çok güzel bir şehirdir. karşıyaka çarşı, konak meydanı, alsancak kıbrıs şehitleri caddesi önemli merkezleridir. özellikle akşam vakitleri ve yine özellikle cuma ve cumartesileri kıbrıs şehitlerinde yürümek fashion tv. podyumunda yürümekten farksızdır.
izmir
Sıcaklığın sinmiş bir kere
Soluğundan kalbime
Yalnızlığımı silmişsin
Gözlerim değmiş heryerine
Ne kadar büyüsem de küçüğüm elinde
Anam babam yarim izmir
Senden uzak bu memlekette
Aklım hep sende canım izmir
Olmuyor izmir geçmiyor izmir
Yakıyor sevdan sönmüyor izmir
Ne havana ne kızına
Güvenilmez ey izmir
Gönül verdim bir güzeline
Bak ne haldeyim gavur izmir
Ege' nin izmir kadar güzel bir şarkısı.
ocak ayında dahi, ince bir gömlekle sokaklarında voltanızı atabileceğiniz memleketim, güzel şehrim. an itibariyle nazlı nazlı yağan bir yağmur hakim...
Havasına güven olmaz derler doğrudur. Bu sabah arkadaşlarla ayarladığımız buluşma için evde hazırlanırken önce bardaktan boşanırcasına bir yağmur yağdı arkasından da panjurları kıracak şiddette dolu. 15dk. sonra ise otobüs durağına gittiğimde güneş çoktan açmıştı. Günün ilerleyen saatlerinde de Alsancak'ta üzerimizdeki montları çıkarıp gezmeye başladık...
bir rehabilte merkezidir. alsancaktan feribotla karşıya geçmek. agora çaycısında sevgili ile bir çay içip bir sonraki feribotla geri dönmek. sarılmak, kordonda yürümek demektir izmir. *
(bkz: gavur) memleketim diye söylemiyorum izmir kandır candır. her sokağında denizin kokusu vardır. hele ki birde 35 1/2 vardır ki izmir'i daha da değerli yapandır.
(bkz: seferihisar) (bkz: karaburun) (bkz: mordoğan) (bkz: urla)* gibi havasıyla deniziyle insanlarıyla mükemmel yerleri içinde barındıran bir cennettir. böyle yerlere yarım saat uzaklıkta bulunmak ve denizin ötesinde ki yunanistan ve adalarıyla komşu olmak insana ister istemez huzur verir.
Kesinlikle Türkiye'nin en yaşamaya uygun şehridir.
Sebebi ise, insanların anlayışlı ve modern olmaları, genellikle pozitif bir havaya sahip olması, iklimininin yumuşak olması, insana yaşadığını hissettirip umut vermesidir.
doğurmuştur bu şehir sizi,yaşatmıştır,büyütmüştür.bir gün gözleri önünde bir çocuk gibi usulca,sessizce terk edileceğini bile bile takınır en masum bakışlarını.gel de şimdi bırak beni dercesine...ama zaman sınır tanımaz olur,başka kollarda hayatını sürdürmeyi öğrenecektir çocuk bundan böyle...
kökleri anadolu'nun boz topraklarında olan biri olarak bu şehri görüp beğenmiş fakat en iğrendiğim yaşlı teyze tipini bünyesinde fazlasıyla barındırmasından dolayı, ki bu durum benim için bir sosyo-kültürel veridir, her daim insanına soğukluk hissetmiş olduğum türkiye'nin incisidir.
elbette konu sadece 'yaşlı teyze tipi'nde değil. chp'nin kendini beğinmişliği, kendine aydın diyen aydınları, o anadolu insanını küçümseyen hali bu şehre ve insanına sinmiş gibidir. tüm bunlara rağmen ve bugüne kadar doğu insanını bir izmirliden kendime daha yakın görürken son bir kaç gündür insanıyla dahi sempatimi kazanmış şehirdir.
istanbul'da bir yâr sevdim
insanı günaha sokar
savaştepe köprüsünden geçen trenler
sel olur izmir'e akar
izmir'in denizi kız, kızı deniz
sokakları hem kız hem deniz kokar