hayır iyiydi yani.. o naylon salak külotlu çoraplarla mutluyduk. casper filan izliyorduk. Ecevit'in konuşmasını dinlerdik. sonra nolduysa o çoraplar olmaz oldu. sevimsiz insanoğlu evladı büyümeye başladı. şu zavallı topraklarda yaşayacağı hayata adım adım zalimce ilerledi. önce okullarla savaştı. sonra sınavlarla sonra mülakatlarla.. sonra faturalarla merhaba diyorsun hayata. kaçak elektrik bedelini takip ediyorsun mesela. sonra bir gün market broşürlerinden deterjan kovalarken buluyorsun kendini. ''5.kg ariel bilmem ne markette 8 ekimde indirimde!!'' hemen alarm kuruyorsun o güne. (8 ekim deterjan unutma) bu ay almayı planladığın ceketi almıyor başka bir eksiği kapatıp aman napalım diyiveriyorsun.. özetle büyümek sıkıcı, bu ülkede büyümek daha sıkıcı. son beş yılıma baktığımda ciddi bir maddi manevi sıkıntı çekmemişken bile mutsuz ve beth buldum kendimi. büyüme kadın büyüme adam.. hep çocuk kal lan.
Koltukta otururken ayaklarımın yere değmeye başladığı zamandır, çocukken bakardım abi, abla, anne,baba herkesin koltuktayken ayağı yere değerdi, ben de kendi kendime hayıflanırdım neden değmiyor diye. sonra anladım o ayaklar o yere degmemeliymis, keşke hic değmeseymiş.
bayram da dedemlere gitmediğimiz zaman hep hissederim ama bu bayram hayatımda geçirdiğim en kötü bayramdı. sebep eksiklik ! annemin telefonu çaldığında " hala evde misiniz? " diyen birilerinin olmamasıydı hatta bu bayram annemin telefonu hiç çalmadı.
Dayım beni her aradiginda ya da birlikte olduğumuz anlar sanki arkadasiymisim gibi davranirdi ta ki telefonla arayıp hayat dersleri vermeyi başlayana dek ve hep mesafeliydi o zaman anladım buyümenin ne olduğunu.
az hüzünlü, daha da az, güçlü hissedilen bi andır. geçenlerde arkadaşlarla konuşurken fark ettik ki '' magnum '' alabiliyormuşuz, '' magnum '' almak bizim için ulaşılamaz bir şey değilmiş çünkü o kadar da pahalı değilmiş. o an büyüdüğümüzü iyice hissettik. kışın bile dondurma yiyebilirim, istersem lunaparka gidebilirim, pringles bile alabilirim.
Sorumluluğun hat safhaya vurduğu andır. Ne meslek sahibi olunca, ne evlenince bu duyguyu yaşamamıştım. Ne zaman ki içimde bir başka kalp daha atmaya başladı işte o zaman ben büyüdüğümü anladım.