para kazanmaya engel değildir. yani ben (en azından)şu sözlüğe üye olup yazacak kapasitede zekanız olduğunu varsayıyorum, aç kalmazsınız yani. gidipte 930 lira mı asgari ücret nedir çalışacağınıza başka şeyler düşünün tabi açın mezarı yok ama o kadar açlıktan gebermiyorsanız yapmayın.
işsizlik her zaman olur öyle sağda solda yaşlı köpeklerin, yıllar evvel parasını çarçur etmiş asalak böcek insanların bu çalışmıyo yea para nerden geliyor buna allah allah dediklerine bakmayın. bi şekilde yolunuzu bulun elde iphone bi eliniz karıların belinde takılın.
değil 1.000 liraya 5.000 liraya kimse hayatını kurtaramaz, anca aç karnını doyurur. işsizim diye kendinize zulmetmeyin. para kazanacak çok alternatif var.
ben birkaç zaman harici çalıştığımı hatırlamam herhangi bir işyerinde sabah 8 akşam 5. bu ne a.ına koyiyim ya? her sabah işe mi gidilir?
modern zamanın hastalığı. insanlar artık torpil yapacak insan bulamıyor. akraba ziyaretleri de azaldı. gençlik zaten hiçbi' yakınını tanımıyor. siz biliyonuz mu o akraba ziyaretleriyle kaç insan iş buldu. ben söylim 1995-2002 yılları arası 1.962.895 kişi. o kadar zaman olmuş ki görüşmeyeli kimsenin artık yüzü yok başkasından bir şey istemeye. arkadaşlıklar desen karşılıklı çıkara dayalı. hacı not var mı, aga yerime imza atar mısın, kanka evi boşalt kız gelicek. kim arkadaşının abisinin tanıdığıyla iş bulmuş allah aşkına. mezun olunca ertesi gün millet birbirinin adını unutuyor.
bi de şu iş ilanı siteleri. internet yaygın. bilgisayar yoksa bile telefon var. o kadar insan o kadar ilana başvuruyor ki büyük bir çoğunluğu artık kara listeye giriyor firma filtrelenmeleri ile başvuruları gözükmüyor incelenmiyor iş verenler tarafından. iş bulamayan insan ümitsizliğe düşüyor, özgüven kaybediyor ve kimse benim yüzüme bakmıyor diye dışarda iş arayıp başvurmaya çekinir hale geliyor, yeni bir adım yeni bir başarısızlık diye düşünüyor.
işte bunlar hep küresel sermaye. iş bulamayan insanlar daha çok kendine internete veriyor. facebook, twitter, youtube, sözlük, iş ilanı siteleri ve bir sürü şey. boş zamanlarını bunlara harcıyorlar. peki bir günde bu ülkede bu kadar insan arasında ne kadar internet datasının tüketildiğinin farkında mısınız? milyon doları buluyor. herkes kazanıyor, yabancı siteler kazanıyor, iş siteleri kazanıyor, sözlük sahipleri kazanıyor. kaybeden sadece biziz. olan vatandaşın cebindeki üç beş liraya oluyor. oyuna gelmeyin arkadaşlar.
psikiyatr randevumda bir sürü şey anlatmama rağmen ve iş ile alakalı hiç bir cümle kurmamama rağmen senin sorunun işsizlik be dostum dedi bana.ahh işsiziz. üstelik ilkokulda meb tarafından yapılan Iq testinde yaşıtlarımdan çokça ileride olan bir çocuk olmuş olmama rağmen yetişkin halim işsiz. çünkü türkiye de yaşıyoruz.
hani çeken bilir derler ya, gerçekten de öyle. zamanında tam 1 sene yaşadım bu durumu.
arkadaşlarınızla aranıza mesafe koymaya başlarsınız, çünkü cepte para yoktur, sürekli onların ısmarlamaları karşısında rahatsız olursun.
akrabalarla aranıza mesafe koymaya başlarsınız çünkü bir süre sonra daha "nasılsın?" demeden "iş bulabildin mi?" diye sormaya başlarlar.
