Dünyada işsiz insan sayısının yeni bir rekor daha kırarak 2017 sonunda 200 milyonu geçmesi bekleniyor. Bilhassa genç nüfustaki işssizlik oranları daha da tedirgin edici.
Üstelik daha (bilhassa kalifiye olmayan) insana olan ihtiyacı oldukça azaltacak YZ, Endüstri 4.0 gibi yıkıcı uygulamaların çok başındayız. Öncelikle çok acil olarak nüfus artışını durdurmalıyız.
Kaynakları sabit olan bir dünyada sürekli olarak büyümenin teşvik edildiği mantık kurallarına aykırı bir ekonomik sistemin paydaşlarıyız. Kalıcı bir çözüm için çok radikal değişiklikler gerekecek.
Hükümetin çözmek konusunda hiçbir adım atmadığı, tam aksine kontrolsüz ve plansızca açtığı fakülteler, önüne taş koyduğu meslek liseleri ve dayattığı saçma sapan asgari ücret politikasıyla çanak tuttuğu problem.
tecrübesizliği bahane gösterilip işsiz kalan yeni mezunlar, hiçbir referansı (halk dilinde torpil) olmayan gariban üniversite mezunları, çok tecrübeli olduğu için yaşından kaybedip işe giremeyenler, basit görevler için anadil gibi ingilizce isteyip işe giremeyen arkadaşlar, başvuru yapıp aylardır bekleyenler, çalmadık kapı bırakmayanlar diye uzar gider bu liste.
öyle mülakat tekniği anlatmayla, analitik düşünmeyle, cv düzeltmeyle, şansla vs. olmuyor bu işler.
küresel çapta teknolojinin gelişmesi ve gelir adaletsizliği artışı ve özgürlüğün sınırlarının çizilmemesi ile birlikte artan sorun. maneviyat olmazsa (5 kişinin yiyeceğini 1 kişi yerse ve paylaşım olmaz, artı israf olursa), kendini sınırlama olmazsa (bakamayacağı çocuğu yapmak, kaynakları hesap etmemek). vs. bu türlü sorunlar olur.
Askerden geleli 10 gün oldu ama işsizlik adamı mental yönden yıpratıyor.evde oturmaktan sosyal hayatı unutturur bu işsizlik.gecen biri merhaba dedi nasıl karşılık vereceğimi tökezledim nerdeyse:(
işsizliğin nedeni ağır vergi yüküdür
vergiyi kaldırırsanız işsizlik yüzde sıfıra iner
tabi bunun yanında emekliye memuru polisinede çöpe atmanız gerekir
yani işsizliğin nedeni memurlara emekliye gereksiz maaş verilmesidir.
her bölümü 45 dakika olan, toplam 130 bölümlük, 6 sezon diziyi 4 gün 5 saatte bitirerek artık uyuyabileceğimi düşünüyorum. işsiz miyim? evet kesinlikle.
Ruha en ağır yaradır psikolojisi ayrı zor, maddi savaşı apayrı zordur .
Üniversite okuyan pırıl pırıl aydınlık gençlerin geleceğe karamsar gözlerle bakması çok çok üzücüdür. Her ekonomide sağ partiler iktisadi genişlemeyi, sol hükümetler istihdamın arttırılmasını misyon edinir fakat ülkemizde artık bu konuda tüm limitler dolmuştur. Devlet politikası olarak acil el atılması gereken hayati konudur.
25 yaşında babadan harçlık almak, her gün "potansiyel işverenin" suratınıza kapıyı çarpması, arkadaşlarınız evlenip çoluğa çocuğa karışırken kız olaylarından çulsuzluktan vazgeçmek, sosyal hayatınızın sıfırlanması, parasızlık, yine parasızlık... Ama en kötüsü asosyallik, öyle ki birileri arar da sizi sorar diye telefonu bile kapatırsınız. Ne iş olsa yaparım abi durumuna geldiğinizden gidecek yol, atacak adım kalmamıştır. Her gün aynı rutini bir kez daha yaşarsınız. işe başvur, tavanı izle, belki işe yarar diye kpss çalış vs.. Artık öyle bir raddeye geliyor ki işler, utancınızdan bırakın insan içine, ailenizle yemek yemeğe sofraya oturmaya bile çıkamıyorsunuz. Kendinize cevaplayamayacağınız sorular soruyorsunuz, insanlar size bakıp acıdığı için, içinden "bundan da bir şey olmadı" dediği için, sizden ümidi kestiği için utanıyorsunuz, yüzünüz kızarıyor, sonra yeniden tavana bakıyorsunuz. Evet, yine tavana, hep tavana.
siyasi iktidarın sözcüleri tarafından varlığı inkar edildikçe oranı artan bir sosyal defo. istihdam hedefleri tutmuyor, profesyonellik lafta kalıyor, kurumsal firma sayısı azalıyor. “millet iş beğenmiyor” veya “gençler tembellik ediyor” geyikleri gerçekleri tam yansıtmıyor, üstelik görevi vatandaşın refahını sağlamak olan devletin de böyle bahaneleri söylemleriyle sahiplenmesi yanlış oluyor.
kapitalist sistem ile çözülemeyecek olandır.
bugün hiçbir kapitalist ülke, bakın hiçbir diyorum kapitalist ülke buna çözüm bulamaz, çünkü işsizliği onlar yaratır ve bundan çıkar sağlar.
çok basit bir örnek ile açıklayayım; bir evde 4 kişi yaşıyor ise bunların biri işsiz olabilir mi? herkes işinin bir kısmını ona verir, hem rahatlar hem işsizlik çözülür.
fakat patronlar için istenilen bu değildir.
patronlar için işsiz ordusu olmalı ki, değeri x olan iş için birine x-y para maaş verebilsin, hak aradığında ''beğenmezsen siktir git, dışarıda bir sürü işçi var onları alırım'' denebilsin.
sendikaya üye olunca işten atılmakla tehdit edilsin, haklı da olsa işçi, ''yahu haklı olsam ne yazar, beni atar başkasını alır evime ekmek götüremem, çocuklarım aç kalır'' diyip geri adım atsın.
fakat gün seçimlere gelince kapitalist sistemin kukla devlet adamları ''yav işsizlik şöyle azaldı, gençler okumuyor işsiz kalıyor devlete suç atıyor'' diye savunabilsin.
böyle işte, bunu yapanlar çıkarcı ve vicdansız ise buna destek verenler de cahildir maalesef.
asgari ücrete karın tokluğuna köle olarak çalışmaktan evde oturmak daha iyidir. para kazanamadıktan sonra neden çalışasın ki, nasıl olsa çalışsan da bir halt alamayacaksın.
her ne kadar sadece türkiyede olan bir problem gibi lanze edilsede avrupanın birçok ülkesindeki işsizlik türkiyedekinden çok daha fazladır.bunun bir sürü nedeni var. bana kalırsa en büyük nedeni hiç kuşkusuz kapitalizm.