olmak istediğim kız grubu. çok isterdim kıvır kıvır saçlarım olsun, sönmesin, yapışmasın kafama. en büyük avantajı da az olan sacı bile çok göstermesi. benden az saçı olan ama kıvırcık olanlar daha çok gibi duruyor en kıskandığımda bu durum. kıskançlıktan cümleyi bile tam kuramadım, görüyorsunuz. ama napalım insan genlerini değiştiremiyor. allahtan maşa diye bişey varda dalgalandırıp dalgalandırıp hevesimizi alıyoruz.
90 ve oncesi dogumluysa, her sabah okula gitmeden once aglayan kizdir. cunku sac kremleri 90 li yillarda yeni yeni cikmistir. her sabah annesi saclarini tararken acidan aglar bu kiz. herkes "ayy ne guzel saclarin var" deyince, kendiyle dalga geciyorlar sanir. bir gun uyandiginda saclari duzlessin hayaliyle yasar.
düşünülenin aksine saçlarını düzleştirmezler tam tersi yıka çık saçlara sahiptiler düz saçlı kızların kafalarına yapışan saçlarını gördükçe daha çok severler saçlarını. bir kalem ve tek bilek hareketiyle saçlarını toplayabilirler. çok da doğal durular.
bazıları nigger tarzı oluyor, bakımı zor, yağmurda berbat oluyor, özel şampuan kullanmak zorundalar, tek iyi yanı taramak zorunda değiller, topla ve çık.
şu ana kadar tanıdıklarımdan yola çıkarak konuşuyorum;
ayrıntılara önem verirler, salaş kıyafetler tercih ederler, ortalama türk kızından biraz daha güzel olurlar, pek uzun boylu olanına rastlamadım, ruh halleri çok değişken olmakla beraber genelde açık fikirliler.
genelde canlı renkli -özellikle kırmızı- pantolon ve şort giymeyi tercih ederler. ( Öehh ne genelledim arkadaş!)
bir de ne alaka bilmiyorum ama genelde sayısal bölümlerde veya güzel sanatlar fakültelerinde kümelenmiş oluyor bu kıvırcık saçlı kızlarımız.
hele de kabarıyorsa bittin sen! kıvırcık, kabarık, ince telli saç. bakımı en zor saç tipi işte. erkeklerin nasıl düşündüğünü geç, çok zor iştir vallahi. hayatın spreylerle, losyonlarla, jölelerle geçer ama nafilee.
Sözlük gündemini bu gece için meşgul etmeleri sebebiyle hakkında önemli açıklamalar yapacağım kızlardır.
doğrudur, kıvırcık saç çirkin olan insana bile belli bir sempati kazandırır. * fakat aynı zamanda ciddiyetsiz gibi görünmeye de sebep olabilir. Gençseniz, öğrenciyseniz tamam, çok iyi. Ama ciddi bir ortama giderken paşa paşa düz fönümüzü çektirmek zorunda kalıyoruz. Diğer yandan bakımı sanıldığı kadar zor değildir. Ben bizzat saçlarımı duştayken tarıyorum. Duştan sonra tekrar taramıyorum ki, su ile birlikte kendi şekline kavuşan bukleler bozulmasın. Pantene'in 7/24 şekillendirici kreminden sürüp kurutuyorum. Bu da hiç bozulmadan 2 gün idare ediyor insanı. Eskiden jöle, köpük, vs. kullanırdım. Ama saçlarımın sert olması hoşuma gitmediği için artık kullanmıyorum. Bahsettiğim kremle de bukleler ipek gibi, taptatlı oluyorlar. Hatta kremin ismi "mükemmel bukleler" olan çeşitini değil, boyalı saçlar için olanını kullanıyorum. Kıvırcıklar için yapılanı kadar yoğun olmadığından, saçlarda hiç sertleşme gerçekleşmiyor. Bu yöntemle, birlikte kaldığım arkadaşlarımdan "ya gece yatıyorsun aynı, sabah kalkıyorsun aynı. Hiç mi bozulmaz bir saç?!" gibi güzel güzel cümleler duymuşluğum vardır. Lakin yaz aylarında bunaltır, çok bunaltır.
Not: o artılar var ya, hep ben verdim onları. Bu başlığın seri artıcısı hizmetinizde. *
Edit: en önemli dezavantajını yazmayı unutmuşum. Evin uzun saçlı tek kıvırcık kişisi sizseniz; yerde, orada, burada bulunan saçları "ya o benim saçım değil, senin saçın." diyerek inkar edemezsiniz. Zira tüm kıvırlığıyla kendini ele verir.
Editiki: karşı cinsimiz de en az bizim kadar tatlıdır. Hatta hayatta yapmamak için kendini çok zor tuttuğun şeyler nedir diye sorsalar "kıvırcık ve bonus saçlı bir adamın saçlarını karıştırmak." derim. Bazen otobüste falan gelip önümdeki koltuğa oturuyorlar, kolaysa gel de dokunmadan dur. Elim ayağım titriyor sözlük asdfh.
inanılmaz kolay şekil verilebilen saçlara sahip kızlardır. yıkıyoruz, kremleyip çıkıyoruz. üstelik kurutma derdimiz dahi yok, daha ne.
bir de bunun kıvırcık saçlı erkek versiyonu var ki, sanırım evrendeki en muhteşem yaratık.