koşulsuz cömertliktir.
bir gün arkadaşlarla geziyoruz bir mağazaya girdik. maaşının iki katı borcu olan elinde nakit tek kuruşu kalmadan kredi kartıyla öbür ayı görecek bir arkadaşım eline biri mavi biri yeşil iki t-shirt aldı hangisi güzel dedi ben olsam yeşili alırdım dedim. tamam ben ikisini de alıyorum dedi. ödedi, çıktık. sonra ''sana ilk maaşımla hediye alamadım küçük de olsa kabul et yeşili sana aldım.'' dedi. lan ne duygusal oldum anlatılmaz. benim gözler dolup dolup geliyor.
ah be kızım sen zaten zar zor geçiniyorsun benim işim yok gücüm yok çulsuzum , senin işin var çulsuzsun ama yine de beni mutlu etmek için yüzümde bir gülümseme görebilmek için bir şeyler yapmaya çalışıyorsun.
hep diyorum hep diyeceğim iyi insanlar da olmasa bu hayat çekilmez...
Dikkat çekmeyen insanlardır, farkedilmezler. iddialı değildirler, az konuşurlar, konuştukları zaman temkinli davranırlar ve kendilerini sözlükteki çeşitli başlıklarda tanımlayarak övmezler.
samimidirler.
harbidirler. düşündüklerini direkt size söylerler.
derdiniz olduğunda anında yanınızda olurlar.
kendisinden başkalarını da düşünürler...
sevmek nedir iyi bilirler.
osuruktan teyyare bir uydurmayı öğrenmeye vakti olmayan kişidir. biz öğrendik ve nerden tutsan elinde kalır bir teori olduğunu gördük. demekki gerek yok.
orijinali şudur;
bir balık düşünün suda yaşamasına rağmen kara için evrimleşti ve karaya çıktı. ilk evrimleşme bu kara için. olaya bakın. temelden sakat. hani içinde bulundukları doğa koşullarına göre evriliyordu? balik niye karaya evrilsin olum ozaman. malları bilim diye kekliyorlar işte.