islam sözcüğü Arapça "se-le-me" kökünden türemiştir ve anlamı "barış"tır.
bununla birlikte kökün etken ortaç şekli eslemedir ve "teslimiyet" anlamına gelir.
Sonuçta islam, "teslimiyet" anlamına gelirken,
Müslüman da "teslim olan" anlamına gelir;
burada teslim olunan tek tanrı olduğu kabul edilen Allah'tır
islam dinine mensup kişileri adlandırmakta kullanılan Müslüman kelimesi ise sözlükte "bağlanan", "teslim olan",
Mümin ise "şüphesiz inanan" anlamlarına gelir..
son bi kaç yüzyılın en büyük ticarethanesidir. parolası öldür, işkence yap fakir ve cahil bırak sömürdür. bilgiden aydınlanmadan nefret edilen ülkelerde çok revaçtadır. bütün kötü şeyleri günah adletmekte fakat nedense günümüzde bütün günahları örtmek için kullanılmaktadır.
inanmadığı halde etrafındakilerden gördüğü kadarıyla kendini müslüman sananlar için soru işaretleriyle dolu allah'ın dinidir.
gusül abdestinin, namazın, tesettürün, orucun, kurbanın, dinden çıkma ve dine girmenin nasıl olduğunu göstermek için bir melek veya cin değil de bizim gibi bir insan olan ve yiyip içen bir peygamber göndermiştir allah.
o zaten bunun için gönderilmiştir. bize sadece inanmak veya inanmamak düşüyor. anlayamadığım tek şey inanmadığı halde inanıyormuş gibi yapanlar. onu da çözsek tamam olacak...
insan neden gusül abdesti almak zorunda? örneğin gusül abdesti almasa, her gün şampuanıyla güzelce duş alsa? besmele çekmese? niyet ettim niyetlendim... demese? kurtarmaz mı?
neden kadınlar kapalı? erkeklerin tahrik olacağı düşüncesi varken, neden kadınların tahrik olma payı gözardı ediliyor? neden herkes kapanmıyor? adalet cinsiyet eşitsizliğiyle mi orantılıdır?
neden iki-üç cuma namazına gidilmeyince dinden çıkılıyor? yıllarca beş vakit namaz kılmamış insanlar dinde kalıyor? bir kadının belirgin yerlerine odaklanmak dinden çıkarmıyorken neden kazancı bol namazlar dinden çıkarıyor? (cuma, kandil, vs.)
benim namaz ya da türevi ibadet denilen olaylarda bulamadığımı kendi yaşayışımda buluyor olmam, yani islamın (!) dayattığını değil de kendi seçimlerimi yaşamam aklımı doğru kullanmadığım anlamına mı gelir? kimin aklına göre aklımı kullanmamış olurum? eğer ben kendi yaşayışımla başkalarının sınırlarına taşmıyor, mutlu ve huzurlu yaşayabiliyorsam, neden günahkar oluyorum?
herkes bir kılıf uydurmuş. bu kılıfların dördü daha çok tutmuş. o kılıflardan birisi de islammış. (dördü de çelişkiler yumağıymış.) müslümanların her ortamda, her şekilde dinlerini yaşama ve yaşatması yönünde sözler sarfetme hakkı varken, benim de kendi inancımı yaşama ve başkalarının yaşatmasına olanak tanıma (en azından bir kere ikna etmeye çalışma) hakkım yok mu?
eğer bir toplumda insanlar (biliyorum ki azınsanamayacak kadar insan) düşüncelerini bastırıyor, söylemekten öyle veya böyle çekiniyorsa, o toplumun dinli dinsiz tüm insanlarına yazıklar olmalı. *
ayrıca tabu ve totemlerden başlayarak evrile çevrile ilahi dinlere kadar varmış türler madem allah'ın eseri, neden milyonlarca yıl bekledi? insanların zekalarını kullanma evresine geçmelerini beklediyse düşünemedi mi; bize düşünme gücü vermiş bir yaratan, bize nasıl kendini ve yarattıklarını konuşma-tartışma-eleştirme hakkı tanımaz?
