insanlar artık bu uygulama için yaşar vaziyette. özellikle tatil bölgelerinde millet elinden telefon düşürmüyor. varsa yoksa instagram'a koymalık güzel fotoğraf çekilmek. azalarak bitin arkadaş.
“hem dünyayı geziyor hem para kazanıyor“ akımına katılan bikiniyle poz vermekten başka bir özelliği olmayan orospuların para kazanma kısmını gerçekleştirdikleri *, aptal ve boş takipçilerini hem kendilerine hayran bıraktığı, hem kıskançlıktan çatlattığı, hem de onların sırtlarından para ve şöhret kazandığı mal platformu.
bir tiyatronun sahnesi herkesin instagramı, ışıltılı , heyecan verici, herkes bohem , herkes mutlu , evli olanlar iyi evlendim diye dua ediyorlar , kocalarına yada karılarına aşk yağdırıyorlar, sırf herkes görsün diye mutluluk komedyası oynuyorlar...
ama gerçek aynı tiyatro sahnesinin arkası gibi, bizans oyunları, kaso, göz yaşı , mutsuzluk, gerginlik,
görünenin tam aksi bir karanlık, kir koku pas...
fotoğraf günlüğü. bu şekilde baksanız, milletin gezmesine tozmasına, giyimine kuşamına, kiminle nerede ne yaptığına deli gibi kafa yormasanız sıkıntınız kalmayacak da yapamıyorsunuz işte. hem herkesi gece gündüz gözetleyeyim hem de arkalarından verip veriştireyim. yazık.
“insan sosyal bir varlıktır” tanımı bu değil, olmamalı. Hissettiklerimizin gerçek hayatta karşılık bulması, birkaç bin pikselin mükemmel şekilde bir araya gelişine bağlı artık.
Her ne kadar modern teknolojik hayatın getirilerine adapte olmaya çalıştıysam da bunu tam olarak başaramıyorum. içimde bastıramadığım ve artık tanımlamakta zorlandığım onlarca his-düşünce var ve hiçbirine bu medyatik saçmalıklar dehlizinde bir karşılık bulamıyorum.