Yakın zamanda facebook gibi olacak akrabalar doluşmaya başladı çünkü.Ayrıca herkes yaşadığı hayatı kanıtlamaya çalışıyor ve bu bana aşırı samimiyetsiz geliyor. Genelleme yapmayalım tabi kaliteli hesaplar da var.
saçma sapan kullanıcılar daha doğrusu arkadaşlarım yüzünden beni çıldırtmaya başlayan platform. güzel kardeşim ben senin nargile marpuçunu ağzına almanı izlemek zorunda mıyım? veyahut o arabanda sikko müzikler açıp saçma sapan attığın hikayeleri görmek zorunda mıyım? ne anlatmaya çalışıyorsunuz neyin maddeciliği bu aklım almıyor?
bu arada ben neden bu kadar sinirlendim? zorunda değilim unfollow ediyim ağlayın biraz.
Yaptığı her aktiviteyi paylaşan insanlarla dolu bir sosyal platform. Geçen saat 01:00 civarında arkadaşım dışarının fotoğrafını atıp (tabi saat etiketi de koyarak) uyku tutmuyor yazmış ben de merak edip sordum bir sıkıntın mı var diye bana verdiği cevap yok kanka bakkala gitmiştim dışarıdaymışım gibi gözüksün diye attım dedi. insanların geldiği son nokta bu.
kullanıcılarına sövüp sayanları çok acınası buluyorum. kardeşim çok şükür ayaklarınız tutmuyor mu sizin? yürüme yetiniz yok mu? bütün gün bilgisayarda, akıllı telefonda vakit öldüreceğinize çıkın siz de gezin. fotoğraf çekin, instagrama atın. bak çoğu insan bunu evde durmayıp dışarı çıkmak için bir sebep olarak değerlendiriyor, sen de yapabilirsin aynısını. yaşadığın yerde illa ki gezilecek, gidilecek yerler vardır. öyle paraya pula da ihtiyaç yok arayan belasını da mevlasını da demişler. neymiş efendim, insanlar buna mutlu olduğunu kanıtlamaya uğraşıyormuş! bayılıyorum bu leş egoya. insanların senin onları dikizleyip sonra bir köşede ağlayıp böyle enteresan çıkarımlarda bulunduğundan haberi bile yok. onlar dışarı çıkmakla meşgul. ama öyle ama böyle hayata bir yerinden yapışmakla meşgul. dene bak. kapıyı aç, dışarı çık. yapabilirsin.
“insan sosyal bir varlıktır” tanımı bu değil, olmamalı. Hissettiklerimizin gerçek hayatta karşılık bulması, birkaç bin pikselin mükemmel şekilde bir araya gelişine bağlı artık.
Her ne kadar modern teknolojik hayatın getirilerine adapte olmaya çalıştıysam da bunu tam olarak başaramıyorum. içimde bastıramadığım ve artık tanımlamakta zorlandığım onlarca his-düşünce var ve hiçbirine bu medyatik saçmalıklar dehlizinde bir karşılık bulamıyorum.
fotoğraf günlüğü. bu şekilde baksanız, milletin gezmesine tozmasına, giyimine kuşamına, kiminle nerede ne yaptığına deli gibi kafa yormasanız sıkıntınız kalmayacak da yapamıyorsunuz işte. hem herkesi gece gündüz gözetleyeyim hem de arkalarından verip veriştireyim. yazık.
bir tiyatronun sahnesi herkesin instagramı, ışıltılı , heyecan verici, herkes bohem , herkes mutlu , evli olanlar iyi evlendim diye dua ediyorlar , kocalarına yada karılarına aşk yağdırıyorlar, sırf herkes görsün diye mutluluk komedyası oynuyorlar...
ama gerçek aynı tiyatro sahnesinin arkası gibi, bizans oyunları, kaso, göz yaşı , mutsuzluk, gerginlik,
görünenin tam aksi bir karanlık, kir koku pas...