gittigidiyor da türkiye garantilisini 4000 tl ye satan vasıfsız kullanıcıları vardır.
üstelik alet kullanılmış...
vasıfsız diyorum bu aletin şu an piyasada o fiyatın yarısını bile etmediğini bu aletin bir kullanıcısının bilmemesi çok garip.
4000 ne lan? türkiye garantilisi üstelik 0 ise 1700tl , ha hemen vermezler 1 ay beklersin.
adam herhalde 1 sene evvelden takip ediyor gündemi. türkiye ye daha gelmediği dönemde o fiyatı verenler çıkardı.
başkent ankara'da bulunamayan telefondur. bulamamakla birlikte sıraya isim de yazdıramıyorsunuz. telefon edilen her telefoncu (vodafone, turkcell filan) "sırada 100 kişi var", "isim almıyoruz", "çok meşgulüz çook", "bekleyeceksiniz", "ne zaman geleceğini allah bilir" gibi çağımızın 'müşteri memnuniyeti odaklı satış temsilcisi' retoriğine hiç de uymayan kaba tümcelerle başından savıyor.
satışının, zamanında ekmeğe filan yaptıkları gibi karneye bağlanmasından çekiniyorum. gerçi öyle olsa yine iyi, geleceğini bilip alabilirdik karnemizlen.
lakin bu nasıl bir komedidir anlamadım. serbest piyasa ekonomisi denen bir hede içerisinde işlemiyor mu bi cihazın satışı? ben üniversitede economics okudum (ekonomi filan değil, iktisat hiç değil, 'economics'). bildiğim kadarıyla serbest piyasada arz talebe göre şekillenir (tamam aslında fiyata göre şekillenir ama talep fazla olunca fiyat artar, dolayısıyla law of supply yani arz yasası [boru değil yasa bu] iphone ürünü için işler durumdadır).
yani 200 kişi talep ediyorsa 200 adet ürün satarsın, hatta 250 tane getirirsin, hele hele sağda solda bangır bangır "ayfon 4 kampanyamış şöle düper, böle ala" diye çığırıyorsan. "geldimi zaten 3-4 tane geliyo, o da anında satılıyo abi, gerisi ne zaman gelir allah bilir" şeklindeki gayri-bilimsel ifadeleri vodafone'dan duyunca insan; "lan okul bitti biteli ekonomi bilimi metafiziğe, dine taraf mı kaydı" sorusunu akla getiriyor.
akla getiriyor ama geldiği o akıl bu soruyu kofti bi duman gibi anında dağıtıyor çünkü iphone gibi bir "kapitalizmin-ulaştığı-son-sınır" ürününün "talebi bile isteye karşılamama, çünkü zarar etmeyi çok isteme" türünde bir akıldışılığa yeltenmesinin abes olacağını düşünüyor.
peki abes olmayan nedir?
iphone almak isteyen müşterinin iphone alamamasının sebepleri nelerdir ve neye göre açıklanabilir?
türkiye'de statü simgesi haline gelmiş olsa da avustralya'da hemen hemen herkesin elinde görebileceğiniz alet. Avustralya'da çıktığı ilk gün apple store'un önünde sırada bekleyerek aldım. Aldığımdan bu yana hiçbir sıkıntı vermedi.
sağolsun vodafone sayesinde neredeyse bedavaya edindiğim telefondur.
not: tanıdık falan yok ayda 100tl civarı ödediğim turkcell hattımı vodafone'a taşıdım. bu arada bütün vodafone bayilerinde yokmuş kurumsal bayileri denemenizi öneririm ve tabiki bireysel müşterilere bakıyorlar. son olarak standart bi turkcell kullanıcısının bulması çok güç ve çok fena düdüklüyorlar, hemde çok fena.
Apple Online Store(US)'de bir günde teslim edilirken Apple Online Store(HK)'da halen Currently Unavailable olan cihazdır. Available olduğu zaman da 7 haftada teslim ediliyordu.
diğer iphone serilerinde var mı bilmem ama beni bir özelliğiyle çok şaşırtan telefondur kendisi. bildiğiniz gibi navigasyon için google maps kullanıyor ee google maps kullanıyorsa street view gibi bi güzellik neden yok dedim ve ufak bi araştırma sonucunde pek şukela sonuca ulaştım. efendim tabi ki de bu özellik türkiye'de yok bildiğiniz gibi olsa aracın üzerindeki dönen kameraya bakmaktan trafik falan tıkanırdı daha ne kadar tıkanabilirse. neyse neredeyse bütün avrupa ve abd için geçerli. maps uygulamasını açıp bir sokak ya da cadde üzerine parmağımızı basılı tutaraktan drop pin ediyoruz. ufak bi kutu çıkıyor sokak adını yazan onun sol kısmında turuncu bi ikon var. eğer o açık turuncu ise ona bastığınızda otomatik olarak street view moduna geçiyor. yok koyu turuncuysa yok strit viyiv falan devam.