dün amerikadan 'senin çapın yetmez irana vazgeç' denerek hizaya getirilmiş, bugünde rusyadan 'bi delilik yapma çok fena olur' ayarı yemiş ülke. rus kapıcısı hiç bir ülkenin davet etmediği liebermann 'onlara ne lan' diye rest çekmiştir. eski güç dengeleri değiştiği için dayılık devri yavaş yavaş sona ermekte.
petrolün öneminin azalması ile birlikte önemi azalacak olan,ingiltere ve abd gibi ''petrole dayalı kapitalist ekonomiye sahip ülkeler'' tarafından arap petrolünü daha rahat sömürebilmek için yaratılan kukla devlettir..
dünya genelindeki birçok yahudi israil'e karşıdır ve israil'i eleştirmektedir..benzer şekilde ''israil'in din devleti olmayı bırakıp laik bir devlet olması gerektiğini'' vurgulayan da sayısız yahudi işadamı vardır..rotschild ve rockefeller aileleri gibi..
yani özetle arapların petrolünü rahat sömürebilmek ve tabiri caizse hortumlayabilmek için önlerine ''kukla bir düşman'' koymak gerekiyordu..aksi takdirde israil olmasaydı arap dünyasının yegane düşmanı batı ülkeleri olacaktı..petrol olayında ciddi sorunlar yaşanacaktı..fiyatta istenildiği şekilde manüpilasyon yapılamayacaktı..
abd ve ingiltere,arapların karşısına ''Kukla bir düşman'' olarak israil'i koydular..''al bununla uğraş'' dediler..hem yahudi sermayesini haraca kestiler,hem de arap sermayesini..iki millete de korkunç boyutlarda silah sattılar..
tansiyon stratejisi ile petrol fiyatlarının belirleyicisi oldular..ekonomik açıdan ihya oldular..aynı zamanda kendi ülkelerindeki ''Yahudi belasını'' da bertaraf etmiş oldular çoğunu ortadoğu'ya şutlayarak..
böylece ne oldu ? hem askeri endüstri,hemde finans-kapital büyük fayda gördü ''arap-israil savaşı''ndan..
kapitalizm hayat buldu adeta ortadoğu bataklığında..
günümüzde dahi israil devleti her yahudiden ''kafa vergisi'' diye tabir edilen bir vergi almaktadır..özellikle yahudi işadamları bu durumu ''haraç'' olarak tanımlamakta ve beyaz saray'ı protesto etmektedir israil'e destek verdiği için..
araplar desen onlar da israil yüzünden ingiltere ve amerika'nın kucağına oturmuşlardır..amerika'nın en büyük silah alıcısı suudi arabistan'dır mesela..
yani mesele hiç de öyle göründüğü gibi değildir..
israil'in de abartıldığı gibi bir gücü falan yoktur..ekonomik olarak ve lobi olarak güçlüdürler ancak sanıldığı kadar değildir bu güç..
dediğim gibi musevilik bir dindir..ve her musevi yahudi sanılmakta,her yahudinin ise israil'i desteklediği düşünülmektedir..
oysa yahudilerin yarısı israil'i desteklememektedir..hatta yarısı bıkmıştır israil'den desek daha doğru olur..
size olacakları söyleyim..
petrolün önemi azaldıkça israil'in de önemi azalacaktır..ki azalmaya başladı bile..bugün israil başkanı netanyahu,amerikan başkanı obama'dan randevu alabilmek için aylarca bekliyorsa gerisini siz düşünün..
petrole alternatif bir enerji kaynağı bulununca da israil'in değeri iyice azalacak..
tabii israil'i,araplara yem etmezler..
ne yapacaklar ? dengeyi sağlayacaklar..
israil'e ''işgal ettiğin yerlerden çekil,saldırganlığı ortadan kaldır ve laik bir devlet haline gel'' diyecekler...ve aynen öyle yapacaklar..
ki yapmaya başladılar bile..obama kaç defa ''1967 sınırlarına dönün'' dedi israil'e..
yani vaad edilmiş topraklar falan hikaye...kitaplarda yazan herşey gerçek olsaydı şimdi cehennemden gelen dev yılanın dünyayı ağzına alması gerekirdi...:))
geçin o işleri..
olacakları söyleyim:
1-) israil işgal ettiği bölgelerin çoğundan çekilecek..
2-) saldırgan politikalarına ve şımarıklığa son verecek..
3-) teokratik bir yapıdan kurtulup laik bir devlet haline gelecek..(( bu konuda atılan adımlar yüzünden radikal yahudiler neredeyse hergün eylem yapmaktadır israil'de..))
4-) israil; türkiye ve abd ile uyum içinde olacak..
5-) sadece israil değil suudi arabistan ve iran başta olmak üzere tüm bölge ülkeleri normalize edilecek..dini rejimler ekarte edilecek ve laikleşmeleri sağlanacaktır..bu bağlamda kendilerine türkiye örnek gösterilecektir..bop projesi esasında bu tarz bir projedir ve kesinlikle kötü bir proje değildir..bop projesi,bölge ülkelerini normalize etme,laikleştirme ve küresel ekonomiye entegre etme projesidir..
