--spoiler--
başkalarına kendimizden söz etmek gayet doğaldır; başkalarının kendileri hakkında söylediği şeyleri, onların kast ettiği biçimde anlamaksa bir kültür meselesidir.
--spoiler--
"Hiç kimse Hz. Muhammed'in kurallarından daha ileri bir adım atamaz. Biz Avrupa Milletleri medeni imkânlarımıza rağmen Hz. Muhammed'in son basamağına varmış olduğu merdivenin daha ilk basamağındayız. Şüphe yok ki bu yarışmada kimse onu geçemeyecektir." sözünün sahibi.
hafız-ı şirazi'nin şairliği yanında kendini çırak addeden şair. evet doğu'da aşk da, şiir de başkadır. buna hafız da, fuzuli de iyi bir örnektir. şiir şarkta yazılmış şarkta yaşanmıştır.
'insan kendini en iyi karşısındakinde tanır' sözüyle beni mest etmeye devam eden, kitapları ömre bedel yazardır.
gerçekten de insan kendini tanıyor olma yanılgısında. hayatımıza giren insanlar sayesinde neyden hoşlanıp neyden hoşlanmadığımızı öğreniyoruz.
"bir şiir ne kadar anlaşılması zor ise, o denli kaliteli ve iyidir der. postmodern şairler de bundan yola çıkıp, alabildiğine komplike takılırlar. nihayetinde, temayı onlar dahi çözümleyemez.
****
''mutluluk da bir aldanıştan başka bir şey değil midir acaba?''
****
''yaşamanın bir rüyadan, bir hayalden başka bir şey olmadığını düşünen ilk kişi ben değilim.fakat bu düşünce bir gölge gibi peşimi bırakmıyor.insanların kuvvetleri ve yetenekleri öylesine sınırlı, öylesine küçük bir alan kaplıyor ki ellerinden çok az şey geliyor.dikkat edelim; bütün uğraşmalarımız bütün çabalarımız yalnız geçimimizi sağlamak ve yaşamak için.yani şu zavallı varlığımızı devam ettirmekten başka bir amacı olmayan ihtiyaçlarımızı karşılamak için didinip duruyoruz.huzurlu olduğumuz zamanlarda bile bu huzur kadere rıza gösterişimizden ileri geliyor.bizler aynen zindanların duvarlarına gönül ferahlatan, güzel resimler çizen mahkumlara benziyoruz.bunları düşündükçe aklım duruyor.kendime, kendi içime dönüyorum ve orada bir dünya buluyorum.böyle zamanlarda her şey karşımda hiçleşiyor ve ben gülümsüyorum.''
****
''insan zaten sürekli kendinin ve etrafındakilerin başını yemekle meşguldür.hiç bir an yoktur ki isteyerek veya istemeyerek yıkıcı olmuş olmayasınız.en masum gezintiniz belki de binlerce zavallı böceğin hayatına mal olur.bin bir emeğin sonucu olan karınca yuvasını bozmak ve o küçük dünyayı mezarlığa çevirmek için bir adımınız yeterli olur.''
hayatımın neredeyse her noktasında etkili olmuş keşke amcam ya da dayım olsaydı dediğim yüce insan.Bu kadar müthiş bir adamı nasıl anlatabilirim bilmiyorum onu okurken,ondan bahsederken adeta coşuyorum sanki,sürekli etrafımdaki herkes benim gibi hissetsin,Goethe'yi benim kadar sevsin anlasın istiyorum.Kendi kendime okuyup sürekli kendimi yenilerken Goethe'yi es geçmeden onu tekrar tekrar incelediğimde paylaşma isteğim artıyor ama ne yazıkki bu konuda yalnız kalıyorum hep..etrafımda Goethe'yi saatlerce tartışıp analiz edebileceğim biri olmadı hiç bu yüzden acı doluyum.Çölde muhteşem bir çiçek açmış büyümüş güzelleşmiş ve ölmüş ama kimse görmemiş işte bu da sanırım boyle bir şey.Ve Goethe'nin dediği gibi "katlanılmış acıların anısı bir zevktir".iyiki bir zamanlar vardın Goethe.
'' biz insanlar şikayet etmeyi pek severiz; iyi günler ne kadar az, kötü günler ne kadar fazla deriz... sanırım bunda çoğunlukla haksısız. tanrı'nın bize her gün verdiği iyi şeylerden zevk almak için hep açık kalpli olsaydık, başımıza geldiği zaman kötüye katlanmak için de yeterince gücümüz olurdu... ''