biz hukukçuların yeni göz bebeği,yeni ekmek kapısı olacak dünyanın en büyük adliyesi ayrıca çağlayan AVM'den sonra kartal Hotel boyutların geldiği noktayı gösternektedir.
edit:bazı sığırlar ironiden yoksunlar bunu da öğrendik onlara beyin nakli yapılması dileğiyle.
Beterin beteri olduğuna inanmamı sağlamış yapıdır. ilk yapıldığında çağlayana laf söylerdik ama çağlayan bunun yanında cennet. insanlara faydası olan adliyedir şöyle ki; o kadar gereksizce büyük yapılmıştır ki aradığınız mahkeme vs.. daireyi bulana kadar ayaklarınıza kara sular iner böylece spor yapmış olursunuz. bir bloktan diğer bir bloğa direk geçiş olmadığından ve geçiş için önce zemin kata inmek zorunda olduğunuzdan baya bir gezmenizi sağlar böylece adliyedeki güzel ve şık bayan meslektaşlarımızı görüp gözünüz gönlünüz açılabilir. Zira aradğınız yeri bulamayacak ve danışma adı altında oturan kazmalara soracaksınız, onların da bilmediğini ve lafı sürekli gevelediğini anlayacağınızdan insanlara sabır gösterme ve metanetli durma özelliği kazanabilirsiniz. Eğer çok kısa zaman aralıklı bir ceza ve iş davanız aynı gün içerisinde ise, o mahkeme mübaşirlerine ayarı verip bekletmeniz gerekeceğinden(ceza ve iş mahkemeleri farklı bloklarda bulunuyor 2 madde önce dile getirdiğin geçiş olmaması sorunsalından ötürü) insan ilişkilerinizi geliştirip ikna kabiliyetinizi arttırabilirisiniz. mahkeme kalemlerinin olduğu arka koridor bölümüne yalnızca tek bir giriş olduğundan eğer ki en son numaralı mahkeme kalemine gitmiş iseniz bütün koridoru tekrar yürüyeceğinizden zamanla orada çalışanlarla samimiyeti ilerletip sosyal çevrenizi geliştirebilirsiniz. ama bu binanın en güzel özelliği işinizin kesinlikle halledilebilir olmasıdır. Zira yeri, ulaşım olanakları ve karmaşası ile o kadar büyük bir sorundur ki bir gün içerisinde yalnızca ''tek bir işinizi'' halledebilirsiniz çünkü zaten siz o işi bitirene kadar ya mesai saatiniz biter, ya da sizin tahammülünüzün sınırı.
hay yapacağınız binayı sikeyim.
üstadım tanık sıfatıyla bendenizi çağırmış üsküdar 5. sulh ceza mahkemesi. haberimiz yok elbette. gitmezsem eğer aranma kararım çıkacak. e birde kartal'a taşınmışlar haber vermeden, deseler larende taşınıyoruz haberin olsun diye selamsızdan bir kımızı dodge kayonet kiralar gelir yardım ederdim. elime mi yapışacak pirim.dedler kartal'a gideceksin, peki eyvallah dedik ve sabahın köründe çıktık yollara. üsküdar'dan araba ile tahmini 15 dakika içerisinde ulaştık adliyeye. ulaşımda harbiden sıkıntı yok. metro durağı yanında, kendi aracınızla giderseniz mesafeye göre değişir ancak metro hoş olmuş.
arabayı park ettik nasıl tarif etsem bilmiyorum ama otopark değildi o kısım, şantiyeden bozma bir yerdi.
girişe gidiyoruz tepemizden şıpır şıpır su damlıyor, yağmurdandır dedik devam ettik. yahu içeriye girdik bilgiğin inşaat alanı. ustalar ellerinde matkaplar sağı solu deliyorlar, bildiğin bir çalışma mevcut içeride. bina içerisinde ne nerede inanın belli değil. çalışanlar dahi bilmiyor.
danışma arıyoruz bulamıyoruz, çalışanlara soruyoruz umursamıyorlar. en sonunda binbir cefa ile sulh cezanın olduğu kata geldik ancak üsküdar hangisi oluyor o hala muallak. tabelalara bakıyorum sadece mahkeme salonlarına yönlendirme mevcut. arkadaşım yazsana oraya kocaman üsküdar 5. sulh ceza mahkemesi 32. sulh ceza mahkemesi olarak hizmet vermektedir şeklinde ama oda yok. sora sora aradık bulduk ama nafile bizim duruşma görülmüş ve göt gibi kaldık ortada. mübaşir abiye rica ettik, saolsun hakime hanımda yardımcı oldu en son olarak girdik bildilerimizi anlattık anca mesele o değil başkan, mesele 15 dakikada üsküdar'dan kartal'a gelip, 20 dakika adliye saray'nın ! içerisinde mahkeme salonunu bulamamak. ( evet geri zekalıyım )
bu kısımlar inanın hiç canımı sıkmadı elbette düzeltilir ancak bu bina hiç denetlenmemiş mi ?
