Geçen sene iş amaçlı uzun süreli kaldığım; o zamana kadar, belki de hep bir ya da iki gün kaldığımdan, bana çok soğuk gelen ama geçen sene hakkındaki tüm fikirlerimi değiştiren şehirdir.
Şöyle ki; gerek yaya olarak karşıdan karşı geçerken ne Ankara'da ne de istanbul'da görmediğim nezaketle karşılaşmış olmam, gerek esnaf lokantalarında başka şehirden geldiğim öğrenildiğinde yapılan ikramlar ve sıcak muhabbetler ve de iş gereği bir çok yere yürüyerek gitmem gerektiğinden adres sorduğum insanların nezaketi -ki istanbul'da adres sorsanız para isterler- adeta bir Avrupa şehrindeymişim algısı oluşturdu.
Keşke altyapısı ve çevre düzenlemesi de en az doğal güzelliği kadar iyi olsa ve bunun kıymetini bilecek yöneticileri olsa derim hep.
Memleketim olan turkiyenin en guzel sehri
Insanlarimiz akillidir neyin olup olmayacagini onceden kestirebilirler
Oyleki binali yildirima bile birakmadik bu sehri.
ulaşım açısından ankara'dan ve istanbul'dan daha gelişmiş olduğuna kanaat getirdiğim, çok kalabalık olmadığı için istanbul'un akıllılarının ufaktan yavaştan göç etmeye başladığı güzel şehir. izmir'in o kozmopolitliği tehlikede. Bir de bu şehirde çok kodaman var ya. birine yer veriyorsun diğeri geliyo, öbürüne yer veriyorsun aaaah yeter diyosun.
bu şehirle ilgili içimden geçenleri yazmak istedim. her yaz izmire yakın yerde tatilimi yapmıştım çocukluğumda o yüzden izmir' e pek gitmesem de verdiği hisleri, tadı keyfi biliyorum. gezmek, keşfetmek istedigim yerlerden de biri burası ve doğasını seviyorum havasını da öyle. insanları mı yerlisini de seviyorum izmirin keyifli insanlardır. bu şehirde üniversiteyi okumak da güzel bir düş olabilir. ve tabi bu şehrin vereceği hisler de çok özel hisler olacak ve gülümseten bir şehir.
Içimde kalanlar silsilesinde en büyük yeri kaplayanlardan biridir. Çünkü benim için kardeşimin olduğu, gerçek dostlarımın olduğu şehir demektir.
Ne halde olduğu büyüklüğü küçüklüğü umrumda değil. Bilmiyorum ben gittiğimde onlar hala orada olur mu* ama bir akşam kordonunda pedal çevirip evime dönmeden ölmem umarım.