ister yalan deyin ister doğru ölüm geldi

entry109 galeri0
    51.
  1. bir gerçek var
    yorgun, hasta ve umutsuz insan
    dayanabilecek misin?
    tüm gerçeklere
    bir kez daha söylüyorlar
    ölüm seni bekliyor..
    2 ...
  2. 52.
  3. yorgun bir bekleyiş
    neyi, kimi bekliyorum
    unutmuşum
    ölüm gelecekti
    bekle
    ağlayarak ve acı çekerek
    niçin?
    niçin bu gözyaşların, bu öfken!!
    hadi durma koş şimdi
    ama unutma
    ondan kaçamazsın.
    1 ...
  4. 53.
  5. derin bir sessizliğe uzanan bu yolda
    ümidini kaybetme
    avutma sakın bu sözlerle kendini
    kandırma bunlarla kendini
    boşa vakit harcama
    sen hastasın...
    1 ...
  6. 54.
  7. 02.09.2009
    bugün de mi yalnızsın, içindeki boşluğa hapis mi oldun. evet kaybettim ben her şeyi ve herkesi. hadi şimdi gül bana hayat, yıkılmış bir savaşçı var senin karşında, ama halendaha seninle inatlaşan bir savaşçı. bırak gideyim sevdiklerime, bırak gideyim beklediğime, yeter ki ben yaşayayım, bırak beni hapsetme beni karanlığında, ışığı göster oraya gideyim.. boş bu laflarım hadi şimdii uyu, derin karanlıkta bir kez daha kaybol..
    1 ...
  8. 55.
  9. sabırdı belki gece denen şey, mutlak suretle kavuşacaktı bir sabaha... bir ömrü tüketmenin hüznü yerine, her anında gülümsediği, her kaldırımını neşeyle adımladığı bir dünya bırakacaktı geride...zaman denen izafiyi iliklerine kadar hissedip onunla beraber tükenmektense, her nefesin hakkını vererek yaşamalıydı... gelmeyen bir mektubu bekleyerek günü yitirmektense, çıkıp özgürce dolaşacaktı sokak kedileriyle...
    0 ...
  10. 56.
  11. cümleyi kuranin azrail olmasi halinde, sahip oldugu vasiflardan ötürü, gereken ehemmiyet gösterilmeli, sallanmali... "ister yalan deyin..." derkenki sizli bizli üslubu da zarafetindendir. galeyana gelmeyiniz, zira boru degil lan adam melek yani en nihayetinde...
    0 ...
  12. 57.
  13. başlığı okuyunca bi anda çağrıştı :

    ölüm nereden ve
    nasıl gelirse gelsin...
    savaş sloganlarımız
    kulaktan kulağa yayılacaksa
    ve silahlarımız elden ele geçecekse
    ve başkaları mitralyöz sesleriyle
    ve de savaş
    va zafer naralarıyla
    cenazelerimize ağıt yakacaksa
    ölüm hoş geldi,
    safa geldi.

