%53'ü tanrı ya da değil bir yaşam kaynağının bulunduğuna,
%23'ü tanrının varlığına,
%23'ü ise herhangi bir yaşam kaynağının ya da tanrının varolmadığına,
inanıyor.
%75'i isveç kilisesi'ne bağlı (protestan) olduğunu belirtiyor.
200.000 hıristiyan göçmenin 120.000'i kendisini dindar,
400.000 müslüman göçmenin 180.000'i kendisini dindar olarak tanımlıyor.
yazlari bile yagmuru eksik olmayan, turkiye'den buharlasan sularin buralara yagmur olarak dustugunu dusunduren yemyesil ulke. su altindan gitmenizi saglayan harika bir tunelleri var. gecekondu dedigimiz cirkin yapilardan bir tane bile gormek imkansiz, eski olusumlu oldugu icin her yer dumduz ve bunun avantaji olarak sehir planlamasinda cok daha rahat harikalar gerceklestirilmis. insanlari soguk gorunseler de iki uc muhabbetten sonra muhabbetsinas yonlerini comertce ortaya seriveriyorlar sanki 40 yillik ahbap gibi. alisveris merkezlerine diyecek yok! binlerce kronluk giysiler-esyalar indirimlerle neredeyse bedavaya alinabiliyor. herkesin gelir duzeyi oldukca iyi olmasina ragmen cogu indirimlerde ihtiyaclarini gideriyor. yok oyle bol keseden harcamak, lukse kacmak falan. bilincli insanlar hepsi, yerler bal dok yala. bir de aurora olayi var ki harikulade! isvec'in yukari kesimlerine ciktiginiz vakit goreceginiz isik oyunlari, isvec'e asik olmaniz icin yeterli bir sebep. ama yine de bulbul-altin kafes iliskisi yururluktedir vatan icin atan minik kalpte.
dünyanın en büyük silah üreticelerinden olan, refahının sebebine ırak ta orda burda surda kanların dokülmesine sebep olan silahlardan borçlu olan ülke.
sınırsız yeşil, yol kenarında görme ihtimalinizin yüksek olduğu geyikler, sandviçinizi ısırırken serçenin yanınıza rahatlıkla konup ortak olma isteği...doğa ve sosyal yaşamın içiçe olduğu nadir yerlerden... yüzölçümüne oranla nüfusu oldukça az,söylenilen kadar kızların güzel olmadığı,eğlence anlayışları bizden tamamen farklı olan,sıkıldığınız sinyallerini vermezseniz yaygın oyunları "king" i saatlerce oynayabilcek insanlar topluluğundan oluşan,yaz mevsiminde coğrafi konumu itibariyle gece olsada uyusam deyip alacakaranlıkta uyumak zorunda kaldığınız,insanların hava koşullarına alışık olmasıyla güneş gördüklerinde ince giyinip, sizinde uyum sağladığınız takdirde grip olma olasılığınızın yüksek olduğu yer.
milli marşlarının ilk kıtasının son dizesinde "din sol,din himmel,dina ängder gröna" (senin yeşil güneşin,gökyüzün,çayırların) denmesinin sebebini bir türlü anlayamadığım ülke.
isveçli bir arkadaşımın "herhalde kafiye olsun diye öyle yapmışlar" şeklindeki yorumu ufuk açıcı cinstendir...
kişi başına düşen milli gelirin en fazla olduğu,herkesin ingizliceyi konuşabildiği,tarihine sahip çıkmış bunun sadece Gamlastandaki binalardan değil ülkedeki çoğu yapıdan rahat rahat anlaşıldığı,insanların gelirinin büyük kısmının vergiye gittiği,sarışın insanlarla dolu,güneşi fazla göremedikleri için ülkedeki çoğu insanın depresyonda olduğu,başkentinin adalardan oluştuğu ve köprülerle bağlandığı,insanın dışardayken kendini değerli hissettiği sosyal bir ülke...