"bak bizim x'in oğlu da kaç aydır işsiz" cümlesindeki x'in oğlu oluverirsin.
bir süre sonra ailenle arana mesafe koymaya başlarsın çünkü, yaşını başını almış insanlar çalışırken evde pineklemek zoruna gider, sanki ayaklarının altında dolaşmamak istermişcesine odana kapanırsın.
hele bir de sevgilin varsa allah o zaman yardımcın olsun.
Viski yudumlayıp işsizlik hakkında yazan Türkiye topraklarındaki ilk ve tek kişi olabilirim. Evet sıkıcı. Endişeli. Belirsizliğin yarattığı korkularla dolu geçen günler. Aşksız, sekssiz. Yararsız günler geçiriyorum. iyi yanlarım da var. Spor yapıyorum. …… düşündüm de sadece spor yapıyorum ve kendime tek yararım bu.
iyi yazabilmenin şartı var mı acaba? Çok okumak iyi yazabilmenin şartıysa, çok okuyamamak bana yazı yazamamam için verilmiş bir ceza olabilir mi?
iyi yazmak amacında değilim. iyi hayaller kurabilmek istiyorum. Yazı yazabilmek estetiği konuşturmak demek. Hayaller kurabilmek ise yaratıcılığı konuşturmaktır ve en çok bu özelliği istiyorum. iyi ve güzel, mis kokulu hayaller istiyorum. Hatıralar da istiyorum. Hatıraları mis kokulu süzgeçlerden geçirip damıtıp yazıya çevirmek istiyorum.
işsizlik sonucu yapamadıklarımı sayayım. Seks. Aşk yaşantısı. Gezi. Sanat etkinliklerine yoğun katılım. Bunlardan daha önemlileri yok. işsizlik bana sıkıntı veriyor. Hayattan keyif alamıyorum.
Bu yazıyı kime yazıyorum ben? Kendime okuyacağım. Bu da yalnızlığın bir çeşidi işte. işsizim.
en çok yazın muzdarip olduğum ,can sıkıntısı yaratan ,büyük boşluğun olduğu vakitlerde ne yapsam diye kıvrandığım ,üniversite açılsa da gitsek diyerek sonbaharı beklediğim , hiç bitmeyecekmiş gibi gelen 3 aylık psikolojık yalnızlık süresidir.
güzel ve yalnız ülkemde olmayan iş gücü tüketimi...
bursa sanayisinde çalışmaya başladıktan 15 gün sonra kendi isteği ile işten çıkanların sayısı %43 e ulaşmış. şimdi çalışana sorarsan şartlar ağır, patrona sorarsan "işim yetişmiyor" e peki bu %11.3 lük işsizlik oranı nereden geliyor...
bana kalırsa insanların kalifiye çalışma gücü sanırım tükenmek üzere. rahatlığa o kadar çok alışmışız ki preste çalışan adam elinde sigara, elinde ayfon ile iş yapma dürtüsü ile haraket etmekte.
özellikle şu "üniversiteliyim ben" tavırları yok mu gerçekten ifrit oluyorum.
sektörel olarak bakmamak lazım. en önemli iletişim kaynaklarımızından biri olan internet, ciddi olarak pazarlama ağını çökertmiş durumda.
şu sıralar satış temsilcisi aradığımız günlerde gerçekten işsizliğin olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.
özellikle pazarlama ve satış temsilcisi olarak tercih ettiğimiz mesai arkadaşımızın 2. görüşmesinde özellikle "1750 net maaş istiyorum" sözü ile iliklerimize kadar şaşırmamıza sebep verdi.
-biz 1200-1500 arası düşünüyoruz bu sebepten bize katkınız olmayacaığını söyleyebiliriz
diyerek arkadaşı gönderdik; hadi bu arkadaş böyle son 12 görüşmemizde 90 ile 93 arası arkadaşlarla görüşmemizde çıkan sonuç bu.ç çok para isteyip az çalışmak gibi bir eğilimleri var. tabii bunun sebebi son 12 yılda alıştığımız rahatlık.
bu sebepten işsizlik var diye propoganda yapan arkadaşların özellikle kariyer sitelerinde ki arkadaşlara bakmaları, herkes müdür, herkes genel koordinatör, herkes programcı, herkes, mühendis...