    -che guevara-
    0 ...
  14. 58.
  15. 04.09.2009
    hep kendini düşünenlerle dolu bir dünya; yanıbaşında ölüm gezmekte ama senden başka kimse görmemekte. uzun, karanlık ve sıkıcı bir gün; gözyaşları, haykırışlar, inlemelerle dolu bir gün neye ağlamalıydım; ölümüme mi? yoksa sevdiğime mi? bilmiyorum. bu soru ve bundan sonraki gelecek her soru cevapsız, artık gücüm yetmiyor cevap vermeye, gerçekleri söylemeye. ama kendimi kandırıyorum biliyorum da. unutmak istiyorum tüm güzel günleri, sevdiklerimle olduğum o güzel günleri. ama olmuyor acı çekiyorum, ağlıyorum.
    bugünde bitmesin bir gün daha bir gün daha gitmesin ölüme. ama durmuyor ve gidiyor durmak bilmeden, acımadan. bazen yalanlarıyla bazen doğrularıyla ama bir şekilde devam ediyor hayat hiç beklemeden. hep yarım, hep yarım...
    bir gün bitiyor ölüme verdiğim bir gün daha gidiyor. ve şimdi uyuyorum; kapatıyorum gözlerimi uzaklaşıyorum hayatın sahteliğinden...
    1 ...
  16. 59.
  17. 06.09.2009
    bugünde hiç gelmeyecek bir mektubu bekliyorsunuz, onu bir an olsun unutamıyorsunuz. biliyorsunuz o gelmeyecek ne mektubu gelecek ne de kendisi gelecek. zaten gelmesini istemiyorsunuz. onun sizi şu halinizle görmesini istemiyorsunuz. hayata karşı yenik bir kızı görmesini istemiyorsunuz. tek çare var o da ağlıyorsunuz. ancak böyle kurtuluyorsunuz sıkıntılarınızdan veya siz öyle sanıyorsunuz.
    ve artık beklemeyin o gelmeyecek...
    1 ...
  18. 60.
  19. 07.09.2009
    bekleyişlerinizin sonu hep hüsran olacak artık bunu çok iyi biliyorsunuz. yenik bir kızsınız hayata karşı sadece gözyaşlarınızla varsınız, hayata karşı söyleyemediğiniz düşüncelerinizle varsınız. o birileri hep engel oluyor size bazen üzüyor bazense hiç acımadan kırıyor. ama siz alıştınız acı çekmeye, gözyaşı dökmeye. insanlar sizi anlıyorum dedikleri zaman gülüyorsunuz ama gözyaşı dökerek gülüyorsunuz. çünkü sizi kimse anlayamaz, sizin ne düşündüğünüzü kimse bilemez. ve bu insanlar sizi anlıyorum diye ortaklıklarda geziyorlar. belkide en çok buna üzülüyorsunuz.
    sizi yenik olduğunuz halde ayakta tutan kim? kim size dayanma gücü veriyor? ve kim size bu kadar büyük bir sabır veriyor?
    ölüm size çok yakın!
    2 ...
  20. 61.
  21. hepiniz yalanlarınızla yaşayın
    hepiniz bir kez daha öldürün beni
    öldürdükten sonra gülün
    çünkü duymak istiyorum
    o güzel kahkahalarınızı
    bir gün gelecek
    ben de size güleceğim çünkü
    ama ben gözyaşlarımla güleceğim size
    acıyarak dökeceğim gözyaşlarımı
    işte o zaman anlayacaksınız
    kim olduğumu..

    (ece gkscg).
    2 ...
  22. 62.
  23. bugün bana birisi şunu öğretti:
    ne kadar anlatırsan anlat karşındakinin anladığı kadardır anlattıkların...
    1 ...
  24. 63.
  25. en güzel sana yakışıyor ölüm!

    en güzel hüzünlü gözler seninkisi
    en güzel mavi gözler seninkisi
    ve ölüm, ölüm en çok sen de güzel ve değerli...
    hadi ayağa kalk savaşçı kız!
    hayata karşı durmaya çalış...
    biliyorum, başaramayacaksın..
    ama söylüyorum işte
    belki de vicdanımı rahatlatmaya çalşıyorum
    üzgünüm...
    ve şimdi ise gerçekleri hissettiklerimi söylüyorum;
    bu gece o güzel gözlerini kapat
    ve hiçbir şeyi düşünmeden uyu, ölüme ve gerçek var oluşa...
    o güzel gözlerinden yaşların akmasını istemiyorum
    buna izin vermek istemiyorum..
    en güzeli ölüm!
    en güzeli gözlerin!
    bugün ilk sorumsuz davranışını gerçekleştir
    bırak, kimseyi düşünme!!
    bugün ilk defa insanları üz!
    ve bırak git,
    git ama içindekileri söyle
    yeter ki hissettiklerini söyle!
    her şeyden değerli olan hissettiklerin..
    saklanma, sevdiğin karanlık köşene çekilme!
    o güzel parlak yüzünü saklama
    seni iyi tanıyorum
    çünkü sen bensin, en yakınımsın, en güzelisin ve en safısın
    artık güvenme şu insanlara
    bırak lütfen ve üz onları seni üzdükleri gibi
    üz ki sen öldüğünde onlar üzülmesin
    senden nefret etsinler, sevmesinler
    ve onlar üzülmesinler
    'sen nasıl birisin?'
    ölüm bile gelmişken yanına
    neden şu insanları düşünürsün?!
    neden şu insanlara değer verirsin!?