üstadım duruşmamızı beklerken sözüm sağa sola tıkıldı, işçilik berbat, kullanılan malzemelerin yarısı ayıplı, merdivenlerin tabanla birleştiği noktalar bildiğimiz kara beton halinde, duvarlara yapılan kaplamalırın çoğunluğu ezik vaziyette veminik çatlaklar mevcut, duvarlar gönyede değil, kalorifer boruları gelişi güzel yerleştirilmiş. kısaca çok kötü bir işçilik mevcut. eksikler ayrı bir konu ancak bu milletin parası bu şekilde piç edilmemeli. hiç mi kontrol edilmedi üstadım burası ?
ben ki hiç anlamamam bu işlerden ama en azından göz var nizam var. kimsenin dikkatini çekmedi mi bunlar ?
derler ya ' allah'ım madem yarattın bari takip et ' diyerekten;
' devletim yaptırıyorsun bari kontrol et '
bugün ziyaretine gittim. çok acı bir ziyaret oldu benim için. ilk önce kadıköy adliyesi kapısında yazan "adliyemiz kartal'a taşınmıştır" yazısıyla sarsıldım. sonra sordum soruşturdum, ortak fikir 21A hatlı otobüse binip cevizli durağında inmemin gerektiğini söyledi. onları dinledim ve dediklerini eksiksiz yaptım. fakat o da ne? ortada adliye yok. eski kartal adliyesi kapanmış. beni yanlış yönlendiren abilerime çok sayıda kibar küfürler ederek yoluma devam ettim. yol boyunca taksi duraklarına ve büfelere sorarak aramaya başladım. biri diyor e-5'e çıkıp 1-2 km yürüyeceksin, biri diyor tersi istikamete git, üçüncü ışıklardan sonra sola dön. evet 1-2 km yürüdüm, yürümem mi? sonra şık bir abi geri dön, istasyonun ordan minibüse bin dedi. bindim, binmem mi? minibüs şoförü abiye sordum bilmiyorum dedi ama parayı da aldı. ah benim kalbi temiz abim. sonra sokarım böyle işe lan, bir oraya bir buraya başım döndü diyip taksi durağına daldım. giderse gitsin 20-25 lira. sonra hayatımda gördüğüm en iyi taksici ile karşılaştım ve istanbul anadolu adalet sarayını bildiğinden dolayı hemen diğer taksicilerin lafını kesti ve yürümek istersen biraz yol var ama taksiyle de gidebiliriz dedi. abi ayağım sikildi yürümekten, kaç para tutar oraya diyerek göz kırptım. valla yeğenim 15 lira falan tutar dedi yanağımı okşayarak. kabul ettim. bindik taksiye ve nihayet adalet sarayının o ihtişamlı yapısını görmüştüm. çok etkilenmiştim. hemen buradan sabıka kaydı almam lazım diyerek. taksici abiye 100 lira verdim. ** bozuk yok mu yeğen dedi. 5 lira var bi de abi dedim. tamam ver beşliği gerisi benden olsun diyerek elmacık kemiğime bir öpücük iliştirdi. indim taksiden girdim adalet sarayına, merdiven yok. lan valla bak. öyle hadi canım falan deme, cidden yok. adamlar 2-3 futbol sahası kadar bina yapmışlar ama içine merdiven koymayı unutmuşlar. neyse baro odasına girip sabıka kaydı için form alıp doldurdum ve sıra beklemeye başladım. herkesi aynı yere toplamışlar. o kadar düşünceli insanlar ki, birbirimizden kopmamamız için böyle bir şey düşünmüşler. rahat 400-500 kişi sıra bekliyordu. 11 tane de gişe vardı. bir kağıt parçası için yaklaşık 2 saat bekledim. artık özgürüm diyerek dışarı çıkmaya çalışırken, sen git çıkışı bulama. allah'ın işine bak. ona buna sora sora 20-25 dakikada çıkabildim. ama sonunda artık özgürdüm. çok mutluyum. göt kadar kağıt parçası için bugün en az 6 saatim çöpe gitti. emeği geçen herkese çok teşekkür ediyor, gıdılarından öpüyorum.
''katlara iniş çıkış için merdiven yok, asansörlerin de birçoğu bozuk'' şeklindeki habere konu olmuş devlet sarayı. merdiven yok, asansör yok e bu adamlar yukarı halatla mı tırmanıyorlar lan? merak ettim vala.
adaletsizlik sarayıdır efenim. sicil kaydı almak için gittiğiniz vakit şayet dilekçeniz yanınızda değil ise kantinin önünde dilekçe tezgahını kurmuş arkadaştan adedi 1 lira olmak üzere alıyorsunuz. bitti mi? bitmedi. bu dilekçeyi doldurmak için ihtiyaç duyduğunuz kalem ise 50 kuruş. ödediğiniz bu 150 kuruş için size bir makbuz da verilmiyor. anadolu yakasında sicil kaydı için adliyeye giden insanların sayısını düşünürseniz korkunç bir rakama tekabül ediyor bu mebla. sonuç olarak vergilenmdirilmemiş, kimbilir kimin ceplerine gidiyo olan binlerce lira para. adalet sarayıymış... peh!
edit: konu ile alakalı bimer'e şikayette bulundum. şikayetvar.com'a da başvuru yaptım. yayınlandığında linki koyucam.
edit2: sikayetvar.com linki http://www.sikayetvar.com/sikayet/detay/1659557
Adli emanetinde çalışan bir memur, bir çeteyle anlaşarak milyon liralık hırsızlık yapmıştır. Adli emanete gelen altınlar, uyuşturucular, sahteleriyle değiştirmiştir. TEHDiT EDiLiNCE de ADLi EMANETTEN ALDIĞI SiLAHLA çete üyelerinden birini öldürmüş ve milyonluk hırsızlık açığa çıkmıştır.