Doğduğunda cennet kapısını aralar babasına kadın,büyüdüğünde cennet ayakları altına serilir. Ama ülkemizde öyle bir konumdaki Kadın hep ayak altında eziyet tecavüz cinayet sayfalarında baş figüran.
dilektaş cinayetinde:
Bu cinayetler adli vaka değil” diyen Deniz Aktaş’ın avukatlarından ipek Bozkur, kadınları öldürenin silahlar değil, davalardaki indirimler olduğunu ifade etti. Verilecek kararın Deniz Aktaş’ı geri getirmeyeceğini ancak toplumun adalet duygusunu onaracağını belirten Bozkur, cezasızlık kültürünün ortadan kalkması, eline silah alanların düşünmeden o silahı kullanma cesareti bulamaması açısından davanın sonucunun oldukça önemli olduğunun altını çizdi. “Adalet duygumuzu ve vicdanımızın onarılmasını istiyoruz” dedi.
Bir adamlar sarkisi.
Sarkida gecen "Saçı falan var böyle uzun" sözü heralde karsiliksiz sevgiyi beklentisiz sevgiyi anlatilabilecek en basit sözdür.
- seviyorum
-- neden abi?
- cunku saci falan var boyle uzun
Her hafta iddia oynayıp kaybeden adam hüznü,kazanacağına inandırılmış olması en büyük bahtsızlığı
**
Kız olsam senle evlenirdim diyen arkadaşıma cinsiyet ameliyatlarının ne derece başarılı olduğundan bahsetmek, ‘’tıp sandığından daha iyi yerlere geldi dostum!!’’ Yalnızlığımın derecesi olmalı sanırım bu durum. Hayat yalnız kalmam için fazla çaba sarf etti. Bu kadar yalnız kalmamalı hiç bi insan diye bağırdım ona. Film dünyasının deyimiyle şarad verdi bana, yüzüme bakmadan dönüp gitti. Sahneden çıkışını izledim bi sinema salonunda, yalnızlıkla oturdum aşıklara has ikili koltukta. Arada kola bile aldı bana biliyor musun?? Sanırım benimsedik birbirimizi, garip.
ilişkiler dünyasına girdiğimde kurallarını bilmediği bi oyunu oynayan çocuk gibi hissediyorum kendimi dostum. Hangi hareket artı puan kazandırır?? hangi tavır onunun dışına iter seni??? Erkekler gözleriyle kadınlar kulaklarıyla aşık olurlar diye bi şeyler duymuştum bi zamanlar, gönülden inandım bu söze. Okumalarıma hız verdim, güzel konuşmalıydım zira. Düşünmemişim hiç ne gerzekçe tavır, iyi konuşmak yada bilgili olmak kar etse edebiyatçılar, şairler, filozoflar neden yalnız olsun ki?? Değil mi!! Gerçi tartışma konusudur bu, kim bilir belki de yalnız oldukları için iyi edebiyatçı oldular ne dersin??! ilişkiler dünyasına dair tek gözlemim de baştan hatalı çıktı velhasıl. ipinden kopmuş uçurtma gibi savruluyorum bu nedenle ilişkilerin gök yüzünde, havalimanında unutulmuş bavul kimsesizliği, metal tezgah üzerinde dönüyorum beni de alan birisi çıkar mı umudu. Yanaştığım insanlar oluyor konuştuğum kişiler. ilişkiler konusunda vasat olsam bile insan ilişkilerinde gayet iyiyim ne garip. Aynı bünyede bulunmaması gereken 2 zıt vasıf. Dediğim gibi konuşuyorum ama kızlarda bi mantık silsilesi oturtamıyorum. Aristoya kızarım kadınları aşağıladığı, ‘’doğada herşeyin kendi içinde bi mantığı vardır kadınlar hariç’’ dediği için. Lakin sanki biraz hak vermeye başladım kendisine şu sıralar.
Görüyorum bi kadını sen terk edersen ‘’benim gibi birisini bulamayacaksın biliyorsun değil mi?? ’’ diyor, halbuki eğer ben onu terk ediyorsam neden onun gibi birisini bulmak isteyeyim ki??? Düşünmüyor. Eğer aynı kadın seni terk ediyorsa ‘’benim gibi binlercesini var unut beni’’ diyor.
Haa şey bide, Kadınları anlamak zor diyorlar yaa hani yalan bence, zor filan değil imkansız.
kadın salak bir et parçası değildir. Sadece bazısı kendini öyle zanneder karsisindakinede bunu düşündürür. Kadın cinsiyetinden önce düşünen ve hisseden bir canlıdır yani insan evladidir, tıpkı bir erkek gibi. Uzun lafın kısası beyler karşınızda et parçası gibi davranan hatun varsa ona bir insan olduğunu hatirlatinda bende size adam diyeyim.
çok önemli. aslında gelişmişliğin, medeniyetin ölçüsü bir ülkede kadının ne kadar özgür olduğuyla ilgili. bakın gelişmemiş ülkelere hepsinde kadınlar tek tipleştirilmeye çalışılmıştır ve özgür değillerdir. kadınları siyasetin, ticaretin malzemesi olmaktan çıkardığımız gün kurtuluş günüdür.