alptekin esin den alınan iki dönemlik unutulmayacak bi derstir.
insanın kafasını formüllerle, zımbırtılarla dolduran bölümdür aynı zamanda.
bölümde sınıf ortalaması 25 bile olamayan dersler vardı düşünün,
şu an bakıyorum o dersler o kadar da zor değilmiş,
bütün bölüm öğrencileri nesillerdir gerizekalı olamayacağımıza göre şöyle bi tanım mümkündür: gazi üniversitesi ndeki bazı hocaların öğrencileriyle hiç vedalaşmak istemediği bölüm.
finaline 9 saat kala nasıl olsa sınavda soruları görünce hiç çalışmamış gibi olacağım tarzında düşündüğümdendir ki hala çalışmaya başlamadığım, iktisat ögrencilerinin korkulu rüyası ders, eziyet.
süregelen ilgili/benzer olayları veri toplayarak ve rakamsal olarak takip ederek, olaylar arasında ilişkisel bağlantı kurma ya da genelleme oluşturma bilimi.
açıköğretim versiyonunda geçme ihtimaliniz sallayıp tutturabilme yeteneğinizle paraleldir. misal ben sırf sallayarak 49'dan kaldım. bir sonraki sene 20 küsürü ancak yakalayabildim.
sikimsonik bir derstir. herkesin bilmesi gibi bir şeye ihtiyaçta yoktur. zaten bu dersi matematikten ayıran şey nedir onu da merak ediyorum. bildiğin ortalama değer falan alıyoruz lan. sadece süslü ifadeler vermek için ders mi açılır. hatta abartıp neden bu bölüm haline getirilir.
tamam, bölüm bir nebze kabul edilebilir. istatistik önemlidir.
lakin tek suçu okula gelirken sayısal soruları çözdü diye sıradan bir insan evladına bu ders niye gösterilir. herkes kendi işinde uzmanlaşsın arkadaş, açın artık türkiye'nin önünü... boş işleyle uğraştırmayın beni, bırakın 2-3 buluş yapayım hayatınızı değiştireyim. hatta çoluk çocuğunuz rahat yaşasın lan, bırakın lan beni!