle değiştirebileceğimiz de güzel bir terimdir.
masumiyet'in devamı olarak çekilmiş 2006 yapımı zeki demirkubuz filmi. yatalak babanın düşmüş olduğu acınası durum sigara tiryakilerine bıktırana kadar izlettirilmeli.
Kötü kader yoktur ! Tanrı, hep iyi hikayeler ve senaryolar yazar ! Sadece, berbat oyunculuk vardır !!!
Bence secimlerimiz kaderi belirler. Tanri sana iki yol gosterir ve sen senin icin dogru olmayan seni mutsuz kilan yolu tercih edersen bu kotu kaderdir. Bir alintiyla durumu ozetlersek : "her şeyi düşünebilir, her şeyi hayal edebilir, ancak sadece seçtiklerini gerçekleştirebilirsin. düşünce şeytandan, davranış tanrı'dandır. hangi düşüncenin davranışa dönüşeceğine karar verense insandır."
karar verirken bizi etkileyen temel ozelliklerimiz degil, o anda yasadigimiz duygu ve dusuncelerdir. Verdigimiz yanlis kararlarin sonucunu kaderin hatta tanrinin uzerine atmak insanoglunun basarisizligini kabul etmeme yollarindan biridir.Ve insan rahatlar "N'apalim kader boyleymis." derken.
Kader hayatmızın önceden çizilmiş olması demek değildir.
Bu sebepten "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir.
Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir.
Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir.
Öyleyse ne hayatına hakimsin, ne de hayat karşısında çaresizsin. *
zamanın behrinde bir köle varmış, bir de gaddar sahibi. öyle gaddarmış ki adam acıması yokmuş kimseye hee. kölesi ise gayet bilgiliymiş. tabii o dönemde de borcunu hiç ödeyemeceği için ömür boyu köle olarak kalacağını düşünüyormuş.
bu köle bir gün rüyasında azrail'in ona geldiğini görmüş, çok korkmuş. rüyaya da çok inanmış yani. her rüyası da çıkmış önceden, sahibine de anlatmış pek çok kez. öleceğini görmüş ya veryansın etmiş, söylenmiş kaderine. hadi bir son çare olarak sahibime söyleyeyim durumu. belki o gaddarlığına rağmen beni serbest bırakır diye düşünmüş. yalvarmış yakarmış ve sahibi şaşırtıcı biçimde kölesini serbest bırakmış son günlerini efendi olarak yaşasın diye. bir de cebine bolca altın koymuş ve en hızlı atını vermiş kaçsın diye.
köle binmiş ata, bindiği gibi son sürat günlerce, haftalarca, aylarca koşturmuş atını. kaçıyormuş azrail'den. az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. oh be demiş, başka diyarlardayım artık kaçtım demiş. bağdat'a gelmiş taa. kurtulmuş artık yokmuş ölüm ona. sahibinin verdiği altınlarla da gül gibi yaşarmış esasında.
sonra rüyasında o gece yine azrail'i görmüş. aralarındaki diyalog şöyle geçmiş;
ben, ben kaçtım senden demiş köle, kekeleyerek ve çok korkarak.
azrail cevap vermiş, kaç kaçabildiğin kadar. zaten seninle randevumuz bağdat'da idi.
--spoiler--
Bazı insanların uzun bir hikayeleri vardır ama ağzından tek kelime alamazsın bir anda öyle bir an gelir ki hikaye bir çırpıda çıkar ağzından onun hikayesi senin hikayen olur yalanda yanlışta olsa,öyle bir aşk yok olamaz dersin hayıflanırsın kimse o kadar sevemez abi dersin,yok kimse sevemez o kadar Bekir kadar Kader bir garip aşk hikayesi kimse sevdiği için bu kadar şehir dolaşmaz, ona bu kadar aşıkken pezevengi olarak yaşayamaz,Bekir başka seviyor izleyeni büyülüyor bu sevgi,hayran kalıyor bazen ayıplıyor ,bazen kıskanıyor ne kadar küçük bir dünyam varmışta bu dünyaya kimselere sokamamışım diye.
--spoiler--
Allah(cc) bir ayetinde, 'Hiç şüphesiz Biz herşeyi kader ile yarattık.' (Kamer Suresi , 49) buyurmuştur. kader, son nefese kadar olan süreye dek hayatımıza gelmiş, geçmiş, gelecek her ne varsa kapsamaktadır.
gerçekte olmayan bir kavramdır. zaman ve kader arasında bir çizgi yoktur, tamamen anlık olan olaylara insan iradesinin verdiği tepkilerle yaşarsanız. eğer kader gerçek olsaydı şuan işkence gören insanların, acı çeken insanların veya afrika'da açlıktan ölen insanların hesabını kim verecek? bunların senaryosunu veya kaderini yazan tanrı mı?
terim olarak, "yüce Allah'ın, ezelden ebede kadar olacak bütün şeylerin zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, ezelî ilmiyle bilip sınırlaması ve takdir etmesi" demektir.
ama şu da var ki, insanoğlu'da pekala "ezelden ebede kadar olacak bütün şeylerin zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, ilmiyle bilip sınırlaması ve takdir etmesi" işini teorik fizik olarak yapabileceğini göstermiştir. çok da uzak gözükmemektedir, en fazla bir 20 yıl çeker bunun pratiğe dökülmesi. böyle bir şeyin olmasının; kader kavramını bariz bir şekilde zedeleyeceği açık olarak gözrüldüğüne göre "kıyamet günü" maksimum 20 seneye kadar gelecek gibi gözüküyor.