şimdiye kadar gitmek için can attığım şehirler arasında en yenisi. ne görmüşlüğüm var, ne bir tanıdığım. yeni bir yer, mutlu bir sayfa olur belki hayatımda.
ahmet priştina öldükten sonra hiçbir şey değişmeyen güzel ve yalnız memleketim.aziz kocaoğlu, namı diğer aziz abi, sadece chpli diye seçiliyor ve 11 yıldır şehire ne verdiğini bilen yok, varsa da yobaz kemalisttir onlar. her yağmur yağdığında izmir'e, yollar göle döner, bornova'da üniversitenin ordan geçenlere bence ödül verilmesi lazım yağmurlu günlerde. sadece otobüsler değişiyor senelerdir, ve belli yerlere kongre merkezleri yapılıyor. kaldırımlar değişiyor bütçe tamamlansın ve yeni yılda daha fazla bütçe alınsın diye.
şehirde ne altyapı var ne de düzen. izban denen banliyöyü hükümet el atmasaydı sanırım yıllarca bekleyecektik metro gibi. yıllar oldu metro bitecek. izmir gibi bir şehir, sırf akpli belediye gelmesin diye oyuncak oluyor bunların elinde. akpli falan değilim, ama eğer benim şehrime hizmet gelecekse neden akp'ye oy vermeyeyim? izmir'in nesi eksik konya'dan, kayseri'den, denizli'den?
hele hele şu toplu taşıma düzenlemesi yok mu aman yarabbi. insanlar 100 metreci oldu çıktı. adliyeye giden 2 otobüsü kaldırdı mesela konak'tan. onun yerine metroya binmeli ve ordan da yürümeli ya da inip dolmuşa binmeliyiz.
vallahi helal olsun benim hemşehrilerime. köy olarak kalmak istiyorsak aynen devam edelim.
Şu sıralar resmen köpek gibi özlediğim şehrim. Daha öncede ayrı kalmıştım ama hiç bu kadar çok özleyeceğimi tahmin etmemiştim.Kordon'da çay içmeyi,kemeraltının kalabalığında kendini kaybetmeyi,asansörde izmir manzarasına karşı bira içmeyi, bostanlıda arkadaşlarla dışarı çıkmayı,acayip özledim.
izmir'li değilim. ama üniversite yıllarında çok izmirli arkadaş edindiğim için sıkça gittim. her seferinde iyi ki üşenmeyip gitmişim dedim. en son 2015'in ocak ayında gittim ve o ısrada istanbul kar/çamur ile boğuşurken, urla'da deniz kenarında güneş açıyordu. böyle de güzel bir şehir. asla hayal kırıklığına uğratmıyor.
Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık üçüncü şehri. Anadolu Yarımadası'nın batısında, Ege Bölgesi'nin ortasında yer alan ve izmir Körfezi çevresinde bulunan şehir, her yıl izmir Enternasyonal Fuarı'nı düzenleyen önemli bir fuar merkezi ve liman kentidir. Yüz ölçümü olarak ülkenin yirmi üçüncü büyük ilidir. Batısında Ege Denizi ve Ege Adaları, güneyinde Aydın, kuzeyinde Balıkesir, doğusunda ise Manisa vardır. izmir'in batısında denizi, plajları ve termal merkezleriyle Çeşme Yarımadası uzanır. Antik çağların en ünlü kentleri arasında yer alan Efes, Romanın imparatorluk devrinde dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Tüm iyonya kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran Efes, yoğun sanatsal etkinliklerle de adını duyuruyordu. Bu maksatla da bu şehre "Güzel izmir", "Eski izmir" ve "la Perle de l'Ionie" (iyonya'nın incisi) deniyordu. izmir, yatlar ve gemilerle çevrilmiş uzun ve dar bir körfezin başında yer almaktadır. Sahil boyunca palmiye, hurma ağaçları ve geniş caddeler bulunmaktadır. izmir Limanı, Mersin Limanı'ndan sonra Türkiye'nin en büyük limanıdır. Canlı ve kozmopolit bir şehir olan izmir, uluslararası sanat festivalleri ve izmir Enternasyonal Fuarı ile de önemli bir yer tutar. 2013 TÜiK verilerine göre izmir'in nüfusu 4.061.074'tür.
istanbulu dolduran türlü türlü insanlardan, trafikteki öküz oğlu öküzlerden, 15km mesafedeki işime 1.5 saatte gidebildiğimden dolayı artık gidip yerleşmeyi düşündüğüm şehir. nesillerdir istanbuldayız, aşık olduğum şehirden soğudum. bu kadar dış göç alırsan olacağı bu. istanbulun nüfusu 10milyonun altına inmeden yaşanmaz artık. o da imkansız olduğundan şu an en güzel alternatifim izmir.
camileri ve din alimleri ile meşhur olan muhafazakar şehir. izmir'de doğanların genellikle mümin, mümine, osman ve berkecan gibi isimlere sahip olması kentin üzerindeki dini motiflerin en bariz örnekleridir.