sırtındaki ağırlıkla boynu iyice bükülmüş, beli ağrımış, ihtiyarlamış güzel şehir..
her geçen gün iyice kalabalıklaşıyor.. dolduğu bir an gelecek mi yoksa adım atacak yer kalmayana kadar dolmaya devam mı edecek bilemiyorum..
hayallerimin yalnızca başı ama bugün çabalıyorsam her şey de bunun için.
her pes edip dibe battığımda aklıma geliyor ve tekrar çabalayıp yüzeye çıkmaya çalışıyorum. sonra tekrar batıyorum. son 7 yıldır aynı rutinle üniversite üçe kadar geldim. bir iki yıl daha bu şekilde yürütürsem her şeyi, gerçekleşmemesi için hiç bir neden kalmayacak. sonrada dönüp ankara'nın yüzüne bakacağımı sanmıyorum.
şayet gerçekleşmezse (en cici haliyle) ne halt yiyeceğim konusunda da hiç bir fikrim yok. bir çok kapıyı istanbul uğuruna kapatıyorum zira.
Herkesin trafikten, hava kirliliğinden ve insanlarından şikayet ettiği, hep yaşamak istediğim ve içimde ukde kalan büyük şehir. Ayrıca Türkiye'nin en kalabalık ili olma özelliğine sahiptir, "megakent" diye de adlandırılır. Bir gün umarım orada bir yaşantı kurabilirim.