son zamanlarda çok düşünür oldum. nedeni çoğu insana göre basit olsa da; benim için çok önemli bir neden. merak etmeyin size nedeninden bahsetmeyeceğim, çünkü biraz da olsa kendimden bahsetmek istiyorum...
ben; hep farklı olan. kimi zaman dışlanan, kimi zaman dışlayan. fakat ne olursa olsun olağan olamayan ayak uyduramayan ben.
son 7 senedir bir şeye takmış durumdayım. bu taktığım öyle bir şey ki; mutlu olamıyorsunuz. benden çok çok daha kötü durumda olan insanlar da var. ama ben bu sınavı veremeyeceğim galiba. onlar sabredebiliyorlar, önlerinde saygıyla eğiliyorum.
henüz 21 yaşındayım, öyle çok şey de yaşamadım aslında. etrafıma sorsanız, görmüş geçirmiş çok şey yaşamış bir entelim ama aslında bir bok bile değilim. kompleksli bir bok çuvalından başka bir şey değilim.
insan hayal kuramamaya başladığı anda ölümü istiyomuş onu anlıyorum şimdi. izlediğiniz film, gördüğünüz bir reklam hep sizi bir hayale çağırırken bana boş geliyor. son 7 senedir mutlu değilim. içim sızlıyor her seferinde. yalnızlık her hücremi kapsıyor.
oysa ki her şey çok güzel olabilirdi. hayallerimin peşinden gidebilirdim. bir kadına aşık olup onunla vakit geçirebilirdim. saçlarımı kısa kestirip insanlarla konuşabilirdim. ama olmadı ben hep uzun saçlı kaldım. ve uzun saçlı ölüyorum.
her şeyi 3 saat önce hallettim. bilgisayarım da ki tüm pornoları sildim * tüm resimlerimi, tüm rehberimi, tüm konuşmalarımı. her şeyi kısacası. sadece müziklerimi bıraktım. çünkü onlar her yerdeler.
aslında dindar biriyim, zaten dindar olmasam çoktan yapardım bunu. ama acım o kadar büyüdü ki artık dayanamıyorum.
en çok aileme üzülüyorum. benden sonra kahrolucaklar, beni kucaklarına aldıklarında ne hayaller kurmuşlardır. onlar ister miydi böyle olmasını?
tek sevindiğim nokta kendimi öldürdüğümü bilemeyecekler. kader böyleymiş diyecekler...
kimseyle vedalaşmadım, sevgilimle bile; ama o çok üzülmez, zaten en son sadece takılıyoruz işte demişti. vedalaşacağım tek kişi kedim olacak sanırım, şimdi karşımda mışıl mışıl uyuyor.
yarın bayram; beni tanıyanlar için boktan bir gün olacak, şimdiden özür dilerim fakat bu gece yapmazsam çok uzar bu işkence.
son kez şunu yazmak istiyorum;
insan; doğar bilmeden, büyür yavaş yavaş anlayarak, ölür sonrasını bilmeden...
yerel konuşacak olursak amacı ölüm değildir. yoksa delikanlı gibi 10.kattan atlayanlar var.
şaka tabi yapmayın.
ama uyarayım ilacı gömüyorsanız ölüm riskiniz az da olsa bunun mide yıkaması var. o nazalı burundan 1 metre götünüze kadar ağlata ağlata iteliyoruz. birkaç gün de yoğun bakım işkencesi çekiyorsunuz.
narsistçe bir eylemdir*. şöyle ki efendim; varlığı dünyaya çok da bir şey katamamıştır kişinin. kişi de farkındadır bu durumun. son çare olarak intihar ederek varlığını herkesin elinden almaya çalışır rahmetli. yokluğuyla varlık yaratmak da altın vuruş tadında bir eylemdir.
ay kendime kıyacağım demeyin, gerçekten ölümü arzuluyorsanız edin gitsin. hayattan bir şey eksilmez merak etmeyin, sonsuz döngüde varlığınızın bir karşılığı yok. onca kalabalıkta zaten görünmezsiniz. üsten biri de sizi izlemiyor, yanınızda kimse de görmüyor. o yüzden boş tesellilerle günü kurtarmak yerine teselli olmadan tümden kurtulmak daha mantıklı.
bak benim de kafama yattı ha.
ancak yaşama tutkumu canlı tutan şey henüz bir şeylerin bittiğini düşünmememdir.
zaten ben öyle melankolik de değilim, neden intihar başlığına yazdıysam.
yaşam güzeldir, her şeye rağmen güzeldir. ya da hayatta kalmak için bunları tekrarlamamız gerekiyor da olabilir.
o kadarını tam şey yapamamayacağım şimdi.
eğer deneyipte başarılı olamazsanız sizi tanıyan insanlar tarafından ömrünüz boyunca sorunlu-rahatsız gibi yaftalarla yaşamak zorunda kalabileceğiniz eylem.
göt ister yani.
Cepte durması insanı hayata bağlar. Nasıl olsa bir gün intihar edip gidebilirsin bu siktiğimin hayatından. insanın intihar gibi bir şansının olması güzel bir şey aslında. Sürekli intiharı erteleyerek yaşayabilirsiniz.