"Kundaktaki ölü bebeğin kaldırımda çürüdüğü sokağa, bir tank girdi."
"Sokak bu hafta bombalanmıştı ve bebek ölü annesinin kolları arasındaydı."
biraz betimleme;
"Molozların ve cesetlerin arasından gururla ilerliyordu. Kanlı asfalta temas eden o çelik paletlerinin sesi sokakta yankılanıyordu.
Ölüm sessizliğinin hakim olduğu çocuk ve kadın cesetleriyle dolu bir sokak.
Ve Kuru çelik şıngırtıları.
gururlu bir ilerleme; bir israil tankı...
Tankın ardından, gerçek bir gururla ilerleyen tam teçhizatlı; kurşun geçirmez yelekli, otomatik tüfekli bir asker grubu.
Uçaklarla şehri bombalayıp, ölü sivillerin ve onların moloz yığınına dönmüş evlerinin arasından tam teçhizatlı ilerlemenin verdiği bir gurur: Katillere özlü bir megolomanlık.
Tanka taşla saldıran bir avuç yetime tüfek ateşiyle karşılık veriyorlar. Ama bu sefer merhametliler; çünkü çocuklara değil, onların etrafına ateş ediyorlar. 'Korkutma amaçlı.' Çocuklar kaçıyor.
Bu onları biraz daha neşelendiriyor; Katillere özgü bir tebessüm…"
Mason temellere dayalı yönetilen,medya ve marka ülkesi.ankaranın yarısı kadar bi ülke olmasına karşın tüm süpergüçlere söz geçirebilen devlettir. Ayrıca vicdani ve insani degerlerden yoksun merhamet kavramını unutmuş çoçuk katili olan düşman ülkemiz
Ceza evinde aclik grevine girmis mahkumlara grevden vazgecsinler diye ceza evinin kapisina mangal kurulmus ruzgar ters tarafa esiyor diye vantilator getirip pencerelere dogru koymuslar. Ne diyim ki...
arapların sikerttiği ortadoğu'yu adam eden ülke. Adeta çölde denk gelinen bir vaha gibidir. kaliteli Eğitim, temiz yollar, güçlü ekonomi, turizm, askeri teknoloji ne ararsanız var.
Araplar ingilizlerin köpeği olarak sömürülmeyi seçerken yahudiler arkalarına abd'yi alarak dünya devleti haline geldi.
israil'in tek eleştirilecek noktası müslümanlara karşı zalimce politikaları. onu da türkiye araya girerek yumuşatabilir diye düşünüyorum.
şimdi bu ufak ama fazla işlevsel ülke hakkında bir kaç izlenimimi sizlerle paylaşacağım:
benim sınır kapısında hiç bir zaman güzel şeyler yaşamadığımı biliyorsunuz. sorgular, xray lar, beni soymalar vs vs insanlık dışı olaylar. ama bu sefer size farklı bir noktadan anlatacağım israili. insanlarını yemeklerini, sahillerinden söz edeceğim.
önce dünyadaki herkesten çok farklılar. ufacık bir ülke ama içinde yaşanan o dinamik havayı hissetmeniz lazım.
ben bayılıyorum bunlara iş yapma şekillerine hayranım. para konuşup hep iş yapan bu kadar kafa insanlar olamaz. pozitifler iş iyi gittiği sürece. bir işin sonu bir konuşmanın sonu paraya bağlanmıyorsa onlar sıkılıyor. zaman kaybı olarak görüyorlar bir işin sonunda çıkar olacak. mesela bir kızla erkek konuşuyor sonuç yoksa evlenmeyeceklerse, sevişmeyeceklerse zaman kaybı olarak görüyorlar.
eskiden beni çıkarları doğrultusunda kullandı cümlesi bana çok acıklı gelirdi. artık gelmiyor. biz fazla duygusalız. çok real bir durum herkes herkesi kullanıyor dünyanın kanunu bu. sen bu durumu farkettin ama bir şey yapamıyor musun iki seçeneğin var ya U dönüşü yapacaksın ya da zevkini çıkaracaksın.
hiç bir başarı tesadüf değildir. yahudiler zengin diye bir efsane var ya. zenginler ama sorun niye. çünkü çalışıyorlar. çalışıyorlar. çalışıyorlar. en ufak bir olayı anlatayım size. toplantıdan çıktık baya baya 1 saat laf anlattık birbirimize. toplantı odasından çıktık bunlar yine çalışmaya başladı ben oturdum hadi kahve içelim dedim. karınca gibi gömülmüş hepsi tıkır tıkır çalışıyorlar. kendimi kötü hissetim. türkiyede biz toplantı set edip projelere go veriyoruz arada break yapıp kahve çay sigara muhabbet oluyor. toplantı sonrası notları toplayalım email atalım ama o email anca yarın gelir... arada kumaş farkımız var bu insanlarla
satranç oynar gibi ticaret yapıyor.
uçakta acayip yakışıklı bir çocukla tanıştım 34 yaşında 3 kere şirket kurup battım diyor şu an da hong kong da mermer fabrikası varmış. işler iyi çok şükür diyor. en büyük hayali evlenip 5 çocuğu olsunmuş. hong kong da mı dedim. eşim nerede iserse dedi.
toplumda kadın çok değerli. eş olarak değerli. sevgili olarak değerli. eğtimli, kültürlü, güçlü bir kadın, bir anne. bunlar hep zihniyet.
yemekler hep organik biliyor musunuz. her şey çok lezzetli. ben gidince ekmeğin tadını unuttuğumu anlıyorum. sabahları avokado ezmesi yiyorlar zeytinyağı ile. kinoa tohumu yeniyor. kahvaltıları biz den zengin bunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.
tencere yemeği kültürü aşırı yok bizim gibi ama ne yediysem her şeyi çok beğendim. kırmızı et ustası bunlar. döner vs yok arap kültürüne ait bir şey bulmanız çok zor. daha çok amerika'da hissediyorsunuz kendinizi.
sahili... nefesim kesildi bir saniye. suyu çok temiz. sörf yapan atletik insanlar. güzel restoralar. cıvıl cıvıl publar. keyif alabiliyorsunuz hayattan. şimdi dubai sahillerini de görmüş, lübnan sahillerini de görmiş biri olarak burada rahat ediyorsunuz. çığlık atsan kimse dönüp bakmaz özgürsün. arap yarım adası sonuçta. bir sınır nelere kadir dimi.
sınırlar hep kafada.
bu arada bu yazıyı ve her yazımı hiç bir siyasi görüşe yakın hissetmeden yazıyorum. ben hissetim ben ne yaşadım o bağlar beni gerisi teferruat.
her devlet emperyalist politikalarini, nefsi mudafaa olarak portre etme gayretine girer, ki gercekten de yapabileceginiz en buyuk hayvanliklari bile bir sekilde "varligimi koruyorum" kilifina sokabilirsiniz. burada sorun, sana potansiyel olarak 1 birim yarar saglayacak bir hareketin, baskasina 100 birim zarar saglamasidir. israil'in golan tepelerini ele gecirmesi bir nefsi mudafaa olarak savunulabilir. israil'in, arap toplama kamplarina gidip, settlement'lar (yerleske, site, ne boksa) kurmasi da nefsi mudafaadir piskinlik derecesine gore. fakat arada derece farki vardir ve insanlik da, rasyonellikte bu farkta yatar.
Abd nın köpeği. O olmazsa dim dizlak ortada kalacak mal isgalcilerdir. iran bir tehdit etti sümük gibi yapisacaklardi yere. Bir tirstilar bir tirstilar altlarına edeceklerdi.