yaşanması için hakedilmesi gerekilen bir şehir zamanında bir savaş yapıldı ve hakeden kazandı... istanbulu çok kötüleyen insanlar var ama bilmiyorlar ki burayı kötü yapan insanlardır. canım şehrimin güzelim boğazımın dili yok ki konuşsun olsa kim bilir neler söyleyecek bizlerin bilmediği görmediği...
türkiye de bir istanbul vardır birde diğer şehirler.herşey istanbul içindir.en güzel mekanlar istanbuldadır, en güzel kadınlar izmirli olsada istanbulda caddelerinde gezerler, en zenginler ve en fakirler istanbulda yaşar.paran olmassa istanbuldasındır ama istanbulu yaşayamazsın.
o nasıl bir sıcaktır arkadaş. o nasıl bir şehir düzenidir. evlerin üzerinden yüksek gerilim hattının geçtiği yerdir.
neyse macerama gelelim;
oldum olası anadolu yakasını sevmem. tesadüf bu ya sabiha gökçende akrabayı avrupaya yolladıktan sonraki günün sabahı evime yani anadolu yakasına döneyim dedim ama ne döndüm. sıcaktan bacaklarımın arası ıslandı. sanki adet görmüş gibiyim ulan. gidip orkid alacaktım yav. kadınları o gün çok iyi anladım. soğuk su içmekten boğazım şişti. allah sabır versin dışardakilere yav.*
3. dünya ülkelerinin kanını, bir vampir gibi emen gelişmiş ülkelerin, namusuz ve hırslı bir bakış ile kestikleri şehir. çünkü bahse konu olan şehir dünya'nın incisidir.
candır, canandır. uğruna yüzlerce şiir yazılmış, eskidikçe güzellleşen şarap misali bir aşuke ve maşukedir.
tekrardan ve tekrardan aniden başlayan sağanak yağmura tutulmuş şehir. 2010 yazı istanbul'da kültür başkentliğinden çok bu anormal yağışlarla hatırlanacaktır. bi de tabii "baaaay bayaaaaan şemsiye beeeeş liraaaa!" diye bağıran mini çakal girişimcilerle...