işsizlik diye birşey yoktur. Asgari ücrete köpek gibi çalışmayı ezilmeyi hor görülmeyi insanların ağız kokusunu çekmeyi istememek vardır ve de çok hakliıardır
Bu saatten sonra kimse şikayet etmesin. Bunu sen istedin Türkiye. işsizliğine saygı duyuyoruz. Tuzu kuru olanlar, emekli, dul maaşı alanlar, sosyal yardım, ihale alanlar evet diyor.
Şu an ülkenin gündeminde olan konudur. Elinizi nereye atsanız işsizlerle karşılaşıyorsunuz. Bir de şu iş var da beğenmeyen çok diyenler meydanlara çıksın da milletin halini gördüm. Şu an esnaf bile zor dayanıyor.
hepsi kronik solcuların yüzünden.
kapitalizmi kabul edip iş vereni zor durumda bırakmasa herşey yoluna girer.
kimse 10000 lira vermek zorunda değil üniversite okudu diye.
biz işçi arıyoruz ama çalışacak kapasite de işçi yok. bugün 200 kişiyi eledik.
2500 kişi arıyoruz ama.
babaya karşı duyulan utanç,
anneye karşı duyulan utanç,
sevgiliye karşı duyulan utanç,
cüzdandaki giderek artan incelmeye karşı duyulan nefret,
işe yaramama hissine duyulan nefret,
haketmeme hissine duyulan nefret,
odana kapanıp, sevdiklerinden uzaklaşmak zorunda hissetmekten nefret etmek ve kendinden utanmak..
Halen artmakta. Hala ekonomi çok iyi diyebilenler neye dayanıyor merak ediyorum. Üstelik bu rakama artık umudunu kesip iş aramayı bırakanlar dahil değil.
Yaklaşık iki aydır Dahil olduğum grup.
Ülke'de işsizlik yok diyen mallar,yıllardır aynı iş yerinde çalışan tiplerdir. Önemli olan kendi maaşlarını alıp almadığıdır.
Aslında işsizlik gibi sorun yok. Şu açıdan yok: her insanın başarabileceği, yapabileceği işler vardır. Türkiye'deki sorunlardan biri de işe eleman bulmakla işsizlere iş bulmak arasındaki bağlantının iyi kurulamamasıdır. Bir de Türkiye'de artık birçok şey özel sektöre devredilince kapitalizmin çarkları insanları eziyor.
lise sonrası çalışmak zorunda olduğunuz için geç kazanırsınız okulu, sonra aileniz zar zor okutur, tek umudu olursunuz en değerli varlıklarınızın, aylaklık süresini çabuk geçip deli gibi ders çalışırsınız, hatta öyle çalışırsınız ki bayramda bile evinize gitmezsiniz, bu yüzden hasta babanızı son kez göremeyebilirsiniz hatta, sonra okul biter, gönlünüze belki benim gibi akademisyenlik düşmüştür mesela, yıllarca gidersiniz hayalinizin peşinden, yük ola ola, sonra işler yolunda gitmez, boşa kürek çekersiniz 3 sene, okulu da geç kazandığınız için yaşınız otuzlara yaklaşmıştır zaten, absürd kurslara gidersiniz, çıkan her ilana başvurursunuz, kısmet derler ya hep sizde yoktur o dediklerinden, kısmetsizsinizdir belki de. daha ne kadar dibe vururum diye düşünürsünüz bilgisayarın başında ilanlara bakarken. yaşıtlarınız aile kurar, düğün yapar, çocuk yapar, düzen kurar en olmadı, sosyal bir ortamda iki cümleyi zor kuran insanlar intikam alır gibi belki de; işinden, yorgunluğundan, maaşından, harcamalarından bahseder görgüsüzce, ezercesine, eblek eblek bakarsınız hepsine, bazen yakınlarınız bile yüz çevirir sizden ya da geyik malzemesi olur işsizliğiniz, tebessüm edersiniz içiniz burkularak.