    ölüm sana yakışıyor
    o hüzünlü bakışlarına..
    en çok da buna üzülüyorum
    o mavi gözlerini bir daha göremeyeceğimden
    ama sen yeter ki mutlu ol!
    ve git...

    ölüm sana yakışıyor
    o saf ve temiz yaralı kalbine
    en çok buna üzülüyorum
    kalbini kırdığıma...

    ve ölüm en çok sana yakışıyor...

    bu şehirde, bu gece sessiz çığlıklar yükselecek
    dev feryadlar inleyecek ve duyulacak
    sen, sen kanatsız melek!!
    sakın arkana bakma ve üzülme..
    sadece git!
    bu insanlardan uzağa, çok uzağa!!

    ve ölüm en çok bu kıza yakışıyor,
    hüzünlü bakışlarına ve yaralı kalbine!!

    (ece kscg)
    1 ...
  26. 64.
  27. bütün ümitlerinizi alabiliyorlar tek bir sözleriyle,
    kim olduğunuzu bilmiyorlar...
    karanlığa doğru git karanlık kız,
    karanlığa...
    sen ancak orda mutlusun ve orda huzurlusun.
    yalnız kal güçlü kız,
    yalnız...
    sen ancak böyle mutlusun ve böyle huzurlusun!
    1 ...
  28. 65.
  29. ataol behramoğlu şiiri.

    ben ölürsem gece akşamüstü ölürüm
    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Şehre simsiyah bir kar yağar
    Yollar kalbimle örtülür
    Parmaklarımın arasından
    Gecenin geldiğini görürüm

    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Çocuklar sinemaya gider
    Yüzümü bir çiçeğe gömüp
    Ağlamak gibi isterim
    Derinden bir tren geçer

    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Alıp başımı gitmek isterim
    Bir akam bir kente girerim
    Kayısı ağaçları arasından
    Gidip denize bakarım
    Bir tiyatro seyrederim

    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Uzaktan bir bulut geçer
    Karanlık bir çocukluk bulutu
    Gerçeküstü bir ressam
    Dünyayı değiştirmeye başlar
    Kuş sesleri, haykırışlar
    Denizin ve kırların
    Rengi birdenbire karışır

    Sana bir şiir getiririm
    Sözler rüyamdan fışkırır
    Dünya bölümlere ayrılır
    Birinde bir pazar sabahı
    Birinde sararmış yapraklar
    Birinde bir adam
    Her şeye yeniden başlar.
    1 ...
  30. 66.
  31. --spoiler--
    ölüm, nereden ve nasıl gelirse gelsin, silahlarımız elden ele geçecekse, savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve başkaları savaş ve zafer naralarıyla ve de makineli tüfek sesleriyle cenazelerimize ağıt yakacaksa, hoş geldi, safa geldi.
    --spoiler--

    (bkz: ernesto Che Guevara)
    0 ...
  32. 67.
  33. Hiçliğin Tadı

    Ey hüzünlü ruhum.
    ihtiyar budala.
    Kanının kanatlarında hırçın bir kıvılcım yanardı,
    Umudun mahmuzu yavaşça dokunsa şaha kalkardın.
    Ey şimdi her adımda derin derin soluyan hasta
    işe yaramaz beygir
    Uzan olduğun yere dayanmasını bil.
    Sönmeyen yanı var mı dünyanın...