milliyetçiliki aileyi sevme noktasında ele alan ve kimseyi ötekileştirmeyen din. toplumsal yaşamda çimento görevi görmesi de bu sayededir. kurtuluş savaşındaki birliğin anahtarıdır.
kulluk anlayisi olan bir dindir. hatta allah "ben insanlari ve cinleri bana kulluk yapsinlar diye yarattim" bile demistir kuran'in bir yerinde. ha kuran boyle soyleyince bu hikayelerin hepsi dogru mu oluyor? hayir. ama inananlar herkes icin dogru olmasi zorunluymus saniyor. iste sorun da burada.
mahallemizdeki müthiş derecede sapık bir çocuğun ismi.kimin telefonunda bir porn film varsa kesinlikle onun elinden geçmiş oluyo.osmanlı'daki istihbarata sahip insan.
sözlükte bazı yazarların son kutsal kitap olarak " risale i nur' u " kabul ettikleri din, gerçekte son kutsal kitap kuran ı kerimi vahiy yoluyla peygamberimiz aracılığıyla kullarına ulaştıran allahın; en son yolladığı dindir.
islam hakkinda elestiri yapanlar ya bilmeden konusur ya kalpleri muhurludur yada oryantalistir. cunku islami baskasi elestirmez degil mi? bence islami akilli basinda her kisi nefret dolu ve yuzeysel bulacaktir. insanlari kole yapan bir dindir.
"islam doğulular'a, özellikle araplar'a uyarlanmış bir din. bir taraftan, ticaret ve sanayi ile uğraşan şehirlilere, diğer taraftan da göçebe bedevilere uyarlanmış. lakin tam da burada, dönemsel olarak tekrarlanan çatışmanın nüvesi yatar. şehirliler "hukuk" gözetimi altında zenginleşir, lüks ve rahat içinde yaşamaya başlar. bedeviler ise yoksuldurlar ve bu sebeple katı ahlaklıdırlar ve şehirlilerin zenginliklerini ve sefalarını kıskançlık ve hırsla izlerler. daha sonra, dinden dönenleri şiddetle cezalandırmak ve ritüellerin ve gerçek inancın takip edilmesini sağlamak için, ayrıca bedel olarak sapkınların hazinelerine el koymak için, bir peygamber, bir mehdi etrafında birleşirler. bir asır geçer ve kendilerini sapkınların bir zamanlar bulunduğu pozisyonda bulurlar: inancın tekrar temizlenmesi gerekir, yeni bir mehdi ortaya çıkar ve oyun sil baştan tekrar oynanır. afrikalı almoravid hanedanlığının fetih harekatlarında, ispanya'daki almohadlarda ve hartum'un son mehdisinde hep bu oldu... bütün bu hareketler din donuna bürünmüşler ama kökenlerinde ekonomik nedenler var. yine de, bu hareketler muzaffer olsalar bile, eski ekonomik koşulların dokunulmadan devamına izin veriyorlar. bu sebeple eski düzen değişmeden kalıyor ve çarpışma dönemsel olarak tekrar ediyor. aksine hıristiyan batı'nın halk ayaklanmalarında din donuna bürünme, köhneleşen iktisadi düzene yapılan saldırının bayrağı ve maskesi oluyor. sonuçta bu düzen yıkılıyor, yeni bir düzen kuruluyor ve dünya ilerliyor."
engels dipnotta bu kadar yapabilmiş: doğu kendi kuyruğu etrafında dön baba dönüyor, batı ilerliyor. nağme eski. hidrolik. atüt. üçüncü dünya marksistlerinin bunun üstüne bina çıkması, çok zaman almış. (bkz: köylüleri neden öldürmeliyiz?)