öncelikle şunu belirteyim ki izmirliyim, izmir'i de gönülden seviyorum. ancak gel gör ki kordon'dan alsancak'tan falan çıkarsak durumun çok da güzel olmadığı bir şehirdir bu şehir. tamamen şehircilik açısından konuşuyorum, çarpık yapılaşmaya gecekonduya teslimdir. büyükşehir belediye binasına, hükümet konağına tam karşıdan bakan, izmir körfezini enfes bir noktadan gören tepedeki kadifekale nasıl böyle gecekondulara, gettolaşmaya teslim olabilir? içinde büyük iskender'in yaptırdığı surlar olan bu tarihi ve turistik merkez olması gereken bölge nasıl olur bu durumda? hani gecekondu sorunu her yerde var, istanbul'da da ankara'da da, ancak kadifekale kadar merkezi bir nokta nasıl gecekonduya teslim olabilir? cevabı da belli tabi. örneğin izban ile bir yolculuk yaparsanız izmir'in nasıl bir şehir olduğunu anlarsınız. izmir sadece kordonboyu değildir, izmir'in geneli, bakımsız, çirkin yapılaşmaya sahip, büyük sorunlar içinde. zamanında konak meydanındaki şaheser sarı kışla yıkılmış, kordondaki yalılar yıkılıp yerine müteahhit apartmanları dikilmiş, gecekonduya teslim olmuş, büyük bir yangın geçirmiş, büyük darbeler yemiş izmir. asla partizan değilim, yiğidi öldürürüm hakkını yemem ancak belediyecilik anlamında da birkaç alan dışında oldukça başarısız. istanbul ile yarışabilecek kadar büyük bir potansiyeli olan bu şehir malesef bugün çok daha geri bir konumda.
eğer izmir toparlanmak istiyorsa var gücüyle tarihi eserlerini restore etmeli, kent estetiğine önem vermeli, özellikle bayraklıda başlayan skyline bölgesi büyüyerek devam etmeli, vizyon projeler ortaya konulmalı. hadi şimdi kordonda çimlere uzanıp bira için izmir'de her şey çok güzel.
sevdiğim şehir. tapılası. en son geçen sene vize çıkattırmaya gitmiştim. hayran kalmıştım
gazi önder mustafa kemal atatürk' de ağzının tadını biliyormuş, ege denizine bakarak rakı içmesi ne güzel olurdu
diye iç geçirmiştim o zamanlarda
denilesi şehir(yazayım da formata aykırı olmasın)
karmaşıklığın saygılı bir düzene oturtulduğu şehir.
cam açık, bir adam sesli esniyor, karısı tahminimce;
''geç namazını kıl'' diyor. adam oruçlu, belli ki biraz da gergin, bir iç çekip giriyor içeri.
biraz sonra müzik sesi geldi.
'' senden... benden, bizden''
kalkıp baktım kim dinliyor diye. slow şeklini almış hatun pencerenin yanında elinde bir şişe.
baktım iki ev karşılıklı. biraz daha sonra, o esneyen adamın tahminimce karısı olan kadın, balkona elinde çamaşır sepetiyle çıktı.
elinde şişesi olan kadınla selamlaştılar gülümsediler.
izmir'i sevmemek zor.
Tatile yapılacak şehirdir.benim listemde bir numaradır. yaşamak nasıldır bilmem burda ama çılgın bi güzelliği var. ( bkz: tam tefekkür edilecek manzara )
Bir bornovalı olmama rağmen üniversiteyi burada okumak istemediğim memleketim. Tatil yapılır lan izmir' de, okunur mu hiç mantığımı ancak, yıkmak üzereyim.
(bkz: Büyük konusmanın cezaları)