defalarca uyarıldı, çaylak oldu, ama görüyoruz ki hala uslanmamış yazar. kendisine çok önemli bir şeyi hatırlatmak istiyorum: burası uludağ sözlük arkadaşım antu com değil.
(bkz: hepimiz takım tutmakta özgürüz)
ismini vermek istemeyen yazar, bir uludağ sözlük yazarı. kendisiyle galatasaray - feyenoord maçı sonrası bir özel mesaj trafiğim olmuştu. ben galatasaray taraftarıyım, o ise fenerbahçeli. buraya kadar herşey normal. ancak, sevgili ismini vermek istemeyen yazar' ın malum takımı hakkında x bir yazar, bu derece çirkin ve kompleks dolu entryler girse acaba kendisi nasıl hisseder? hoşlanmaz değil mi? normaldir.
ismini vermek istemeyen yazar' ın, eqin tarafından sunulan entrylerine * göz atma fırsatım oldu. donakaldım. fenerbahçe cumhuriyeti adında bir olgunun olmadığı, türkiye cumhuriyeti sınırları içerisinde de başka bir cumhuriyet olamayacağına göre, içim rahat. ama o sataşmalar, provokasyon dolu entryler... en sabırlı insanın bile sabır taşını kırar anında.
fenerbahçe' den nefret ediyorum ancak fenerbahçeli dostların da yazar olduğunu göz önünde bulundurarak, nefretimi kusmuyorum. öyle ki bu sözlük sevgi ve saygı temelleri üzerine kurulu.
tanımı yapalım da bu kadar yazılan boşa gitmesin.
tanım: 3. nesil uludağ sözlük yazarı.
(#1221586)
başlığımın altına girdiği entryler ile beni onore eden yazar.
cidden onore etmiştir çünkü sabır sınırlarımın ne kadar yüksek olduğunu kendime tekrarlamamı sağlamıştır. kendisine kızmıyorum, seviyesiz tartışmalar çıkarmak zaten bana yakışmaz. fikirlerinin hiçbirine katılmıyorum ancak voltaire' nin o güzel deyişini hatırlatmayı bir borç biliyorum.
' sizinle aynı fikirde değilim ama fikrinizi ifade etmeniz için canımı veririm. '
servet-i fünun edebiyatı dönemindeki siyasi baskıdan korkup lakap kullanmak zorunda hisseden yazarların yaptığı bir durumdur. amaç çok açık; yazdıklarından dolayı tepki çekip sürgün yememektir.
insanlarin zavk almak icin izledikleri futbolu delicesine seven , bu yuzden istemedende kisilerle agir tartismalar icerisine giren yazar.
kendisine biraz daha sakin olmasi onerilebilir. fenerbahce disindaki yazilarinin daha cok artmasidir dilegimiz. fenerbahce'yi korumak istedigi her halinden belli ama bunu abartmamak lazim. bu arada ben de fenerbahceli'yim. ayrica cok enteresan bir nicki olan yazar.
provakatörün kim olduğunu bilmeyen, insanların düşüncelerini önemsemeyen, kendi düşüncesine ters bir durum gerçekleştiğinde karşı tarafı dinlemeden saldırabilen yazardır. selam olsun. ben olsam ben de vermezdim ismimi.
yazarlara ' yazarcık ' ve ' ezik ' şeklinde hitap eden yazar.
oysa bir sürü * başlıkta okunası entrylerini gördüm ve sadece galatasaray ile beşiktaş' a laf yetiştirmediğini anladım. demek ki isteyince oluyormuş güzel kardeşim, lütfen fenerbahçe dışındaki kulüplere sataşmaya ara ver de, bildiğini ve güzel yazdığını farkettiğim diğer başlıklara da yaz.
rica ediyorum.
beşiktaş ile fenerbahçe'nin daha ilk karşılaşmasında ortalıktan kaybolan, "daha bu başlangıç, sen daha ilk maçtan böyle yaparsan sonraki maçlarda halin ne olacak?" sözleriyle bu olayın devamının geleceğini bilmesi gereken yazar.
belki de gecenin karanlığında derin düşüncelere dalmıştır, "ben nerde yanlış yaptım" şeklinde düşünüyordur kim bilir?
maç dönüşü yorgunluktan ayakta bile duracak hali olmadığı için kafayı vurup yatan yazardır, deplasmana gitmeyen anlayamaz onun yorgunluğunu, hele bir de becekeli bir emniyet müdürünün eziyet çektirme yemini varsa...
ayrıca "yedek kadroyu yenerek bayram yaptın ama bunun kadıköyü var, bunun as kadrosu da var, alex'i var, appiah'ı var, kezman'ı var, fazla gaza gelme tüpçü başkanın gibi" sözleriyle de bazı yazarlara cevap vermek isteyen yazardır...
gecenin karanlığında ise, bir tribün dolusu ezik kargayı bir arada görünce, yatıp kalkıp fenerbahçeli olduğuna şükreden yazardır...