- kurban bayramlarında kurbanlıklar yaramazlık yaptıkları için kesiliyorlar zannediyordum. Bu yüzden hiç bir kurbanlığa acıyamadım.
- birisi beni sevme amaçlı 'senin burnunu yerim' gibi bir cümle kurarsa kıyamet koparırcasına ağlayarak (korktuğumu anlamasın diye türk ise çerkesçe, çerkes ise türkçe) anneme 'anne bu canavar benim burnumu yiyecekmiş!' diye şikayet ediyordum.
- ölülerin doğmamış çocuklara varolmayan ülke gibi bir yerde bakıcılık yaptığını sanıyordum.
- mesela biriyle uzun yıllar görüşmedim ve büyüdükten sonra karşılaştık. karşılaştığım kişi bıraktığım halde kalırken benim büyümüş olacağımı düşünüyordum.
evdeki herkesin bana düşman olduğunu, ben odadan çıkınca benim hakkımda acımasız planlar kurduklarını düşünürdüm. sonra öğrendim ki ablam da aynı şekilde düşünüyormuş.
çocukken bir reklam vardı sanırım telefon reklamıydı vampirli falan daha motorola devri tabi televizyondan çıkıp beni ısıracak sanıyordum o reklam her çıktığında odadan kaçardım.
kafayı iki kere tokuşturmayınca ciddi anlamda kel kalcam sanıyordum.
ama gel gelelim;
çoğu çocuğun arap olurum diye korktuğu ve içmediği türk kahvesini içmekten çekinmiyordum. büyükler içiyor onlara bir şey olmuyorsa küçüklere de olmaz diyordum.
hem mantıklı hem mantıksız düşünüyormuşum küçükken...
Babam " national " marka bir televizyon almıştı. Televizyonu daha ilk defa görmüştüm. Siyah beyaz gösteriyordu. içindeki adamların ayar kapağından girdiğini düşünürdüm. Filmde ölen adamların gercektenmı öldüğünü sorardım.
Toprağa ekilen her şeyin ağaç olacagını düşünmek.
Tokalarını gömerek daha fazla toka sahibi olacagını düşünen bir çocuktum. iyi başıma bir şey gelmeden büyümüşüm ben.