ulaştırma bakanının açıklamasına göre körfez geçişi ile birlikte; istanbul ve bursa'ya otoban ile bağlanacak olan şehir.
izmir-bursa-istanbul hattı tamamlandığında türkiye'nin en uzun otobanı olacak ve ekonomik açıdan en gelişmiş iki bölge birbirine entegre hale geleek.
buraya kadar birşey yok; herşey hoş, güzel...
lakin izmirlilerin büyük bir çoğunluğu partizan nedenlerle bu yolun yapılmasını istemiyor.
şimdi sözlük, "izmirliler faşisttir" desem yalancı mı olmuş oluyorum
yoksa münasebetsiz mi?
lütfen bana söyler misin?
bugün yazısında; hıncal uluç'un kordon'da geçirdiği bir izmir gününün sonunda yeniden hayran olduğu, insanının sıcakkanlılığına, farklılığına, hoşgörüsüne, içtenliğine; kızlarının güzelliğine, kendine güvenine övgüler yağdırdığı şehir.
kimseye kendini sevdirmek gibi bir derdi olmamasıyla beraber, her ziyaretçisinin kendisini sevdiği şehir. zaten sevmeyen oğluna izmir'den kız almasın, kızını da izmir'li damatlara vermesin efenim.
ayrıca izmir çok gelişmiş, şahane kent kültürü olan bir şehir olamamaktadır ama bir şehri çok sevmek için başlıca sebepler bunlar da değildir. Sakin kendi halinde ve son derece mutlu bir şehirdir. Üstelik kendine müslüman olacağına, gavur olur daha iyi'dir. *
şu an bütün köşe yazarlarının analiz ettiği, ama analiz etmesine gerek olmadığı; iktidarın sunduğu, ve vaat ettiği hizmetlere kendini satmayan, hala dik duran ender illerden, belki de türünün son örneği.
bakmayın siz, akp'ye oy vermediniz de köy gibi kaldınız diyenlere; kıskançlıklarına; kibirlerine kanmayın...
kanmayın onlara, ki o insanlar inanıyorum ki mesela hz. muhammet'e de "olm akıllı ol, iktidarla zıt gitme, güç onlarda" diyenlerdi, diyenler olacaktı o zamanda yaşasalar"...
izmir kesinlikle türk tarihinde onlarca yıl sonra bile, akp'nin en güçlü olduğu zamanlarda bile, hizmet alabilmek uğruna olsa bile, oyunu satmayan, kişiliğini bozmayan il olarak tarihe geçecektir.
varsın metro iki yıl geç gelsin.
bana göre yaşanacak tek şehir. anadoluda geçirilen günler kendisinin özlemini insanın yüreğine işlemeye birebir. kurban olduğumun izmir'i... özledim seni...
ankara'da büyümüş olmama rağmen 4 senelik okul hayatımda beni kendisine aşık eden şehir. kızları güzel*, havası muhteşem, ortamı muhteşem, deniz var*, insanları aydın görüşlü çağa ayak uydurmuş kişiler. kesinlikle türkiye'nin en yaşanılası şehri..
solunan havasıyla bile insanı farklı duyguların esiri yapan izmir'in içine girildiğinde ne kadar düzensiz yapılaşmış olduğunu görmek zor değil. Maalesef yürünen yollar bile, bakımsızlıktan ağlıyor. Şehrin chp'li olması suç değil de, asıl suç chp'nin izmir'de iş yapmaması. Bu durum ne kadar devam eder, bilinmez.
sezen'in evet demesine karşı çıkmayan; tam tersi sezen'in "açılıma karşı çıkanlar iki cihanda da lanetlidir" sözüm ona demokratik beyanatına karşı çıkanların yaşadığı şehirdir.
sen allah mısın doğduğun şehrin tüm insanlarını lanetledin, diğer cihanda da bizi yargıladın?
sen bizi allah'a havale ettiysen; hatta bizim cennet'imizi cehennem'izi sen belirliyorsan, kusara bakma biz de demokratik hakkımızı kullanıyoruz, imza topluyoruz, bize lanet okuyan insanın adı altında yaşamak istemediğimizi söylüyoruz.
hadi bizi bu dünyada da lanetle? o sokakta...
ha bu arada, diğer dünyada kim lanetlidir sen karar veremezsin sezen, sanatçı olman allah olmanı gerektirmez, hükümete yalakalığın da bu sözünü geçerli kılmaz!!!
cennete akp'ye yalakalık yapanlar direkt alınmıyor, en azından islam bunu red ediyor...
ki "dini bütün olanlar, tüm gün namaz kılanlar sizi kandırmasın diyor"!!!
neyse "anlamazdın anlamazdın"...