bak şimdi işsizlğin en kötü tarafı morali düşürmesi.
oturup ah vah edip akşama kadar kendine acırsan bi halt olmaz.
silkineceksin.
100 liralık 200 liralık girişimlerde bulunacaksın.
yok ben o kadar okudum bosaş mı gitti vs demeyeceksin. adam yıllarını verdiği, bütün parasını koyduğu fabrikasını kaybediyor, iflas ediyor ama 2 sene sonra gene bi şeyler yapmaya çalışıyor.
bu konuda çoğunluk en güzel nasihatı vermiş. git limon sat.
yapacaksın arkadaş aç kalmamak istiyorsan limonda satacaksın inşaatta da çalışacaksın.
ayrıca yapacağın en kötü şey kendine acımak olur. acıma kendine git didin. ne iş bulursan onu yap. hayat sana güzel yollar açacak ve bu kötü günlerini unutacaksın.
herkese açıyor zamanı gelince sana da açacak.
şu sıralar 6. ayıma girdiğim durum. i̇lk zamanlar güzel geçiyor da kış geleliberi tam bir ev kızı oldum. üniversitede 4 sene boyunca mühendisler kolay iş bulur pompalamasını yaptılar, şimdi halimiz içler acısı. her gün işe başlayacağım güne dair "get ready with me" senaryoları oynuyor gözümde. Mühendislikten fayda yok Kyani ticaretine başlama fikri kafamda uçuşurken hayırlısı diyip dertleşmeme bir son veriyorum.
işsizlik yok iş beğenmeme varmış. Sen istihdam sağlayamadığın gençleri yurdun her bir yerinde okut mühendis öğretmen avukat yap sonra iş beğenmiyorlar de. Bahsettiği beğenilmeyen iş günde 12 saat çalışıp 3 bin lira alacağı hayatı olmayacağı , hatta taktir saygı görmeyeceği bir iş. 4 sene okutup eğitim verdiğin insan buna neden katlanmsk zorunda olsun. temizlik işçisi alımına bile onlarca üniversite mezunu başvuruyor. ulan insan biraz utanır.
Asgari ücretle köle gibi çalışmak eğer aile sorumluluğu vs. Yoksa bunun bir tık üstü sadece. Para o kadar değersiz ki hiçbir şey alamıyorum, bir yere gidemiyorum.
Edit: bir tık üstü diyorum çünkü yine kotü. Sorumluluk sahibiyseniz bekar işsizden daha kötü durumdasınız.
Yaşın 30'u geçip de Amın götün laçka olup, o tuvalet gibi kokan ağzın çürük dişle dolunca kim sikecek ki seni o zaman beş paraya, hı?!.. düşecek kötü yolu dahi bulamazsın o zaman?!.. çalacak kapın da olmaz, kimse sana acımaz da?!.. yiyeceğin günde 1 ekmek; insanlık onurunla temizlik yap, karton topla yine de kendi bedenini (etini) peşkeş çekme kimseye?!.. üç günlük bir dünyadayız sonuçta?!..
hadi; git şimdi güzel bir duş al ve o ceylan kadar masum çocukluğunu, pamuk kadar temiz kalbini, anne ve babanın senin üzerine nasıl da şefkat ve merhametle titrediği anları hatırla; kendini değerli hisset, aynaya bakarak hıçkıra hıçkıra ağla?!.. Sen izin vermediğin sürece kimse seni kötü yola düşüremez bunu sakın unutma?!.. ruhun ve bedenin senin kalendir. Bedenine sahip olan ruhuna da sahip olur...
