siyah kan adlı romanını son anına kadar heyecanla ve haz alarak okuduğum, yapılan yorumlar ve kitap satışlarına baktığımda da tüm kitaplarını muhakkak okumam gerektiğini düşündüğüm, günümüzün en başarılı polisiye-gerilim yazarlarındandır. *
karakterlerini toplumun içinden seçendir. hiçbiri süper güçleri olan kahramanlar ya da havalı polisler değildir, polis olanları iyiliğe yönelmiştir, karakterleri gerçeği arar. grange okumak bir anlamda saatlerce dev bir tabloyu seyretmektir, grange çok usta bir ressamdır aynı zamanda.
alakasız gibi görünen olayları muthiş kurgusuyla birbirine bağlayan,okurken hiç sıkılmadığım,yuh daha neler olacak acaba merakıyla bir çırpıda bitirmek istediğim kitapların yazarıdır.kitaplarından yola çıkarak çekilen filmler berbattır,zaten o tarz filmler hiç bir zaman kitabın verdiği hazzı veremez..
kitaplarının arka kapaklarındaki fotoğraflarına da bitebilirsiniz ayrıca..o ne bakıştır öylee!!
bu adamın kitaplarından film yapmaya çalışılmamalı. bok edip bırakıyolar. kitapla alakası olmayan bi filmimsi çıkıyo ortaya. içine jean reno kaçmış bi filmi bile izlememe nedenidir kendisi. takdirle takip ederiz, o ayrı.
Leyleklerin Uçuşu, Kızıl Nehirler, Kurtlar imparatorluğu, Taş meclisi ve Şeytan Yemini adlı kitaplarını okuduğum çok övülmesine rağmen Şeytan yeminini beğenmedim ve yine Taş meclisini pek anlamadığım için beğenmediğim ama diğer kitapları harika olan fransız yazar. siyah kanıda en kısa zamanda okucam tabii bulursam.
tüm kitaplarını büyük bir heyecanla okuduğum , polisiye-gerilim-korku türünde kitaplar yazan fransız yazar.yeni kitaplarını heyecanla beklemekteyiz fakat uzun bir süredir ses yok en son kitabı: (bkz: şeytan yemini)
"bilinç altım işleniyor yoksa bende mi katil olucam lan?" korkusuyla yarıda bıraktığım siyah kan adlı kitabın psikopat yazarıdır kendisi. nevar ki kitabı bıraktıktan sonra denedim, kolumda açtığım derin bir kesiğin içine mum damlatmayı, insanın içi gerçekten bir hoş oluyormuş...
Grange'dan sonra başka yazarın kitabını okuyamamak gibi bir tanım kazandırmıştır hayatıma. Başka yazarlar denersin, bir Maxime Chattam varmış aynı Grange gibi yazıyormuş, boşluğu doldurur belki dersin ama olmaz. Hep düşünürsün bu adam kesin kendini anlatıyor romanlarında "pis, hain katil" diye. Sevişme sahnelerini ondan daha iyi tasvir eden bir yazar da yoktur ayrıca. Ortak bir kanı vardır ki o da Taş Meclisi'nin sonunun mahvedilmiş olduğudur. Yeni kitabının * çevirisi yapılsın artık dedirtir ayrıca. Bu da kitabın tanıtımıdır.
They are children.
They have the purity of diamonds most perfect.
No shade. No inclusion.
No fault.
But their purity is that of the Evil.
şu anda kitap yurdunda koloni adlı bir romanını görmüş olduğum , romanın satışı olmadığını görünce üzüldüğüm , romanın yayın yılı 2009 olunca meraklandığım yazardır.
kitabın içeriğini okuduğumda ingilizce tanıtımın çevirisini görmüş ve miserere nin çevrilmiş olduğuna kanaat getirdim.
bana kitap okuma alışkanlığını kazandırmış olan fransız yazardır. sadece bana değil sanırım bir çok kişiye bu alışkanlığı aşılamıştır. yeni kitabını okumak için sabırsızlanmak sanırım bunun göstergesidir.
okuduğum kitaplar için de severek ve bıkmadan tekrardan okuyabileciğim kızıl nehirler adlı romanın yazarıdır. düzgün bir anlatım iyibir zeka ve sürükleyciliği kitaplarında göstermişdir.siyah kan, kızıl nehirlr, taş meclis, kurtlar imparatorluğu, leyleklerin uçuşu, zenerin laneti, şeytan yemini, koloni yazdığı kitaplardır
ben bu herifçi oğlunun bir romancı olarak çıkışını bilirim, nereden nereye. şimdi altı ayda bir kitap çıkarır oldu, şöhret oldu, götü kalktı.
bir de buradan sinema yapımcıları ve yönetmen artıklarına sesleniyem.
hiç bir güzel grange hikayesi, güzel bir film olamaz, uyarlanılamaz, yapılamaz, boşa kürek çekmeyin, aklınızı başınıza devşirin.
askerliğimi yazdığı kitapları okuyarak geçirdiğim her seferinde hadi canım sende diyerek sayfa çevirdiğim türklere ilişkin bir takıntısının bulunduğuna inandığım yazar.
Dan Brown'la beraber en sevdiğim yazardır. Müthiş bir kurgu zekasına sahiptir. Sürükleyicilik bakımından 1 numaradır. Yeni kitaplarını sabırsızlıkla beklemekteyiz.
dan brown'dan farkı son sayfalara kadar heyecanı, sürükleyiciliği aynı oranda getirse de, maceranın sonunu bir yere bağlayamaması, bir mesaj verememesi, kitabın sonunun, başı ve ortasının oluşturduğu heyecanı karşılayamamasıdır.. ancak yine de en sevilen, heyecanlı kitapların yazarlarından birisidir. takdir edilesidir...
kızıl nehirler'le tanıştığım, şeytan yemini ile hayran olduğum, taş meclisi ile de azıcık soğuduğum yazardır. hala büyük hayranıyım kendisinin. her kitabın sonunda, silah tutulan kişiye herşey anlatılmasa daha bi iyi olucak sanki.