her şey bu kadar pahalıyken maaşlar hala bu kadar az olunca doğal olarak korkuyor insan. herkesin aileden gelen bir zenginliği yok sonuçta. bir de en az 3 çocuk diyorlar. şaka gibi. birileri herkesin indirgandi hayatlar yaşadığını falan zannediyor heralde.
2 asgari ücretle geçinmeye çalışmak bunların en başında geliyor.
bugün normal bir evin fatura toplamı yazın 600 tl, kışın 1000 tl civarındayken, kiralar 1000 tl den, a 101 ve bim gibi gerzek oluşumlardan bile 1 torbası 100 tl ile çıkabiliyorken başına dert almak için mi evlenecek insanlar?
fiore darancio adlı yazarın da dediği gibi en büyük etken güvensizlikten kaynaklanıyor. bir de ben anlamıyorum. 30 yaşından sonra evde kaldın yaftası var ya. insanlar bunu kafaya takıyor da evleniyor bence. evlenmek için evlenmeyin kardeşim. neden evlenmiyorsun sorusunu genelde evli olan soruyor bekar kişiye. ben yandım sen ne zaman yanacaksın diyor olabilir belkide. böyle dediğime bakmayın, bence doğru kişiyle evlilik güzel bir şeydir.
güvensizlik, seksizlik, özgürlük filan bunlar hep hikaye. en büyük neden ekonomi. istediğin kadar güven duy, istediğin kadar seviş, istediğin kadar özgür ol ama para yoksa bu devirde hepsi yalan olur. aşkta biter, sevgide biter, seks yapasında gelmez. yani kısacası para tek neden bence.
neden korkmayalım bugün bir evlilik yapsan en az ama en 100.000 tl yi gözden çıkartıcaksın ek masrafları katmıyorum bile spotçudan eşya alsan bu sefer kızın anası babası caz yapacak çikolata çiçek yaptırıp kız istemeye gidiyorsun adam çıkıyor ben metalciye kız vermem siktirin gidin evimden.
herşey masraf herşey maliyet ben kübaya gidiyorum. giderken walkman götürücem böyle celia cruz - quimbara
joan baez - here's to you nicola and bart gibi eski komünist şarkıları önerin
insan kendinden bile sıkılıyorken sürekli yanında biten biriyle yaşıyorsun tam gece oluyor oh kurtuldum yatacam diyorsun soluna dönüyorsun orda seninle yatıyor.
facebook yaygınlaşmaya başladıktan sonra çoğu arkadaşım eşini orada fingirderken yakaladı. Erkekler ya yeni biriyle tanıştı ya da eski aşkları ile konuşmaya başladı. Kadınlar ise hayatlarının ne kadar mükemmel olduğunu göstermek için zaman harcamaya başladı. Türkiye'de evlilik denilen bu kurum en büyük darbeyi o zamanlar almaya başladı. Zamanla farklı uygulamalar ile devam etti insanlar yaşamaya. Artık yanında olan için değil, seni izleyen için yaşamaya başladın.
Kendi adıma en unutamadığım anlardan biri şu. Hiçbir sosyal medya hesabım yoktu o zamanlar ki oyunlar hariç hâlâ yok. Evlenmeyi düşündüğüm ve planladığım eski erkek arkadaşım bir kadının hesabını incelemiş, ailesi ile olan fotoğrafları varmış. Oradan o kadının ailesine bağlı bir kadın olduğu izlenime kapılmış. Artık nasıl heyecanlandıysa ya da artık benim bunun altında bir şey aramayacağımı mı düşündü bilemiyorum ama uzun uzun başka birini anlattı bana.
Başka bir kadının hayatı benim hayatımdan daha cazip geldi. Çünkü aile üyeleri ile fotoğrafı vardı. Ben başkaları için cazip durumdayım çünkü sosyal medya hesabım yok. Ancak yine elde edildiğim an erkek arkadaşım başka kadınları merak etmeye mutlaka başlayacak.
insanlar bu sebeple evlenmiyor aslında. 2000 başlarında yaşasaydık evlenmeyi düşünecektik çünkü ne kimseye kendimizi begendirme amacımız vardı ne de başkalarını istediğimiz gibi beğenebiliyorduk.
Sosyal medya uygulamaları için her zaman aynı şeyi savunacağım. Nasıl bir erkek beni sokakta gördüğü an tıklayamıyorsa, akın akın gelip beğenileri dile getiremiyorlarsa ve bu elbette anormal karşılanıyorsa, sosyal medya onlara yine benimle istediği an iletişim kurma hakkını veremez. Bir yerde fotoğrafım olması nasıl başka bir adamın rahatca bana mesaj atma hakkı verebilir?
buradan bakınca durumun ne kadar anormal olduğunu görebiliyor musunuz bilmiyorum ama sosyal iletişim denilen şey bu değil, olmamalı. Bu kolaycılık ilerleyen zamanlarda bireyi daha geniş ve olabildiğine kötü anlamda etkileyecek. Şu an olanlar aslında hiçbir şey. Son zamanlarda sosyal medyadan, beğenilme arzusundan ya da begendirme arzusundan uzak kalıp şöyle kaliteli bir iletişim kurup aşk yaşayabilen var mı? Çoğu zamanını sevdiği insana ayıran var mı? Muhtemel yok.
iste benim evlilikten korkma nedenim bu. Sevdiğim adamın benden sıkıldığı an başka kadınlar ile hangi şehir olduğu önemsiz, tanışmak isteyeceğini biliyorum. Birini seviyorum en az 5 farklı sosyal medya hesabı var. Bu adam ilişki rutine binince o hesapları aktif kullanmaya başlayacak.
Haliyle güvenmiyorum. Güvenen nasıl güveniyor onu hiç anlamıyorum.
adam boşanıyor.
karısına nafaka bağlanıyor.
karısı başkasıyla evleniyor.
karısı adama nafaka arttırma davası açıyor.
mahkemede karısı+karısının yeni kocası+karısının babası adamın babasını dövüp öldürüyor. https://www.mynet.com/70-...ek-olduruldu-110106556444
evliliğin beraberinde getireceği büyük sorumluluk ya da geçinemezsek kaygısı hem maddi hem manevi anlamda. sırf evlendikten sonra özgür hayatından eser kalmayacağı korkusu bile olabilir. her şey olabilir.
Düzgün ve mutlu evlilik var mı?
Arada güven yok, sadakat yok, özveri yok... Yalan var, ikiyüzlülük var, aldatma var, aile kayırma var...
Durduk yere niye yabancı bir adama "al bana huzur, mutluluk çok geldi sen ve ailen tepe tepe kullanın hayatımı berbat edin. Çocuklar da başıma kalsın." diyeyim.
Hiç akıl karı gelmiyor arkadaşlar, ama düşünmüyor da değilim. Sevmek, merhametli ve iyi bir adama denk gelmek yeterli bir sebep olabilir mi? Düşünmüyor değilim.
Benim korkum yok açıkçası.
Düzenimi sağladıktan sonra gelirim-giderim ayları kurtarıncaya kadar çalışır hallederim.
Başkasının yapabildiklerini görüp bok atanlar olmasa iyi bişey aslında.