asıl sorumlusu işveren ve devlettir. türkiyede emek sömürüsü vardır. emekçinin emeğinin karşılığını vermeyen sisteme tepki göstermesi (iş beğenmiyorlar diyorlar ya hani o) gayet normaldir. bursada yaşadığım ve işim gereği olduğu için tüm sanayi bölgelerine ve şartlarına aşağı yukarı hakimim. çoğu işyeri, orta seviyede zekaya sahip bir insanın 2 günde öğreneceği makinaya tecrübeniz olmadığı için 2825 lira ile başlatırız derler. sosyal hakları (erzak, ikramiye, prim vs.) yoktur. bazı fabrikalar insani dramın farkında olduğu için ekleme yapar - ama mesai oluyor. mesaileri tatil gününde %50 veren mi dersin (%100 olmalı), daha gecen seneye kadar elden veren mi dersin (bordroda sigortayı yüksek yatırmamak için). sendika lafını dillendiren işçiyi önce yıldırma, sindirme devam ederse işten atma mı dersin (anayasal hak). tüm madrabazlıklara karşı en alt tabakada çalışan adamın sabırlı ve sinirlerine hakim olması isteniyor. insanlar neden insani şartlarda çalışmasın? Sorun merdiven altı kıytırık işletmelerde mi, iş beğenmeyen isçide mi? Japon bir yatırımcının, fabrikası için Kestelde arazi baktığımız esnada Türkiye piyasasını sorması ve yaşam şartlarını araştırdıktan sonra "ben işçisine değer vermeyen ülkeye yatırım yapmam" deyip vazgeçmesi her şeyi anlatıyor aslında. Fuck the system.
bir yorum gördüm. hakkınızı yedirmeyin minvalinde. katılıyorum.
şöyle diyor eleman; "işveren hammadde zamlanınca okey, vergi oranı artınca tamam, kiralar zamlanınca el mahkum ama işçiye vermeye gelince 'siktir amk' diyor" diye. üzerine ben de eklemeler yapacağım.
bakın ben iş hayatında çok zor zamanlar geçirdim, geçiriyorum. ama yaklaşık 3-4 sene "para istemiyorum" kıvamında çalıştım. çok çalıştım. aksi gibi çok da potansiyelliydim. özel sektörde her şeyi ilerletiyorsun, bazı konularda büyük sınıf atlıyorsun, tüm bunlara rağmen ücretin damla damla ancak artıyor. hele de bizim ülkedeki enflasyona bakarsak 4 yıl önce aldığım asgari ücretle daha zengindim ben amk.
insanımızda, özellikle de orta alt sınıf aileye mensup anadolulu vatandaşlarda duygusallık had safhada. üzerine bir de hak hukuk adalet, allah korkusu, nasip, kısmet, harama el uzatmama gibi bazı etik değerler default geliyor. gelsin elbet, harikulade şeyler bunlar. ama özel sektörde sizin masanın üzerinde duran paradan pay talep ettiğiniz kişilerde bunların zerresi yok. zerresi olmadığı gibi sizde bunların var olduğunu da biliyorlar. bildiklerinden kullanıyorlar.
bunları göz önüne alarak kimseye piç olun, haysiyetsiz olun diyemeyiz elbet. zaten desek de insanın bir karakteri vardır, değişmez. peki ne diyebiliriz? duygusal olmayın.
"duygusal olmayın" öğüdünü hayatın her yerine uygulayabilirsiniz ama özellikle iki yerde uygulanması büyük önem taşıyor;
1- iş hayatı
2- borsa
borsaya ayrıca değiniriz.
iş hayatında fırsatları kaçırmamakla birlikte 5 lira fazla verene gidin, ahlaksız gibi 1 liranın lafını yapın. çünkü ekonomik olarak kıyaslarsak sizin işverenler karşısında maaşlı bir çalışan olarak yerde 50 lira gördüğünüzde üzerine balıklama atlamanız bile abes kaçmayacaktır. ego yapmayın. duygusal olmayın. para konu oldu mu her şeyi bırakın, ne koparırsanız o kardır.
sınırınızı bilin, olmayacak hayallere kapılmayın mutsuz olursunuz. insan gelişir, insan değişir. fakirken zengin olur, büyük adam olur. zenginken dibi görür, kalbi dayanmaz ölür gider. sizi sıkan şey 100 performans verirken kazancın 50 bile olmaması belki. ama 50 sıfırdan iyidir her şeye rağmen. hem oralarda olmanıza vesile olur. ve oralarda hergün her an olursanız bazen 100 performansa 200 kazanç da denk gelebilir.