23 yıllık hayatımın 1 yılını geçirdiğim, avrupa'nın en güzel ülkesidir. Başkenti roma, resmi dili italyanca ve şüphesiz en güzel şehri de firenze'dir. italyanca latin kökenli bir dildir. yine aynı aileden gelen ispanyolca ve Fransızca'ya çok yakındır. insanları sıcak kanlı ve konuşmaları candandır. Otobüs beklerken veya yolda yürürken yaşlı bir amcanın yanınıza gelip muhabbete başlaması olasıdır. sokakları tarih kokar ve her köşeyi döndüğünüzde yeni bir sanat eseri size gülümser.
italyanlar sürekli krizden ve berlusconi'den yakınırlar ama her cuma ve cumartesi gecesi herkes dışarıdadır, eğlenmeye çok düşkün insanlardır. Hiçbir şekilde gelecek kaygıları yoktur, sadece günü yaşarlar. Her zaman geç kalırlar. ayrıca ilginçtir, italyada kilolu insan sayısı yok denecek kadar azdır. Pizzaları mükemmeldir. Türkiye'deki pizzalar gibi her malzemeyi karıştırıp pizzanın tadını bozmazlar. Sade ama gerçektir.
2 aydır yaşadığım her bir karesi tarih, doğal güzellik kokan dünyanın en yaşanılası ülkelerinden biri.insanların içtenliği de cabası.en uyduruk sokaklarında bile ağzınız açık gezmeniz olasıdır.
Roma imparatorluğu gibi bilinen dunyayi fethetmid ve yonetmiş heryerde kendinden bir eser iz birakmiş bir imparatorlugun merkezi medeniyet in başkentlerinden biri.
bu ülkede bi tane yana kaymış olan kule gibi bir şey var. (italya hakkında pek bilgim yok) elinizi sanki kuleyi itiyormuşcasına fotoğraf çektiren ikibininci kişi olmak gibi bir hayalim var.
kafanızdaki italya napoli'dir, medeniyetinin beşiği floransa ve roma'dır. apaçiler için sicilya'da görülmeli. kalan kısmı zilyonlarca turist sebebiyle farkı anlaşılamayacak durumdadır.
yemek porsiyonları küçücük olan ülke. buna karşın fiyatları gayet büyük. yunanistan gibi sürekli kriz muhabbeti herkesin dilinde ama gelgelelim halk sürekli dışarda kafede, restoranda muhabbette yiyor, içiyor yani yaşantılarından pek geri adım atmış bir halleri yok gibi. Eğer bu tasarruf yaptıkları, kriz şartlarına ayak uymuş halleri ise krizden ve eurodan önce nasıl yaşıyorlardı merak ediyorum.