''bunu kim istiyor'' derseniz,''hem küresel kapitalizm istiyor hemde bölge halkları istiyor'' derim..
bugün suudi arabistan ve iran'dan abd ve avrupa'ya göç eden insanların kendi ülkelerinin en azılı muhalifleri olduğunu biliyormusunuz ?
kendi ülkelerini sürekli olarak amerika ve avrupa'ya şikayet ettiklerini,kendilerinin sessiz çoğunluğun sesi olduğunu ve kendilerine yardım etmelerinis söylüyorlar..
bugün suudi arabistan'da kadınların yüzde 90'ı rejime muhalif..iran desen öyle..ama konuşamıyorlar..muhalif olmaktan ve idam edilmekten korkuyorlar..
yani gerçekten buralara bir müdahale şart..bu çağda bu tarz devletler olmuyor çünkü..
ve şunu da söyleyim:
türkiye'de hükümetin israil konusunda tavrı tamamen planlı ve programlıdır..amerika'nın da gizliden desteği alınmıştır tamamen..
siz sanıyormusunuzki başbakan aniden kızdı da ''one minute'' diye israil başkanına çıkıştı ?
devlet yönetimi öyle anlık tavırlarla yapılmaz..
herşey planlı ve programlıdır..
türkiye-israil gerilimi tamamen amerika'nın kontrolündedir..mavi marmara'da yaşanan olay hariç tabii..o olayın o hale geleceğini kimse tahmin edemezdi..tam bir çılgınlıktı..
o olaydan sonra olası bir çatışmayı da gene abd engellemiştir..
yani özetle petrol bitince savaş ve çatışma da bitecektir..
iran'da son yıllarda gittikçe artan nükleer programlarda çalışan bilim adamlarına yönelik suikastların arkasında i̇srail'in olduğu, abd'li iki üst düzey yetkili tarafından doğrulandı.(habervaktim)
Amerikan desteğini sırtına,yeşil dolarları cebine koyup Filistin topraklarını satın alan millettir.
Ancak dikkat edilmelidir,yabancılara toprak satışının giderek kolaylaştığı ülkemizin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde de bir zamanlar Filistin üzerinde oynanan oyunlar oynanmaktadır.
Yarın öbür gün,bir devlet gelip oralara israil gibi oturursa şaşılmamalıdır.
Turizm,yabancı sermaye,özelleştirme adı altında topraklarımız bu kadar kolay satışa çıkarsa,bizim de tıpkı Filistin gibi üzerimizde bir israil kurulabilir.
islam inancına göre fırat nehri ile nil nehri arasında yer alan vadedilmiş toprakların (bkz: arz-ı mev'ud) sahibi olacak, yeryüzünde krallığını ilan ettikten ( tamamen hükmetmeye başladıktan ) sonra ise acı bir katliama uğrayacak ülke.
kendi inançlarına göre ise, süleyman mabedi tekrar inşa edilip yahudiler bir araya toplandıktan sonra vadedilmiş toprakların sahibi olunacaktır.
bu iki fikir birleştirilince, yakın bir gelecekte israil vadedilmiş toprakların sahibi olacaktır. zaman ise mescid-i aksa'nın yıkımıyla beraber akmaya başlayacaktır.
bugün müslümanların %60'ının * mescid-i aksa'yı kubbet'ül sahra ile karıştırma bu inancın getirdiği çalışmalardan birisidir.
özetle; 2024* yılında bugünkü sınırlarının birkaç katı toprağa sahip olup dünyaya hükmedecek ülkedir.
iyi tarafı ise sınır komşusu olacağımız gerçeğinden hareketle, kürt sorununun bitecek olmasıdır.
iran'a asla saldıramayacak ülkedir.
bu konuda herkes hemfikir olmalıdır.
zira israil ortadoğu'nun kurak alanlarından birinde bulunan, çevresi düşman olarak gördüğü arap ülkelerce sarılmış, en büyük kaynağı silah satmak ve madencilik olan ülkedir.
bu güne kadar abd siyonist yapılanması tarafından finanse edilmiştir.
örnek; coca cola company 2008 yılı mayıs ayı gelirini israil'e bağışlamıştır. bu örnekler çoğaltılabilir.
abd ekonomisi günümüzde açık vermektedir.
bu da masonların dünyayı kudüs merkezli yönetme hayali olan new world order planını biraz daha geciktirecek gibi duruyor. *
Eski sanayi bakanı Eliezer'in devrik mısır lideri hüsnü mübarek ve aielesine mısır ders kitaplarındaki israil karşıtı söylemlerin çıkarılması için 300 milyon dolar verdiklerini ve bu parayı yeni mısır hükümetinden geri istediklerini belirttiği alenen rüşvetçi ülke. alenen nükleer silah sahibi olmasının hiç gündeme gelmediği de bir ülke herkesin bildiği üzre.
bazı şehirlerinde bağnazlığın, dini fanatizmin yedi yaşındaki bir kız çocuğuna tükerecek kadar alçaldığı ülkedir. daha da vahim olan ise bu yapılanın bağnaz yahudiler tarafından savunulmasıdır. allah ortadoğu´yu ultra ortodoks yahudilerden korusun. hayır işin ilginci bu tükürme eylemini kameralar açıkken kendi istedikleri gibi giyinmemiş bir kadına da yapmaları. kadınların geçmemesini istedikleri sokaklar da cabası... neyse izleyin efendiler, ve anadolu'nun toprağına bin şükür çekin...