Tarihi Medeniyetiyle, kibar insanlarıyla, saat kulesiyle, kordonuyla, karşıyakasıyla, alsancağıyla, bornovasıyla her semtiyle bir başkadır benim memleketim. egenin incisi aşık olduğum şehir.
" kusura bakılmasın da alsa alsa babayı alır." demişlerdi bu şehirde yaşayanlar. izmir halkında expo için heyecan yoktu. Trafik, toplu taşıma, sağlık, eğitim, kanalizasyon, atık yönetimi ve çevre kirliliği konularında büyük sıkıntıları olan, bu sıkıntılarının üzerine mülteci, asayiş ve benzeri sorunları ekleyen bu bahtsız fakat güzel şehire expo'yu vermek için manyak olmak gerekirdi. istanbul'un olimpiyatları alması nasıl bir hayal ise izmir'in expo'su da aynı peri masalıydı. Efendiler aynı yolları boz-yap ile bir halt olmaz, hizmet verilmez. Şehir ileriye götürülmez! yirmi senede izmir'e ne yapıldı, halkının hayatına ne kolaylıklar getirildi, çehresi ne kadar güzelleştirildi ise onu aldı izmir. Eden buldu... Alan aldı, expo'yu alamayan izmir'in idarecileri babayla yetindi. O babayı münasip bir yerde muhafaza etsinler bir zahmet.
izmirlilerin Chp'ye verdiği değeri, Chp izmirlilere vermiyor. Altyapı konusunda diğer illere göre çok geri kalmış. yayaların yürümesi gereken yerler sular altında.
Bir izmirli olarak futbol konusundaki bu vurdumduymazlığını, bu başarısızlığını bir türlü anlayamadığım kent. Yaşamın her alanında ilk sıralara oynayan böyle bir kentin, başarıdan başarıya koşması gerekirken ikinci ligdeki takımlarının bile allahlık olması neyle açıklanabilir bilmiyorum.
Baskette pınar karşıyaka, voleybolda arkas, konak belediyesi gibi güçlü birinci lig temsilcileri var. diğer dallarda da eminim başarılı takımlarla mücadele veriyorlardır. ama iş futbola gelince, türkiye'nin en köklü ekipleri arasında yer alan üç ekibi, hatta altınordu, izmirspor gibi geçmiş efsaneleri de sayarsak beş ekibi, yüzüklerin efendisine yakışır bir sihir, büyü altında sanki.
Hayatıma giren bir erkeğin yaşadığı şehir. Bu şehir bana sadece azap vermiştir.
Şimdi başka bir erkek hayatımda olmaya çalışıyor lakin o da bu şehre gidecek tayin bekliyor.
Nedir bu izmirden çektiğim be arkadaş?
Ben yavaştan diğerine yolu göstereyim.
islamcı tahammülsüzlüğü nedir görmek isteyenlerin, sözlükte okuması gereken şehir. izmir'de türbanlı, çember sakallı, takkeli, çarşaflı dolaşabilirsiniz ve kimse bir şey demez. ama izmir'de şort'lu, başı açık, kısa-uzun etekli, askılı, kaprili de dolaşabilirsiniz ve yine kimse bir şey demez.
bu başlık altındaki hazımsızlığın sebebi, işte böyle giyinenlerin de var olabilmesidir. islamcı için kendi hayat görüşüne göre giyinebilmek yetmez çünkü, herkesin öyle giyinmesi lazımdır. yozgat'taki gibi, kırıkkale'deki gibi, çorum'daki gibi; bu şehirlerde istediğinizi giyemezsiniz, ve islamcı bunu her şehre yaymak ister, yayamadığı şehirlerde de ne kadar tahammülsüz ve zorba olduğunu izmir başlığı altında gösterir.
Üniversite ve askerlik yıllarımı yaşadığım, 2004'ten beri görmediğim güzide şehir. Otobüsünde, minibüsünde eliniz arka cebinizde gezmezsiniz. Kimse size bön bön bakmaz. Havası, suyu sıcaktır. Varyant yokuşundan inmesi eğlencelidir. Simide gevrek, çekirdeğe çiğdem denir. Boyoz ve kumru meşhurdur. Geliyorum, biliyorum değil; geliyom, biliyom derler. Konak meydanı, saat kulesi, Kemeraltı Çarşısı, fuarı, kordonu, Alsancak'ı meşhur yerlerindendir. Bir zamanlar aktif olan ama şu anda kapalı olan muhteşem manzaralı bir teleferiği vardı.