her türlü acılarımı aynı zamandada mutluluklarımı umutlarımı barındıran şehir. bir çok kaldırım taşında gözyaşım ara sokaklarında anılarım vardır. bazen yaşamak can yaksada izmirden vazgeçemez izmirli.
1800'lü yılların sonunda ve 1900'lü yılların başında avrupa'lılar ve fransızlar tarafından "le petit paris" yani "küçük paris" olarak adlandırılan güzel şehir.
güzel şehirdir vesselam ama çok dengesizdir, balçovada envai çeşit alışveriş merkezini gezerken vay aq dersiniz, ki balçova gayet düzenli bir yerleşim yeridir de, ama bucaya dönmek için 671 e binin giderken göreceğiniz yerler lan biz nerdeyiz burası da mı izmir denecek türdendir, yeşildereyi bilenler bilir bilmeyen bilmesin izmiri hep güzel sansın.
sıcak yaz günleri sadece fayanslara uzanmak istediğin, denizlere yakın, içinde aile ve bir çok akrabayı barındıran, insanların çalışmayı pek sevmediği, dükkanların erken kapandığı, çimenlerin üzerinde bira içilen, güzel kadınların ve piç erkeklerin yaşadığı yere izmir denir. *
Çok güzeldir, dağlarında çiçek açar, insanları uysaldır ve moderndir. Nufüsü 5 milyona yakındır. Ülkemizin üçüncü büyük şehridir. Türkiyemizin en rahat şehirlerinden biridir de diyebilirim. izmirliyim diye demiyorum yani bunları, gerçekler bunlar.
20 küsür yıldır izmir'de yaşarım; belediye'nin sokağa döşediği taşlar için para istediğini hiç görmedim. o sizden para isteyen kişiler, belediye görevlisi olmayıp ta sizi kandırıyor olmasın gençler?
ama haber okunursa sayıştay müfettişleri belediye'den katılım payı almasını emretmiş. şimdiye kadar para toplamadıkları için de uyarmış. belediye'nin suçu yok yani.