nisanda...inerim havalimanında, kararlı adımlarla, damar damar olmuş ellerim, çıkışta şöyle bir sağa sola bakarım, bir daha bakarım, bir ıslıkla taksiye biner aldancak a giderim. ara sokaklardan kordona. çökerim deniz kenarında bir yere, içerim bir bardak demli çayını. mutsuz bir ifadeyle kalkar konak a doğru ağır adımlarla. kemeraltı. birkaç fide alırım anneme. güneşin batışı. belki inciraltı. yeter. başka bir yere gitmem. geri dönerim. benim kimsem yok o şehirde. durmam. dönerken güneşin batışı bile umrumda olmaz. arkama bakmam. nasıl olsa whatsup var. kasmam.
Geçen Bornova metrosunda durmadan oynasip duran bi sevgililer vardı. hani tamam bu ahlaksizliga aliskiniz da, yanlarında bi de çocuğun babası vardı lan. Uzun saçlı, yaşlı, küpeli bi herifti. baba dedi resmen, duydum kulaklarımla. Eleman babasinin yaninda Bildiğin kızi mincikliyor, opusuyorlar filan. Sen bizim ahlakimizi, edebimizi koru Yarabbi. Bu ne gavur, ne sirazesi kaymis bir memleket yahu. Başımıza taş yağsa yeridir.
ulan türkiyenin her yeri mi böyle bilmiyorum da 1 günde dört mevsimi yaşıyoruz şuan..ulan saat 3 gibi şortla bira içtim balkonda güneşe karşı,sonra yağmur başladı tekrar..sonra rüzgar esti buz gibi oldu hava..buarada biara dolu mu yağdı ben mi yanlış duydum? nasıl bi gün lan bu..incecik gömlekle üşümüyorum polarla yanmıyorum,nasıl bi havadır bu amk