    Ruhum, acılarını örtün.
    Ağır mermer tabutlarda uyanacak zamandır.
    Yenilmiş yaralar içindesin kocamış bunak
    Artık ne kavganın tadı
    ne de aşkın dinmeyen fırtınası ulaşmaz sularına.
    Elveda kavalın türküsü
    Flütün iççekici elveda
    Somurtkan ve karanlık kapılarımı çalmayın artık
    Ey hazların derinliği duyumların ateşi elveda..

    Ruhum sevgili baharının bitti.
    O çılgın kokuların tükendiği zamandır..
    Ayaklarımın altında yusyuvarlak dönüyor dünya
    Issız dağların karlı ağzında donmuş bir yolcu derinlere kayıyor
    Geçmişin titreyen eli sazdan örülmüş rüzgarlı kulübesi
    Gerek yok sığınmaya
    Ey her solukta gövdemi yutan zamanın muazzam ürperişi
    Ruhum dünyanın çığlarını çağır.
    Seni sarıp döne döne götürecektir zaman.

    Charles Baudelaire.
    1 ...
  34. 68.
  35. süresiz çaylaksınız. bir daha hiç yazar olmayacaksınız.
    hadi şimdi ağla ece,
    şimdi üzül ece,
    şimdi git ece
    yine sus ece,
    yine sus ece...
    ve şimdi öl ece!
    1 ...
  36. 69.
  37. gidip uyu ki ölüme bir an önce kavuşasın
    vakit kaybetme hemen git, git ki
    daha fazla üzme insanları
    evet 'insanları' ...
    1 ...
  38. 70.
  39. yorma artık gözlerini
    yorma artık acı çeken kalbini
    yorma artık o paramparça olmuş zihnini
    ve yorma artık kendini..
    1 ...
  40. 71.
  41. gözlerin bıktı artık senin ağlayışlarından,
    kalbin ise nefret ediyor senden
    bu kadar onu kırdığın için
    ve zihnin o seni sevmiyor
    git diyor, git
    ölümünü düşün diyor
    ölümünü!
    1 ...
  42. 72.
  43. ellerin çok soğuk ve beyaz
    kansızsın ve farkındasın
    gözlerin mavi ve yaşlı
    acı çekiyorsun ve bunu biliyorsun

    dayanabilir misin?

    hayır..
    o zaman ne bu bekleyiş?

    git ve öl...
    1 ...
  44. 73.
  45. ölüm mü gelmiş?
    peki nerde?
    nasılmış?
    bu kadar erken mi gelecekmiş?
    niye gelmiş?

    ve kimin için gelmiş?!

    şurda oturan mavi gözlü kız için gelmiş,
    şurda bak ağlayan, gördün mü?
    yüzü bembeyaz olan, güneşte duramayın..
    ve hep acı çeken o mavi gözlü kız için gelmiş...
    o mavi gözlü kız için..!
    1 ...
  46. 74.
  47. peki ama neden bu kadar erken gelmiş, niye o kız ağlıyor?
    ve neden o?

    kim bilebilir, kim bilebilir?

    ölmek bu kadar acı verici mi?

    ordaki masum, saf ve mavi gözlü kıza sor, cevaplayacaktır..
    1 ...
  48. 75.
  49. niye ağlıyorsun, ölüm bu kadar üzüyor mu herkesi?
    niye ağlıyorsun?!

    ölüm, acı verici değil,
    ölümdür asıl seni yaşatan
    ölümdür asıl senin doğuşun

    ve
    sensindir o..

    peki neden ağlıyorsun?

    ağlamıyorum ki, duyularım sadece insanları kandırıyor o kadar
    ben gülüyorum,
    ölümüme gülüyorum!!
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük