sevdiğim şehir. tapılası. en son geçen sene vize çıkattırmaya gitmiştim. hayran kalmıştım
gazi önder mustafa kemal atatürk' de ağzının tadını biliyormuş, ege denizine bakarak rakı içmesi ne güzel olurdu
diye iç geçirmiştim o zamanlarda
denilesi şehir(yazayım da formata aykırı olmasın)
karmaşıklığın saygılı bir düzene oturtulduğu şehir.
cam açık, bir adam sesli esniyor, karısı tahminimce;
''geç namazını kıl'' diyor. adam oruçlu, belli ki biraz da gergin, bir iç çekip giriyor içeri.
biraz sonra müzik sesi geldi.
'' senden... benden, bizden''
kalkıp baktım kim dinliyor diye. slow şeklini almış hatun pencerenin yanında elinde bir şişe.
baktım iki ev karşılıklı. biraz daha sonra, o esneyen adamın tahminimce karısı olan kadın, balkona elinde çamaşır sepetiyle çıktı.
elinde şişesi olan kadınla selamlaştılar gülümsediler.
izmir'i sevmemek zor.
Tatile yapılacak şehirdir.benim listemde bir numaradır. yaşamak nasıldır bilmem burda ama çılgın bi güzelliği var. ( bkz: tam tefekkür edilecek manzara )
Bir bornovalı olmama rağmen üniversiteyi burada okumak istemediğim memleketim. Tatil yapılır lan izmir' de, okunur mu hiç mantığımı ancak, yıkmak üzereyim.
(bkz: Büyük konusmanın cezaları)