bulaştığı evlerde iflah olmaz bir huzur fırtınası yayan din. asırlardır mensupları acı cekmiş ve cekecektir. mazlumun dinidir islam. tarihin tekerrür ettigi en muhim hadiseler ve tüm bozgunculuk planları islami yeryüzünden silmek için yapılmıştır ve kıyamet gününe dek yapılacaktır. bunu tarihi şöyle bir yoklayan insan açıkca görebilir.
en basit örnegi peygamber efendimiz zamanında mekke'de, müslümanların mekke'yi terk etmemesi için müsriklerin etraflarında set olusturması hadisesidir. bugun bu zulmün aynısını israil kudüs'te filistinliler için uygulamakta. eskiden aynı mahallede olan insanların aralarına duvar çekilmiştir. hatta duvar da degil hisar çekilmiştir. bu suretle birlik olamadıkları gibi aç, yardımsız bir şekilde ölüme terkediliyorlar. hiçbir yere sıgınmamaları için de duvarlar arasına hapsediliyorlar. tarihin tekerrürü açık ve seçik ortadadir.
insanlığa gönderilen son din olduğu iddia edildiğinden, yahudilik ve hristiyanlık dinlerinin son sürümüdür. yüzeysel olacak ama, islam'ı bilgisayar oyunlarından tanıdık olan genişleme paketlerine benzetebiliriz iddiaya göre. bu genişleme paketlerinin büyük çoğunluğu oyunun kendisi yüklü olmadan çalışmaz. museviliğe semavi dinlerin ilki demek de tarihsel açıdan ve kuran'da da bahsedildiği üzere* yanlış olmasa gerektir. peki, buna göre diğer dinlere mensup kişilere cennete gitme hakkı verilmemesi, örneğe göre ilk versiyonun doğrudan yok sayılması bir çelişki değil midir? incil ve tevrat'ın insanlarca değiştirilmiş olduğu karşı tez olarak söylenebilir, ama kuran'ın değiştirilmediği nereden bilinmektedir? bünyesinde çelişkiler barındıran, muhtemelen mensuplarının çok feci bir şekilde yanlış anladığı ve çarpıttığı bir dindir, hatta dinlerden biridir.
kelime anlamı itibariyle silm,yani teslimiyyet demektir,Allah'ın bütün canlı ve cansız varlıklar için koyduğu kuralların en ve tek doğru olduğuna iman etmektir.
islam,hz.adem'den itibaren gönderilen hak dinin adıdır,bu hak din,Hz.Muhammed s.a.v. in nübüvveti ile son aşamasını tamamlamış ve zerre kadar bozulmadan -ve gelecekte de asla bozulmayarak- günümüze kadar gelmiştir.islam'ın hükümlerinin tarihin bir döneminde aslından kopmuş ya da kopacak olması mümkün değildir,zira Allah C.C. kullarını yeryüzüne kendisine ibadet etsinler diye yaratmış ve her dönemde doğru bilgiyi ve bu bilgiyi kullanabilecek zihni donanımı insanoğluna bahşetmiştir,dolayısıyla "doğru bilgi"nin olmadığı hiçbir dönem olmamıştır ve olmayacaktır.
islam,yeryüzündeki tüm insanlara -eğitim durumu,sosyal statüsü,zhni kapasitesi ne olursa olsun- gelişme imkanı sağlayan tek değerler bütünü olması bakımından da diğer tüm din,inanç,felsefe ve doktrinlerden ayrılır.islam'da herkesin asgari müşterekte de olsa tutturabileceği bir seviye vardır,bu seviyeyi yükseltmek ve alçaltmak da,kendisine belli bir vakte kadar irade verilen insanın tasarrufundadır.
islam,kendisine inanmayanlara da Kur'anda mesajını yollamaktadır:"Yakında göreceksiniz"
-"Biz çürümüş kemikler halindeyken,bizi kim tekrar canlı hale getirecek"
-"bizi bir parça sudan yaratan,sonra bize şekil veren,yaşatan ve öldüren"
islam,soru sorma endişesine sahip herkese cevap sunmaktadır,kendisine teftiş için soru soranların soruları hariç..
hoşgörü dini olmasına rağmen, 1400 sene önce savaşlarla yayılmış olan, günün şartlarına göre hazırlanmış bir kitap tarafından insanlara iletilmiş, onlara öldükten sonra hurma-kadın-gölge-ırmak vaad eden, budaklandırılmaya en açık dindir. dünya üzerinde bulunun tüm dinelr içerisinde en çok hacıya hocaya sahip dindir.
herkes kendine inandığı zaman yeryüzündeki en güzel din olmakla beraber, günümüz dünyasındaki bir çok ülkenin de resmi dinlerine bakılarak cehaleti getirdiği savunulabilinir. zira hristiyanı uzaya giderken, budisti nirvanaya ulaşmışken, müslümanı hala türbanı, kırbacı, saçın bir telini, kadının toplumdaki yerini* tartışmaktadır.
Allah-ü tealanın Cebrail isimli melek ile, son peygamberi Muhammed aleyhisselama gönderdiği, Muhammed aleyhisselamın da yüzyirmi küsür bin eshabına öğrettiği, onların da peygamberin aleyhisselam vefatından sonra, yirmi sene gibi kısa bir zamanda fastan çine kadar yaydığı, onların ve onlardan sonra gelenlerin de kitaplara geçip bozulmaktan koruduğu, Osmanlı Türklerinin zamanın da siyasi ve askeri cihetten zirveyken bugün yeni neslin elinde barbarlık, terör ve diktatörlükle adı yanyana anılan son din.
islam dışında bir şeye inanan insanları kendi kitabında, aptal, akılsız, beyinsiz, gibi kavramlar ile nitelemekte sakınca görmeyen, aynısı kendilerini yapıldımı ortalığı bir birine katan, inanç özgürlüğüne dem vuran insanların dini.
mensuplarının "din dogmatiktir" felsefesiyle yola çıkmasından ötürü, genelde yanlış anlaşılan dindir. kimse üstüne alınmasındır. ama ne yazık ki, müslüman nüfusunun büyük kesimi müslümanlık hakkındaki kesin hükümlerini, hiçbir araştırma yapmadan, düşünmeden koymuştur. bu da gerçekten müslüman olan insanları üzmektedir.
dinler arasında en sosyal olanıdır. tuvalet adabı ile ilgili bile görüşleri olan islam dininin en güzel yönü, her yüzyıla ve topluma göre ayet yorumlarının belli ana kriterler ölçüsünde değişebilmesi, yeniden yorumlanabilmesidir. islam dini sosyal bir din olduğu için çabucak bir baskı aracı haline dönebilir.
memleket vatandaşının yüzde 99 mensubiyet seviyesi ile dağlara taşlara korku saldığı dindir. karıştırılan şudur: sadece müslümanlar allahtan korkmaz. tek tanrılı dinlere inanan tüm insanlar allahtan korkar. bir tek inanmayan korkmaz.* dine inanılmaz, dinin gereklerini yerine getirerek yaratıcıya daha yakın olunacağına inanılır.
allah korkusu herkese nasip olmaz, herkes o duyguyu tadamaz. ayrıcalıklı insanların yaşadığı korkudur bu. ama çok şükür güzel yurdumun çoğunluğunun inandığı din olmuştur islamiyet.