doğduğum,büyüdüğüm,çocukluğumun şehri... şimdi eski tadı vermeyen bir zamanlar ki fuarlarında dönen oyuncaklara binilen,haftasonları deniz kenarında oturulup çay içilen,özlenilen ve dönmek istenilen şehir. türkiye'nin en güzel şehri.
türkiye'nin hiçbir yerinde izmir'in mükemmeliyeti, göz alıcı ihtişamı yoktur.. ne istanbul'un kalabalığında, ne ankara'nın durgunluğunda ne de antalya'nın canlılığında.. kimse anlamak istemez, anlayamaz ne denli muhteşem bir şehir olduğunu izmir'de bulunmadıysa,izmir'in kokusunu çekip havasını solumadıysa.. olsun bizi bize bıraksınlar izmir ile.. izmir'i yaşamak bir aşktır, sonu olmayacak bir aşk..
gittiğim zaman içimi yalnızlıkla karışık bir huzur kaplatan şehir. havası ciğerlerden daha bir solunası, insanların kanı havadan mıdır artık daha bir sıcak olan şehir. gittiğim her vakit her türlü kötülükten uzak bir yere geldiğimi düşündüğüm, deniz kenarında yürürken gökyüzü ve denizin aynı renge büründüğünü sanki bir ufuk çizgisi olmaksızın farkettiğim, esnafıyla, işçisiyle, burjuvasıyla olsun oturup saatlerce oturup konuşasımın geldiği, her gittiğimde tekrar yalnız döndüğüm yer. belki ben gözümde fazla ütopikleştiriyorum ya da istanbul'un çirkin yüzünü o kadar fazla görmüşümdür ki izmir'e ait hiç bir şeyi kötülemek gelmiyor içimden.
kızlarının güzelliğiyle meşhur olmasına rağmen, bakışlarda derin anlamlar arayan kişilerin hayal kırıklığına uğramasına neden olacak şekilde sıradan bakışlı kızların yaşadığı şehir.
dünyanın sayılı şehirlerinden biri olsa da o pislik prag, o pislik bratislava, o pislik kiev gibi ucube şehirler gibi tanıtımı yapılmadığı için hak ettiği yere gelememiş güzelim şehirdir.
bazen havası bazende trafiği insanı bezdirir. ama ne olursa olsun benim doğduğum ve büyümekte olduğum tapılası şehir.
insanları çok medenidir. çok anlayışlıdır. kimse ne dediğinize ne giydiğinize karışmaz.
(bkz: relax şehir)
haa bide izmirin havasıyla kızına güven olmaz.