eski adı der saadet. yani, mutluluk kapısı. istanbul sadece bir şehir değil, olanaklar kapısı. bu şehirde bir sürü manyak, şair, deli, sanatçı var. milyonlarca hikaye var. ankara gibi sıkıcı şehirlerde, bankta ya da otobüste yanına oturan insanla muhabbet kuramazsın. ama istanbulda, bir yerden bir yere giderken herkesle iki çift laf edebilir, ahbap olabilirsin. bu şehir garip bir şekilde insanı sosyalleşmeye itiyor.
alismaya calistigim. onceden gitgeller olurdu, guzeldi gezmesi; yasamasi apayriymis, ve onceden yasadiginiz sehir sizin icin buyuk olsa da istanbulun icine girince kendi memleketiniz kucuk bir ilcesinden oteye gidemiyor.
seninle ilgili bir derdim var. yaşamıma hakim olman hoşuma gitmiyor ama bana yaşama gücü verdiğini inkar edemem.
apar topar senden kaçarken bile seni seviyordum, istediklerimi vermediğin için sana küstüm.
beni kovdun ama uzağında oldukça seni özlemeyi öğrendim, özledikçe küslüğüm geçti, barıştık. bana yeni şeyler vaadettin, tekrar gelirsem çok mutlu olacaktım.
ve yine bana yalan söyledin, inandım, inanabilmekle mutlu oldum. elime ne verdiysen çekip geri alma huyunu hiç bırakmayacaksın değil mi ? inatçısın. ama doğduğumdan beri senin havanı solumak, suyunu içmek bana öyle bir inat vermiş ki, seninle başedecek gücü hala kendimde bulabiliyorum.
istanbul ...
Çoğu zaman soğuk bir şehir gibi gelmiştir bana ama artık gitmeyi arzuladığım bir dönemde olsa orda yaşamayı istediğim şehir.
Medeniyetlere ev sahipliği yapmış tarihi ve doğal açıdan türkiyenin en güzel yerlerinden biri sayılan , osmanlıya yıllarca başkentlik yapmış bir şehir ...
istanbul istanbul olalı tamlaması ile acaip eğlenilen, acaip düğün yapılan, acaip kavga edilen, acaip birşeyler yapılan acaip bir şehir olmuştur. anadolu kentlerinin bir çoğunda öğrencilerin bütün yapamadıklarına "istanbulda var oysaki" demeleri ayrı bir acaiptir.
istanbul da herşey vardır. arayan bulur. benim istanbulum lakin biraz fatihtir. çocukluğumun fatihidir. yani karaçarşaflı ortodoks rahibesi bozmaları ve peygamber efendimiz (sav) veya sahabelerin giyinişleri ile alakası olmayan antenle tuvalet pompası arasında gidip gelen yobazlar tarafından işgal edilmeden önce, yemyeşil bahçeleri, 12 ayrı kütüphanesi ile ünlü semtidir istanbulun...
En son gittiğimde minibüste 300 lira çaldırdığım şehir. Bursa da insanlarla kıyaslayıp bir ortalama veya genelleme yapacak olursak insanların suratlarına baktığınızda güven duygusu pek oluşmaz. Sanki herkes potansiyel hırsız , dolandırıcı , gaspçı gibi geliyor.
Not: ailem 40 seneden fazladır istanbul da. Ben de üniversite kazanana kadar istanbul da doğdum büyüdüm.