şehrin eski naifliği kalmadı. curcuna her taraf. artık standart bir izmirli yok piyasada
yazlık alanlar çok sakin, tam kafa dinlemelikti. ama orman yangınları baya artmaya ve arsa alım satımları artmaya başladı. yazlık alanlar da gidiyor. gecen yaz mordoğana her gidişimizde ormanın bir bölümü yanmıştı. tesadüfe bak.
türkiye'nin ılıman iklimine sahip büyük şehirlerinden biridir. egenin incisi olarak da bilinir. sayısal verilere bakıldığında nüfusu gittikçe artmaktadır. son dönemde gerek mülteciler gerek ise farklı şehirlerden yoğun göç almakta.
-ani bir kararla alaybey'de indim.Hava daha yeni aydınlanıyordu izmirimde. insan saat gibi kendini tekrarlıyor bazen. Sahile yürürken tombul bir kediyi sevdim. o da beni sevmiş gibiydi. Karşıyaka'ya kadar yürüdüm sonra. Hani büyük şehirler için insanı yutar derler ya, izmir hep beni pamuklara sarmıştır. Aylar sonra sevgilimle buluşmuş gibi karnımda kelebekler...- Böyle not düşmüşüm günlüğüme. ister edebiyat deyin adına ister abartı, izmir ömrümün en güzel yılları demek benim için.
türkiye'nin en güzel, en cana yakın, en sıcak illerinden biridir.
bir şiir;
--spoiler--
"imbatlı rüzgârları deniz kokan sokaklar
Kordonboyu palmiye alır seni kucaklar
Saat kulesi önü sanki bir farklı zaman
Erimiş gümüş deniz körfeze damga vuran
Sallanan kayık gibi masmavi sularında
Gece yakamozlarla derin uykularında
Zeytin gözlü güzeller gezerken Alsancak’ta
Narinciye başkenti inci mercan yaprakta
Zannetme ki dolaşık izmir görene âşık
Martılar taşır sana Karşıyaka’dan ışık."
--spoiler--
Genel olarak insanlarında büyük sıkıntılar olan şehir. Buraya geldikten sonra içinde bulunduğum psikolojik rahatsızlık durumuna bile şükretmeye başladım. Bu kadar savruk yaşanmamalı hayat.