istanbul çakması olmaya çalışan ancak kadıköy'ün bile kendisinden güzel olduğu ülkenin en gereksiz illerinden biri. kaşarları ve yolluları ile ünlüdür.
ezhel ve cem yılmaz fanlarından sonra fanlarıyla mide bulandıran bir başka şehir.
ailesi izmir doğumlu kendisi de izmir'in ortalama üstü bir semtinde ikamet eden bir çomar olarak bunları yazıyorum.
izmir güzel bir şehir. daha doğrusu sakin bir yaşamı tercih eden insanların yaşayabileceği bir büyük şehir. hepsi bu. bunun dışında tek bir özelliği yok ki sayfalarca anlatılsın. ama fanboyluk işin içine girince...
Gün itibariyle ilk kez ayak bastığım güzide ege şehri. Nerede olduğumu bilmesem de geceyi bir sığıntı olarak geçirdikten sonra kalan zamanımı güzel bir yerler görme ümidiyle geçireceğim.
65 yaş kartına sahip sarkık çeneli delikanlıların, fit teyzelerin sefasını sürdüğü şehirdir efendim. Toplu taşıma yaygın, tren metro vapur vs var... Güzelce gezerler tozarlar 1 durak için bile otobüse binerler gece yarılarına dek gezerler, otobüs sırasında sessizce ve güzelce kıvrıladak bir anda önünüzde belireverirler vs...
Ayrıca kavgada da iyidir bu 65+'lık delikanlılar. Uzmanlık alanları eshot şoförleri ile kavgadır.
Neyse,
Dediğim gibi bulunduğu konum ve zamanında medeniyetin parmakla gösterdiği bu kentin 65+ sakinleri tadını çıkarmaktadır.
Hele hele akranları gibi emekli maaşı üstüne kira gelirleri alıyorsa demeyin keyfine ve ona bir ücretsiz dağıtılan izmir büyükşehir dergisi ikram edin... (Zaten hayrına bedava lokma ve bazen yanında verilen tavuk pilav ile dostumuzun karnı toktur...)