Kötülük ve iyilikleri ayırt edebilmesi ilk evredir ikinci evre ise elinde kötülüğü ve iyiliği yapabilecek güç varken iyiliği seçmesidir insanın büyüdüğü an.
Pazar akşamları değil de, haftanın herhangi bir gününde banyo yapmak artık sizin bileceğiniz iş olmuştur.
banyo yapmaya değil duş almaya girdiğiniz anlardır.
P.s. başlığı onlarca kez okudum gözlerimin sağlam olduğunu gördüm. Çünkü son okuyuşumda da ısrarla "büyüdüğün anlaşıldığı anlar" diyor. Peki ya "büyüdüğünün anlaşıldığı anlar" ne oluyor? Kavram karmaşasının babası olmalı bu.
Kişinin Uzak ya da yakın Çevresinde gelişen tüm olayların muhattabı olduğunu fark ettiği an. Ana haberler, siyasi ya da dini ideolojiler, gelişen sosyal ilişkilerin hepsi artık kişiye bir şey ifade eder, dolayısıyla onu konunun muhattabı kılar. Bu durumda da kişi sürekli bir tepki zinciri oluşturmak zorunda kalır. En basitinden bir düşünceyi bilinçli olarak boş vermek bile bir tepkidir. işte küçüklükte pek öyle olmuyor, zaten farkında değilsin senin için olmayan bir şeye neyin tepkisini vereceksin.
Küçükken "sen küçüksün karışma" denilen tüm meseleler için de şu an beynim aynısını yapabilse keşke. "sen dur karışma" dese de Duyarlılığım körelse. işte o zaman uyuyayım diye açtığım şarkının sesini duyabilirim belki.