tıpta uzmanlık sınavı'nı kazandıktan sonra yerleşeceğim şehir. 9 eylül üniversitesi veya ege üniversitesi'nde dr. olarak geri kalan hayatıma devam etmeyi düşünüyorum.
yerini doldurulamayacak şehir. şimdi kalkıp yok duyarlı insanlar var, herkes atatürkçü olayına filan girmeyeceğim.
izmir'i farklı kılan bambaşka bir şey, izmir yuvadır. yani nasıl tarif edilir, bazı şehirler vardır güzeldir ama sahiplenemezsin, işte izmir'in farkı bu, sokaklarında dolandığında, kokusunu duyduğunda benim şehrim diyor insan, huzur buluyor.bambaşkadır.
14 aralık'ta kavuşacağım deliler gibi özlediğim kavuşmaya can attığım biricik memleketim, ege'nin incisi. izmir'in kızları bir elinde de cımbızları. dişidir, anadır, efedir gidinin tatlı huysuzları.
köyde yaşadıysanız doğduğunuzdan beri şehir olarak görebilirsiniz. ama hasbel kader bi anadolu kasabasında bile büyüdüyseniz bu ne lan tepkisi verdirir. öyle geri kalmıştır. bir de büyükşehir olacak. yollar bakımsız, otobüsleri leş, ulaşım ağını belediye eline yüzüne bulaştırmış daha iki sene önce denizinden resmen bok kokusu geliyordu, suları arsenikli. say say bitmez. evet.
an itibariyle sandy kasırgasının giderken ''şöyle bir bir merhaba diyim.'' diye uğradığı şehir. arkadaş bu ne rüzgardır ya.çatılar, ağaçlar uçtu. hoov hoov.
an itibariyle eu kütüphanesinin çatısını uçuracak güçteki rüzgara sahip şehir , yine son baharı atladı direkt kışa geçti kerata. Soğuk rüzgar yüzünden kütüphanede sabahlayasım var .
konak iskelesinden vapura binerek o mükemmel silüeti ile insanı sarhoş eden karşıyakadan gelen esintiyle ruhunu sarıp ayıltan birkere başlanınca yarım bırakılamayan bağımlılıktır izmir.