sözde barış ve kardeşlik dini. paylaşımcılığın sıfır olduğu egoların tavan yaptığı saçma inanış ve zorbalıklarla dolu inanç sistemi... kardeşi kardeşe düşman eden özel mülkiyeti ön plana çıkaran kapitalizme türlü alternatifler sunan yalanlar silsilesidir aslen...
Mantıklı cevapları olan tek din. Gerçekten mantıklı bir şekilde düşünen, ard niyetle açık aramaya çalışmadan gerçekten sorularının cevaplarını arayanlar muhakkak o cevapları alır islam'da.
en büyük zararını sanırım türklere vermiş olan din. tamam araplara çok büyük zararlar verdi ama araplar zaten islamdan önce de çok kötü bir haldeydi. sen mis gibi yaşam tarzına karışmayan, gelişmeni engellemeyen dinini bırak, elin bedevisinin saçma dinine geç. akıl karı değil. gerçi arapların yaptığı katliamların büyük etkisi var islama geçişimizde ama devam ettirmenin manası neydi be sayın atalarım. devlet yönetiminde bile söz sahibi olan kadınlarımız yüzlerce yıl erkeğin kölesi olarak yaşadı ve hala öyle yaşamaktalar. yaktın bizi islam, yaktın bizi.
sanıldığının aksine o da tahrif edilmiştir. kur'an'dan bahsetmiyorum, islam'ın algılanış biçiminden bahsediyorum. çünkü bugün incili ve tevratı açtığınızda musa'nın ya da isa'nın şeriatine dair onlarca ayet, bab vardır. ayrıca keldani, asuri, süryani toplulukların ve hasidic yahudilerinin varlığı da bunu doğruluyor, tahrifat sadece metin boyutunda olmaz, algılar boyutunda olur ki bu daha da mühimdir.
işte islam da, müslümanların algısında tahrif olmuş bir biçimde yer edinmiştir. bizler doğruyu anlatmaya çalıştıkça ya vahhabi oluyoruz ya da rafızi; ya da mezhepsiz...
özellikle günümüz koşullarını göz önünde tutarak* hiç bir derde derman hiç bir yaraya merhem olamayan bir din haline gelmiştir. toplumların dimalarını yaşantılarını kangerne çevirmekten başka bir işe yaramaz hale gelmiştir. *
tüm teorik ayrıntılarından ziyade, bu dinin bazı sağlam inançlıları, günah diye bir the beatles, pink floyd, sezen aksu, fikret kızılok dinleyemeden ölecekler ya, bu benim bile içimi yaralıyor. "while my guitar gently weeps" dinlemek nasıl günah olur yahu? inanan kişi için allah'a bile yaklaştırıcı vesile olabilir bu şaheser aslında. çok şey kaçırıyorlar.
mükemmel, kusursuz, mantıklı, içinde çelişki olmayan, insana öğretileriyle tek huzur veren tek şeydir. allah katında tek geçerli dindir. bu dine iman edenlere müslüman denir. evrensel bir dindir, ve inşallah yakında tüm dünyaya hükmedecektir.
iman edenleri(!) tarafından şu an çok kötü şekilde temsil edilen dünyanın en güzel dinidir. içerdiği tasavvufla şu zamanda bile insana huzurlu bir hayat yaşatabilir.
ben bir müslüman olarak bilimsel gelişme ve ilerlemenin insanlara mutluluk getirdiği kanaatinde değilim. mutsuzluk da getirmediği gibi sadece hayatı kolaylaştırıyor. belki de zorlaştırıyor, lüksü zorunlu ihtiyaç haline getirip yaşamı karmaşıklaştırıyor. sonuç olarak bilimsel ilerleme farz-ı kifaye olmakla birlikte, bunun farz-ı kifaye oluşu insanların hayatını karmaşıklaştırmayı teşvik etmek değil, çağında askeri, ekonomik ve kültürel olarak bir numaralı olmak gerekliliğidir. zira bu tip bilimsel ilerlemeler insanları cezbeder, bu da o ülkenin bilimiyle birlikte kültürünü de ihraç etmesini sağlar. günümüzde amerika ve avrupa bunu başarmaktadır.
şimdi farz-ı kifaye olan bir şeyin yapılmıyor oluşu, onu farz-ı ayn haline getirir. bunun günahı da tüm müslümanların üzerinedir. her neyse anlatmak istediğim özetle şudur: islam mutluluk ve esenlik kaynağıdır, bilimsel ilerlemenin garantörü değildir, ki bilimsel ilerlemenin mutluluk getirmediği de ortadadır.