"Bu dünyaya kendi isteğimle gelmedim ben
Şaşkınlıktan başka şeyim artmadı yaşarken
Kendi isteğimle de gidiyor değilim
Niye geldik kaldık niye gidiyoruz bilmeden’’
(bkz: ömer hayyam)
genelde diyalize bağlı hayat dönemimde her gün kafamdan planlama yapardım. ölüm korkusum ve umut ile sabrederek nakil olunca kafamdan atmıştım. nakil oldum ama tam sağlığımı kavusmadim. safra kesisinde taş yüzünden idrar yapamıyorum ve 3.5 yıldır sonta ile yaşıyorum. zaman zaman sıkıntı çıkarıyor. katater borusu çıkıyor ve torba sızdırma yapıyor. delirtiyor. nakil olduğum hastane çaresini bulamadı (özel hastane). yaşadığım sehirde bir özel hastane safra kesesi ameliyatı yapıyor lâkin sigorta karsilamayip para gerekiyor. sonta yüzünden işe giremiyorum. huzur vs yok. çok ezildim. bu gün intiharı ciddi ciddi düşündüm. durumlar değişmezse intihar hayli yüksek. aileme bile layık değilim.
hayatta en çılgın gördüğün, hatta hiç yapamayacağını düşündüğün, hiç cesaret edemediğin şeyleri deneyebilir, korktuğun şeylerin üzerine gidebilirsin. intihar etmekten her halükârda daha avantajlıdır.
intihar sebepleri genelde aşk, ergenlik, para yüzünden olmaktadır. küçük bir kısmının farklı sebepleri bulunur. ilk kısımdaysanız çözüm az önce söylediğimdir.
esas sıkıntı diğer kısım, onların sorunlarının çözümü bulunmamakta.
neyin havası bu neyin cakası? yaşamak zaten en büyük intihar çeşitidir.
kendinizi öldürerek 1 bok yaptığınızı sanmayın, insan ecelinden önce ölmez zaten son noktayıda siz koymayın.
"bir kaç gri bir kaç kara, bağımlı olacaksın ilaçlara kimseye diyemeyeceksin bunları geceye diyeceksin, intihar etmeyi deneme zaten beceremeyeceksin"..
Çok saçma bir eylemdir, hiçbir zaman çare değildir. Ben intihar olayına noktayı mehmet pişkin ile koydum, o adamın hayatını elde etmek isteyen binlerce insan bulabilirim. Adam kültürlü, karizmatik tam anlamıyla özenilecek bir hayata sahip ama dışardan görünen bu, ne yaşadı ne zorluk çekti bilemem ama kendini diğer insanların gözünden görebilseydi eminim kararından dönerdi. Hayatlarımız kötü değil, yorumlarımız kötü bence..
Ölmeyi istemek ile sıklıkla karıştırılan eylemdir. Ölmeyi pek çok kişi isteyebilir. Ancak ortalama yüz bin kişiden 3 ya da 4' ü intihar eder. Kısaca intiharı icraata koymak kolay olmadığı gibi, bütün çıkış yollarının tamamen kapalı olup olmadığına da bakmak icap eder.
Bu tür düşünceler gece akla gelir diyenler ise yanılıyorlar. Gündüzlerin bunalımlarının yansımasıdır aslında. intiharın Geceleri konu edilmesinin sebepleri yarın korkusudur. Yarın işkencesidir. Monoton, kronik mutsuzluğu paylaşma isteğidir. Gece değildir sebep.
genellikle psikolojik zayıflık yaşayan insanların eğilimli olduğu durumdur. intihar kişide bir baş kaldırı ve güç gösterisi -yani ölmekten dahi korkmuyorum ifadesi- olarak algılansa da aslında olan kişinin hayata karşı kaybetmesi ve hayatı yenmek için gerekli olanı veremeyecek kadar zayıf olmasından kaynaklanır.
kısacası box maçında dayak yiyen boksörün maç bitmeden havlu atmasıdır.
Zenon, Stoacılar, Seneka, Montaigne, Hume, intiharı savunur.Yaşamın değeri, kişinin kendi yaşamı hakkında söz sahibi olup olmadığı ve bu girişimin erdemli bir tutum olup olmadığı gibi konu başlıkları altında intiharı değerlendirmişlerdir. Bunlarla birlikte, intihar sorununu felsefenin merkezi bir konusu olarak ele alan düşünür varoluşçu Albert Camus olmuştur. Ona göre "tek felsefi sorun intihardır". Camus'nün sorunu, yaşamın yaşamaya değip değmediği sorunsalı üzerine kuruludur. Ancak Camus bir intihar savunusu yapmaz, bunu felsefi bir sorun olarak irdeler; onun görüşü, insanın kendini öldürmesi mümkün olmasına rağmen yaşamak durumunda oluşuyla ilintilidir